5 Ocak 2012 Perşembe

İlker Başbuğ tutuklandı

İlker Başbuğ tutuklandı


İlker Başbuğ tutuklandı

Savcılık sorgusunun ardından tutuklanma talebiyle mahkemeye sevk edilen eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine götürüldü.


Eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İlker Başbuğ, Genelkurmay tarafından kurulduğu öne sürülen internet sitelerine ilişkin İnternet Andıcı davası kapsamında “şüpheli” sıfatıyla 7 saat ifade verdikten sonra tutuklama istemiyle mahkemeye sevk edildi. Başbuğ “Hükümeti yıkmaya teşebbüs” ve “terör örgütü yöneticisi olma” iddiasıyla tutuklandı.



BEŞİKTAŞ’taki İstanbul Adliyesi, dün ilk kez “şüpheli” olarak bir genelkurmay başkanına sorgu mekânı oldu. Eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İlker Başbuğ hakkında 13’üncü Ağır Ceza Mahkemesi suç duyurusunda bulunmuştu.

Genelkurmay tarafından kurulduğu öne sürülen internet sitelerine ilişkin davada emekli Orgeneral İlker Başbuğ ‘şüpheli’ olarak özel yetkili İstanbul Cuhuriyet Başsavcı Vekilliği’nce hakkında başlatılan soruşturmada ifadeye çağırılmıştı. İstanbul Adliyesi’ndeki hareketlilik sabahın erken saatlerinde başladı. Yerli ve yabancı basın mensupları sabah saat 07.00’den itibaren adliye önünde beklemeye başladı.

Yoğun güvenlik önlemi
Başbuğ’un adliye gelmesine 1 saat kala Merkez Komutanlığı’nda görevli bir albay adliyeye gelerek polislerle güvenlik önlemlerini görüştü. Adliye bahçesinde bir ambulans da hazır bekletildi.

Sorulara tebessüm
Emekli Orgeneral Başbuğ, saat 13.30’da avukatı İlkay Sezer ve korumaları ile adliyeye geldi. Başbuğ, çok sayıda basın mensubunun kendisine mikrofon uzatarak, “Sayın Başbuğ bir açıklamanız olacak mı efendim?” diye sorması üzerine, tebessüm ederek adliyeye girdi. Başbuğ’u Merkez Komutanlığı’ndan bir albay karşıladı ve savcılığa kadar eşlik etti.

İlker Başbuğ, 7 saat “şüpheli” sıfatıyla Savcı Cihan Kansız’a ifade verdi. Başbuğ, sorgusu sonrası TCK’nın 314/1. maddesine göre “Terör örgütü yöneticisi olmak” ile 312/1. maddesi gereğince de “Cebir ve şiddet kullanarak hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüs” suçlamasıyla tutuklanması istemiyle Nöbetçi 12’nci Ağır Ceza Mahkemesi’ne sevk edildi.

G.Kurmay başkanı ilk kez
Cumhuriyet Başsavcı Vekili Fikret Seçen, Başbuğ’un sorgusunun tamamlanmasının ardından Savcı Cihan Kansız ile saat 20.30’da adliyeden ayrıldı. Mahkeme, saat 00.30 sıralarında eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İlker Başbuğ’un tutuklanmasına karar verdi. Böylece ilk kez eski bir genelkurmay başkanı bir terör davasında sivil mahkeme tarafından tutuklanmış oldu.

Bir subayın ihbarıyla başladı
 ALTINDA Albay Dursun Çiçek’in ıslak imzasının bulunduğu öne sürülen ‘İrtica ile Mücadele Eylem Planı’ belgesinin orijinalini yollayan meçhul subayın gönderdiği ikinci ihbar mektubu ile 2009’da başlatılan soruşturmada, Başbuğ’un ismi sık sık gündeme gelmişti. Ergenekon Savcısı Zekeriya Öz’ün başlattığı ve Öz’ün İstanbul Cumhuriyet Başsavcı Vekilliği’ne atanmasının ardından yerine görevlendirilen özel yetkili Cumhuriyet Savcısı Cihan Kansız’ın tamamladığı soruşturmaya ilişkin iddianamede, Tümgeneral Hıfzı Çubuklu, emekli Orgeneral Hasan Iğsız’ın da arasında bulunduğu 22 kişi Ergenekon yöneticisi veya üyesi olmakla suçlanmıştı. Soruşturma aşamasında hakkında hiçbir işlem yapılamayan Başbuğ için iddianamede de herhangi bir değerlendirme yapılmamıştı.

