11 Haziran 2011 Cumartesi

Yalçın Küçük: Öldürülmeden Öcalan dinlenmeli

İkinci Ergenekon Davası’nın 23’ü tutuklu 117 sanığın yargılandığı 126. duruşması başladı. İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada sanık Yalçın Küçük şöyle konuştu:

11 Haziran 2011
Küçük: Öldürülmeden Öcalan dinlenmeli
Yalçın Küçük
SERPİL KIRKESER İstanbul DHA
“Yargılandığım dava ceza davası değil, drama dersidir. Mahkeme bizi biraz geri zekâlı kabul ederek her soruyu 20 defa soruyor.  Biz kimin tutuklanacağını, ne yapılacağını mahkemeye gelmeden Fetullah Gülen’e ait bir televizyondan ve gazeteden öğreniyoruz. Savcı Zekeriya Öz’e ‘Beni tutuklayacaksın ama seni de görevden alacaklar’ dedim.”

Küçük, şöyle devam etti: “Bazı gazete ve televizyon yayınlarına göre, PKK ‘iyi ve kötü’ diye ikiye bölünmüştür ve artık Öcalan iyi PKK’dır, hükümet yanındadır. Şimdi Kandil kötü PKK’dır. Silivri’den yönetiliyorlar. Üstelik iyi PKK olan Öcalan’ı da öldürmek istiyorlar. İmralı’daki mahkûmun öldürülme ihtimali göz önüne alınarak, Abdullah ÖCALAN’ın dinlenilmesini istiyorum.”
Küçük, Öcalan ile Bekaa’da yaptığı görüşmenin tespitini istedi. Küçük, “Öcalan’la olan fotoğrafın arkasında bulunan diğer kişi Haluk Yurtsever. Öcalan’ın buraya getirilmesi zahmetli olur ama, Yurtsever’in buraya getirilmesini istiyorum” dedi. 
kaynak.milliyet.com.

18 YAŞINDA KÜÇÜK ADAM

Küçük adam ilk birasında kadın istedi

Filipinli Junrey Balawing geçtiğimiz hafta 18 yaşına basınca dünyanın en kısa adamı olarak Guinness Rekorlar kitabına girmeye hak kazandı

11 Haziran 2011
Küçük adam ilk birasında kadın istedi
Sadece 55 santimetre olan Balawing reşit oluşunu bira içerek kutladı. Balawing, “Küçüğüm ama şimdi gerçek bir adam oldum. Hayatımda ilk defa bira denedim. Şimdi de güzel bir karım olsun istiyorum. Ama benden uzun olacağına eminim” dedi. Tıp tarafından tanı koyulamayan Balawing’in küçük kardeşi bile ondan uzun.

Türkiye'nin nüfusu 2019 da 100 milyon olmayacak

Türkiye'nin nüfusu 100 milyon olmayacak

Türkiye nüfusunun, nüfus artış hızı, kaba doğum hızı ve ölen kişi sayısındaki seyir dikkate alındığında 100 milyona ulaşması pek mümkün görünmüyor. Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) projeksiyonuna göre, 2011 yılı itibariyle binde 12,8 olarak hesaplanan nüfusa artış hızı, 2019'a gelindiğinde ilk kez binde 10'un altına düşecek. 2019'da Türkiye nüfusu binde 9,9'luk artış hızıyla 80 milyon 983 bin kişiye ulaşacak.

11 Haziran 2011
Nüfus artış hızı 2025 yılına gelindiğinde binde 7,7'ye gerileyecek. Bu tarihte Türkiye nüfusu 85 milyon 407 bin olacak.
Tuik'in 2011-2025 nüfus artış hızı projeksiyonlarını baz alarak geleceğe yönelik yapılan tahminlere göre, nüfus artış hızı 2033 yılına gelindiğinde binde 4,8'e, 2046 yılına gelindiğinde de binde 0,1'e gerileyecek ve 2046'ta Türkiye nüfusu 92 milyon 276 bin kişi olacak. Benzer eğilim devam ederse, 2046'dan sonra ise nüfus artış hızı sıfırın altına düşecek ve nüfus azalmaya başlayacak.
Nüfus artış hızı 2055'te binde eksi 3,2'ye, 2060 yılında ise binde eksi 5'e gerileyecek. 2060 yılında Türkiye nüfusu neredeyse 30 yıl önceki seviyesine dönecek ve 88 milyon 870 bin kişi olacak. KADIN BAŞINA ÇOCUK SAYISI TÜİK rakamlarına göre, 1990 yılında 2,93 olan toplam doğurganlık hızı (kadın başına çocuk sayısı) giderek azalıyor. Söz konusu rakam 1998'de 2,46'ya, 2000'de 2,38'e, 2010'da 2,11'e indi. Kadın başına çocuk sayısı, bu yıl ilk kez, nüfusun kendini yenilemesi için gerekli olan 2,1 çocuk sayısının altına ineceği ve 2,09 çocuk olacağı tahmin ediliyor. Uzmanlara göre, bu önemli bir eşik değer. Kadın başına çocuk sayısının 2,1'in altına inmesi, nüfusun belli bir zaman sonra (30-40 yıl) durağanlaşmaya, ardından azalmaya başlaması anlamına geliyor. TÜİK tahminlere göre, bu rakam 2022'de 2'ye, 2025'de ise 1,97'ye düşecek. KABA DOĞUM HIZI AZALIYOR, ÖLÜMLER ARTIYOR Nüfusun gelecekte ne kadar olacağına dair önemli hesaplama kriterlerden biri olan kaba doğum hızı da giderek azalıyor. 1990 yılında binde 24,1 olan kaba doğum hızı, 2001 yılında binde 20'ye, 2011 yılında ise binde 17,3'e geriledi. TÜİK tahminlerine göre söz konusu rakam, 2018'de binde 15,8'e, 2023 yılında binde 14,8'e ve 2025 yılında da binde 14,4'e düşecek. Kaba doğum hızındaki bu seyir 35 yılda neredeyse binde 10 puanlık bir azalışa tekabül edecek. Ölen kişi sayısı da her yıl artıyor. 1990 yılında 392 bin kişi olan ölüm sayısı, 2010 yılında 459 bine çıktı. Ölen kişi sayısının 2016 yılında 500 binin, 2025 yılında da 600 binin üzerine çıkacağı tahmin ediliyor.
kaynak.milliyet.com

OY KULLANIRKEN BUNLARA DİKKAT EDİN

Oy kullanırken bunlara dikkat!

Yarın yapılacak seçimlerde oy kullanabilmek için alınacak önlemler ve liderlerin oy adresleri...



12 Haziran Pazar günü Türkiye genelinde gerçekleştirelecek milletvekili seçimlerinde, 50 milyon 189 bin 930 seçmen 199 bin 207 sandıkta oy kullanacak.
NEREDE OY KULLANACAKSINIZ?
Özellikle PKK ve KCK’nın Doğu’da gerilim artırması üzerine bu noktalarda ekstra güvenlik önlemleri devreye sokuldu. Seçmenlerin oy kullanabilmeleri için ve güvenli bir seçim dizi kuralı yerine getirmesi gerekiyor:

VATANDAŞLIK NUMARASI OLMALI
Seçmenler, bağlı bulundukları oy sandıklarına, adrese dayalı sistem ile kayıtlı bulundukları adreslere gönderilen seçmen bilgi kağıdı ile gidecek. Seçmen bilgi kağıdı gelmemiş ya da kaybolmuş vatandaşlar da kimlik numarası bulunan nüfus kağıdı, resmi daireler veya iktisadi devlet teşekküllerince verilen soğuk damgalı kimlik kartı, pasaport, ehliyet, evlenme cüzdanı ile gidip oy verme işlemini gerçekleştirebilecekler. Bu belgelerden birini sandık görevlilerine gösteremeyen seçmen ise, oy kullanamayacak. Üzeri çizik zarf geçersiz sayılacak Seçmen oyunun geçersiz sayılmaması için oy kullanmadan önce son bir kontrolü kendi yapacak. Üzerinde herhangi bir çizik ya da özel anlam taşıyan işaret bulunan ya da yırtık olan oy pusulası ve zarfı ile kullanılan oy geçersiz sayılacak.

EVET MÜHRÜNÜ DIŞA KATLAYIN
Oy vereceğiniz partiye ait alana veya bağımsızın adının bulunduğu bölüme “evet” mührünü basın. Pusulaya başkaca herhangi bir işaret koymayın. Pusulayı, mürekkebin bulaşmasını önlemek için dışa doğru katlayın ve zarfa koyun.
Oyunuzun bulunduğu zarfı, şeffaf sandığa atın. Oy kullandığınıza ilişkin imzanızı atmayı unutmayın.