Yargılamanın başlamasının ardından ifade veren sanıklar, İnternet Andıcı’nın, dönemin Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İlker Başbuğ tarafından da onaylandığını söylemiş, belgelerdeki komutana arz cümlesine dikkat çekmişti. İnternet Andıcı ile birleştirilen İrtica ile Mücadele Eylem Planı davasının sanıklarından Albay Dursun Çiçek ise İnternet Andıcı iddianamesinde yer alan ifadesinde, andıç için emekli Orgeneral Hasan Iğsız’dan onay alındığını, ancak eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İlker Başbuğ’a arz edilmediğini söylemişti.

Çubuklu kabul etti
Sanıklardan Yüzbaşı Murat Uslukılıç, savcılık ifadesinde andıcın dönemin Genelkurmay 2’nci Başkanı Hasan Iğsız’a sunulduğunu, Iğsız’ın da ‘Komutana arz’ notu yazdığını ifade etmişti. Davanın sanıklarından Tümgeneral Hıfzı Çubuklu da savcılık ifadesinde, andıcın doğru olduğunu kabul ederek parafın kendisine ait olduğunu, parafın yanındaki tarihin 16 Şubat 2009’u gösterdiğini, bu belgenin 1 Nisan 2009’da da İkinci Başkan parafıyla Genelkurmay Başkanı’na arz olunduğunu söylemişti. Davanın görüldüğü İstanbul 13’üncü Ağır Ceza Mahkemesi ise Başbuğ hakkındaki iddiaların araştırılması için 30 Aralık 2011’de savcılığa suç duyurusunda bulunmuştu.mynet

Prezervatifle mermi yapıldı

Prezervatifle mermi yapıldı

Romanya İç İstihbarat Servisi’nin, prezervatifleri mermi yapımında kullandığı ortaya çıktı.

Arşiv
AA

BÜKREŞ - İç İstihbarat Servisi SRI, bir ekibinin Bükreş'te 50 prezervatif aldığının ortaya çıkmasının ardından, konuyla ilgili bilgi verdi.
Romanya haber ajansı Mediafax'ın haberine göre, istihbarat servisi sözcüsü Marius Bercaru yaptığı açıklamada, prezervatifleri mermiye dönüştürdüklerini söyledi.
Su, jel veya kumla doldurulan prezervatiflerin mermilere göre çok daha hızlı olduğunu belirten sözcü, bu plastik mermileri özellikle bomba imha operasyonlarında kullandıklarını kaydetti.

'Çıplak yakalandın açıklamaya çalışma'

'Çıplak yakalandın açıklamaya çalışma'

Almanya Cumhurbaşkanı Christian Wulff, Alman birinci ve ikinci kanalı ARD ile ZDF’e verdiği ortak röportajda, halkın önünde kendini savundu ve istifa taleplerini reddetti.

Fulya CANŞEN
ntvmsnbc

Sol eğilimli TAZ gazetesi Cumhurbaşkanı Wulff'u, "Çıplak yakalandıysanız bu durumu zarif bir biçimde açıklamanız mümkün değildir" sözleriyle eleştirdi.
Ancak Alman medyasına bakılacak olursa bu röportaj kimseyi tatmin etmemiş görünüyor. Wulff’un kurduğu her cümle tek tek analiz edilip, vücut dili ve sesi uzun uzun yorumlanıyor. Aslında Wulff, arkadaşından kredi almak gibi benzer iddialarla skandala neden olup görevinde kalan ilk Alman cumhurbaşkanı değil. Halkın özellikle de Almanyalı Türklerin çok sevdiği sosyal demokrat Johannes Rau da benzer bir skandalla başa çıkmak zorunda kalmıştı. Ancak muhafazakar Christian Wulff’un yaptığı çok büyük bir hata var, o da medyayı etkilemeye çalışmak ve Springer yayınevi gibi dişli ve Almanya’nın en fütursuz medya kuruluşlarından birini karşısına almak. Oysa Springer’in sahip olduğu bulvar gazetesi Bild ve nispeten daha aklı başında görünen die Welt, Wulff’ü ve genç eşini görevine başladığı günlerde yere göğe sığdıramıyordu.
GİT İNSAN HAKLARI DERNEKLERİNE BAŞVUR! 
Kamu radyo televizyon kurumu olan ZDF ve ARD’nin en çok izlendiği saatte yayınladığı 21 dakikalık Wulff röportajını 11.5 milyon Alman seyrettti. Özel yayın kuruluşlarının itirazı ve gazeteci derneklerinin baskısı üzerine röportajın bir bölümü yayınlanmadan önce diğer medya organlarına da servis edildi. Christian Wulff’ün röportajının kesintiye ve sansüre uğramadan yayınlandığı, soruların önceden cumurbaşkanına verilmediği de garanti edildi. Wulff’ün röportajdan önce dersine çok iyi çalıştığı konusunda hemfikir olan Alman basını, soruları yetersiz bulduğu gibi, yanıtların duygusal olmasını da henüz içine sindiremedi. Hata yaptığını kabul eden, özür dileyen, insan hakları ve özel hayatın korunması kurallarının cumhurbaşkanı için de geçerli olduğunu söyleyen cumhurbaşkanına “o zaman insan hakları derneklerine başvur” diyen gazeteci sayısı hiç az değil.
BASIN WULFF'A MEYDAN OKUYOR 
Örneğin Almanya'nın prestijli siyasi dergisi Der Spiegel, Wulff’ün röportajını pervasız ama kurnazca buluyor. Wulff’ün bir yandan pişmanlık duyduğunu gösterirken bir yandan da bir karalama kampanyasının mağduru olduğunun altını çizdiğini yazan dergi, “ Şovu Osnabrück kukla tiyatrosundaki devlet temsilinden daha kötüydü. Wulff, TV halkını kendi tarafına çekmeye çalıştı” diye de ekliyor. Financial Times Deutschland ise, Wulff’ün “kötü Berlin basını halkın sevgilisinin üzerine geliyor” taktiğinin sökmeyeceğini bu skandalın burada bitmeyeceğini yazarak adeta meydan okuyor. Wulff’ün röportajında içerik açısından yeni bir şey söylemediğini sadece merhamet dilendiğini öne süren die Tageszeitung TAZ da “eğer çıplak yakalanmışsanız bu durumu zarif bir biçimde açıklamanız mümkün değildir” sözleri ile cumhurbaşkanını basın özgürlüğüne saygı duymaya çağırıyor. Berliner Morgenpost ise Wulff’ün tavrını “Eski başbakan Schröder’in bir zamanlar yaptığı gibi bir tek ‘ben karımı seviyorum’ demediği kaldı” sözleriyle eleştiriyor.
BILD TELESEKRETER NOTUNU YAYINLAMAK İSTİYOR 
Örnekleri çoğaltmak mümkün ama en ilginç tepki, cumhurbaşkanına açıkça savaş açan Bild gazetesinden geldi. Gazetenin genel yayın yönetmeni, Cumhurbaşkanı Wulff’e açık bir mektup yazarak izni olursa telesekretere bıraktığı notu yayınlamak istediğini beyan etti. Çünkü Bild, Wulff’ün, TV röportajında dediği gibi hakkında çıkacak yazıyı ertelemek değil, tehditkar bir biçimde engellemek istediği savında direniyor. Bild gibi aynı yayınevine ait die Welt gazetesi de makale ve yorumlarıyla cumhurbaşkanına veryansın ediyor. Nitekim, Wulff hakkında ortaya atılan iddialardan biri de cumhurbaşkanının Welt am Sonntag gazetesinde kız kardeşiyle ilgili çıkacak yazıyı aynı metotlarla engellemeye çalıştığı idi.
WULFF'UN RAKİBİ DOĞAN'IN DA ORTAĞI 
Axel Springer yayınevinin cumhurbaşkanına, eğer doğruysa ” basın özgürlüğü adına” savaş açtığı artık meydanda. Springer’in gücü hiç de hafife alınmayacak bir güç. Altmış yıllık yayınevi Springer başta Bild ve Welt grubu olmak üzere 240 ulusal, yerel hatta uluslar arası gazete ve dergi ile 140 internet portalına sahip. Doğu Avrupa’da Macaristan’dan Estonya’ya, Batı’da Fransa’dan İsviçre’ye, Rusya’dan Hindistan’a kadar 35 ülkede aktiv olan Springer’in 2010 yılındaki cirosu 3 milyon Euroyu buluyor. Springer’in çalışan sayısı yine 2010 yılında 11.500’e ulaştı. Springer’in geçen yılın Mart ayından bu yana Türkiye’deki Doğan grubunun %19,9’una sahip olduğunu da hatırlatalım.
MÜSLÜMANLARA DESTEK ÇAĞRISI 
Her ne kadar Alman Cumhurbaşkanı Wulff, röportajında dostlarından ve halktan destek aldığını bu nedenle istifa etmeyeceğini söylese de kendisine başta Başbakan Angela Merkel olmak üzere onu bu göreve getiren muhafazakar partiden pek arka çıkan olmadı. Parti Fraksiyonu’nun Dış Politika Sözcüsü Ruprecht Polenz’in Facebook sayfasında Almanya’da yaşayan Müslümanlara “Wulff sizin de cumhurbaşkanınız olduğunu göstermişti” diyerek destek aramasını saymazsak. Muhalefet hatta iktidar ortağı liberaller bile konunun henüz kapanmadığını öne sürerek, Wulff’ün basın özgürlüğü ihlalini açıklığa kavuşturmasını istiyor. Son yapılan kamuoyu yoklamasına göre, halkın pazartesi günü %63 olan desteği, röportaj yayınlandıktan sonra %47’ye düştü.
OTOSANSÜR SİSTEMİ ÇÖKÜYOR MU? 
Görünen o ki, Almanya Cumhurbaşkanı Christian Wulf, farkında olmadan ülkesinde bir yaraya parmak bastı. Aslında Almanya’da basın göründüğü kadar özgür değil. Wulff’ün baskısı yıllardır varolan otosansür sisteminde bardağı taşıran son damla oldu. Tabii bunu başka şekilde de yorumlamak mümkün; incelikten vazgeçen Alman medyası da artık gücünü saklamak istemiyor! Yoksa Almanlar giderek bize mi benziyor?