OY KABİNİNDE CEP TELEFONU YASAK
Oy pusulası, zarf ve mührünü “sorunsuz olarak” alan seçmen, oy kullanma bölümüne cep telefonu ve fotoğraf makinesi sokamayacak. Cep telefonu ile kabine girmeye çalışana para cezası kesilecek.

SANDIK ÜYELERİ POLİSTEN YARDIM İSTEYEBİLECEK
Milletvekilleriİ, milletvekili kimliği ve seçmen bilgi kağıdını, milletvekili adayları ise her hangi bir İl Seçim Kurulu Başkanınca milletvekili adayı olduklarına dair verilmiş seçmen bilgi kağıdını göstererek kayıtlı oldukları seçim çevresi dışında da oylarını kullanabilecek.

SEÇMENE MÜDAHALEYE 5 YIL CEZA VERİLECEK
Seçim güvenliği de geçmiş seçimlere göre daha farklı uygulanacak. Önceki seçimlerde, seçim güvenliğini tehdit edenlere karşı müdahale eden güvenlik güçleri 100 metre uzaklıkta bulunurken, 2011 Genel Seçimleri’nde güvenlik güçleri sandığa yaklaşma mesafesi 20 metre olacak. Daha önceki seçimlerde sandık başına polis çağırma yetkisi sandık başkanlarında bulunurken, 2011 Genel Seçimleri’nde diğer sandık üyeleri de güvenlik güçlerinin müdahalesini isteyebilecek. Ayrıca seçmen iradesine müdahalede bulunanlar hakkında da 3 ile 5 yıl arasında ceza istemiyle dava açılacak.

PARTİ TEMSİLCİLERİ YSK'DA GÖREV YAPACAK
Geçmiş seçimlerde sandıklarda ve il seçim kurullarında görev yapan siyasi parti temsilcileri bu yıl YSK’da da görev yapabilecek.

LİDERLERİN OY ADRESLERİ
12 Haziran Pazar günü siyasi parti liderlerinin nerede oy kullanacağı belli oldu. Star'da yer alan habere göre, 12 Haziran sabahı Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Işık Koşaner ile Kuvvet Komutanları Çankaya İlköğretim Okulu’nda sandık başına gidecek. Başbakan Erdoğan, seçim bölgesi olan İstanbul’da Üsküdar Burhaniye İlköğretim Okulu’nda oyunu kullanacak. CHP Lideri Kılıçdaroğlu ile MHP Genel Başkanı Bahçeli Başkent’te oy kullanacak. HAS Parti lideri Numan Kurtulmuş da oyunu İstanbul’da kullanacak.
kaynak.milliyet.com 

DÜNYACA ÜNLÜ PROFESÖR HAKKINDA TECAVÜZ SUÇLAMASI

Bana evin her odasında tecavüz etti

İzmir
İzmir'de tecavüz suçundan verilen 6 yıl 9 ay hapis cezası Yargıtay tarafından onanınca ortadan kaybolan Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüseyin Yavuz Astarcıoğlu, 562 gündür aranıyor.

İzmir'de yaptığı karaciğer nakilleriyle adını dünya çapında duyuran Prof. Dr. Astarcıoğlu, tecavüz suçundan verilen 6 yıl 9 ay hapis cezasının onanmasının ardından rapor alıp ortadan kaybolmuştu. Savcılık tarafından hakkında yakalama emri çıkarılan Astarcıoğlu, polis ve jandarma tarafından her yerde aranmasına rağmen bir türlü bulunamadı.

562 gündür kaçmayı başaran Prof. Dr. Hüseyin Yavuz Astarcıoğlu'nun yurt dışında olma ihtimali nedeniyle Interpol polisi devreye sokuldu. Yapılan istihbarat çalışmalarının ardından ünlü profesörün Fransa'ya kaçma ihtimalinin yüksek olduğu ve Interpol'ün bu ülkede arama çalışmaları başlattığı öğrenildi.

"EVİN HER ODASINDA BANA TECAVÜZ ETTİ"
İzmir 4'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'nde 2005 yılında açılan davanın mağduru G.A.Y., "Prof. Astarcıoğlu ile 1997-1998 yıllarında asistan doktor olarak görev yaparken tanıştım. 2000 yılında okuldan mezun olup onunla aynı hastanede çalışmaya başladım. O günlerde nişanlımdan ayrılmıştım ve Astarcıoğlu ile aramızda duygusal yakınlaşma oldu. Aramızdaki bu duygusal ilişki 3- 4 ay sürdü.

Olay günü akşamı Astarcıoğlu beni evine çay içmeye çağırdı. Evine saat 23.00 gibi gittiğimde kendisi alkol alıyordu. Beraber çay içtik. Gece yarısı benimle oral ilişkiye girmek istedi. Kabul etmeyince bana vurdu. Kendime gelmek için banyoya gittiğimde bana yeniden saldırdı ve zorla tecavüz etti. Ben kaçmak isteyince bu kez beni yatak odasına götürüp orada yeniden tecavüzde bulundu. Yeniden kaçmak istediğimde de bu sefer koridorda tecavüz etti. Sonra bunları anlatmamam için beni tehdit etti. Sonra olayı anlattığım yakın bir arkadaşımın desteğiyle şikayetçi oldum" şeklinde ifade vermişti.

SUÇLAMAYI REDDETMİŞTİ
İzmir 9 Eylül Tıp Fakültesi Hastanesi'nde Genel Cerrahi Bölümü'nde öğretim üyesi olarak görev yapan ve karaciğer nakil grubunda yer alan Prof. Dr. Hüseyin Yavuz Astarcıoğlu ile aynı bölümde çalışan doktor G.A.Y. arasındaki ilişki, 2005 yılında davalık olmuştu. Karakola giderek Prof. Dr. Astarcoğlu'ndan şikayetçi olan uzman dr. G.A.Y., Astarcıoğlu'nun kendisine birkaç kez tecavüz ettiğini, evinde zorla alıkoyduğunu ve dövdüğünü iddia etmişti. Adli Tıp Kurumu'ndan darp ve tecavüzle ilgili rapor alan G.A.Y.'nin şikayeti üzerine savcılığa ifade veren Prof. Dr. Hüseyin Astarcıoğlu, G.A.Y. ile aralarında duygusal ilişki olduğunu söyleyip suçlamaları kabul etmemişti. Şikayet üzerine soruşturma başlatan cumhuriyet savcısı, Hüseyin Astarcıoğlu hakkında "zorla cinsel ilişkiye girmek ve alıkoymak" suçlarından dava açmıştı.

"KENDİ İSTEĞİYLE BİRLİKTE OLDUK"
Tutuksuz yargılanan ve 15 yıl hapis cezası istenen Prof. Dr. Hüseyin Yavuz Astarcıoğlu, dava sürecince tecavüz iddialarını kabul etmedi. Prof. Dr. Astarcıoğlu, G.A.Y. ile aralarında duygusal ilişki olduğunu, olay günü isteyerek ve kendi rızasıyla birlikte olduklarını vurgulayarak, "Kendisi benimle evlenmek istiyordu. Ben ise buna yanaşmadım. Birlikte olduktan sonra aramızdaki ilişkinin devam edip etmeyeceğini sordu. Ben de etmeyeceğini söyleyince sinirlendi. Kendisine bu seveble tokat attım. Ancak iddia edildiği gibi kendisine zorla sahip olmuş değilim" iddialarında bulundu.

Duruşmaların sonunda mahkeme heyeti, Prof. Dr. Hüseyin Yavuz Astarcıoğlu'nu "zorla cinsel ilişkiye girme" suçundan 6 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırırken, zanlının "alıkoyma" suçundan ise beraatine karar verdi. Dr. G.A.Y'nin avukatları kararı temyiz etti. Yargıtay 5'inci Ceza Dairesi, "zorla ilişkiye girme" suçundan verilen 6 yıl 9 ay hapis cezasını onadı. Astarcıoğlu, cezanın onandığı günden sonra rapor alarak ortadan kayboldu. Polis ve jandarma şimdi her yerde Astarcıoğlu'nu arıyor. Fransa'da olma ihtimali üzerinde duran polis Interpol desteği istedi. Ünlü profesör yakalandığı yerde tutuklanıp cezaevine gönderilecek.
kaynak.mynet.coım

En Çok Okunan Haberler

Google Arama