Hawking'in çözemediği sır: Kadınlar

Hawking'in çözemediği sır: Kadınlar

70. yaşını kutlamaya hazırlanan Stephen Hawking, "en çok neyi düşünürsünüz?" sorusuna "kadınları" yanıtı verdi.

ntvmsnbc ve Ajanslar

LONDRA/CAMBRIDGE - İngiliz astrofizikçi Stephen Hawking, pazar günü 70. yaşını kutlayacak.
Cambridge Üniversitesi'nde sadece Isaac Newton'un (1642-1727) başkanlığını yaptığı kürsünün başkanı olan Prof. Hawking'le ilgili Amerikan Associated Press ajansı bir haber geçti.
Habere göre Hawking, konuşmasını sağlayan cihazın 'Amerikan İngilizcesi' ile çalışmasından nefret ediyor.
21 yaşındayken tedavisi olmayan ALS hastalığına yakalandığı için konuşamayan Hawking, tekerlekli sandalyesiyle yüz hareketlerini gören elektrik gözü (sensör-almaç) aygıtının çevirdiği cümlelerle konuşabiliyor.
Konuşma özründe İngiltere İngilizcesini aradığını söyleyen Hawking, bir hafta önce daha anlaşılır olması için kullandığı aygıtı geliştirecek uzman aradığını dünyaya açıklamıştı.
Hawking'in ALS hasatlığı ile bu yaşa gelmesinin mucize olduğu açıklaması ise, Londra Kraliyet Yüksekokulu Motor Nöron Hastalığı Tedavi-Araştırma Merkezi'nin müdürü Ammar Çelebi'den geldi. Çelebi, "Evrenin sırlarını çözme yoluna giren Stephen Hawking'in hastalığıyla yaşamada büyük sır bıraktığını" söyledi.
KADINLARIN SIRRI 'Zamanın Kısa Tarihi' kitabının yazarı Hawking, New Scientist dergisinin 'en çok neyi düşünürsünüz?' sorusunu da, 'kadınları' diyerek yanıtladı ve şakayla karışık, "Evrende topyekun büyük sır onlarda" ifadesini kullandı.
Hawking'in pazar günü Cambridge Üniversitesi'nde kutlayacağı 70. doğum günündeki 'Evrenin Durumu' konulu toplantıya, İngiliz astronom Royal Martin Rees, Nobel fizik ödülü sahibi Saul Perlmutter ile kuramsal fizikte dünya uzmanı Kip Thorne da katılacak.

Şükür: Bence etik, vicdanen rahatım

Şükür: Bence etik, vicdanen rahatım

Milletvekillikle birlikte TV’de yorumculuk yapacak olmasının etik olduğunu söyleyen AK Parti’li Hakan Şükür, “Vicdanen rahatım” dedi.

AA

ANKARA - AK Parti İstanbul Milletvekili Hakan Şükür, bir televizyon kanalında spor yorumculuğu yapacak olmasına gösterilen tepkileri değerlendirdi.
TRT'de de benzer bir görev yaptığını, milletvekilliği gündeme geldiğinde hemen ayrıldığını anımsatan Şükür, ''Buradaki hassasiyeti öncelikle belirtmek lazım. Çünkü, böyle bir teklif geldiği zaman takdir edersiniz ki bizim bir genel başkanımız var ama her şeyden önemlisi TBMM'nin çok değerli Başkanı, Genel Sekreteri ve buradaki idari birimler var'' diye konuştu.
Yayıncı kuruluşun talebinde ısrarlı olduğunu ve teklifin mesleki donanımını ortaya koyması açısından cazip olduğunu belirten Şükür, sözlerini şöyle sürdürdü:
'BAŞBAKAN İZİN VERDİ’''Parayı hiç düşünmedim, böyle bir derdim yok. Bunu üzerine basarak söylüyorum. Buradaki idari birimleri aradım. Aldığım cevap, yasal olarak bir sorun teşkil etmediği ve bu görevi yapabileceğim söylendi. Bugün Meclis Başkanımız, 'inceleme başlatırız, bununla ilgili böyle bir şey varsa' dediği bundandır. Bir anda sorulan soruya verilecek cevap budur, doğrudur. Böyle bir cevabı aldım ve Sayın Başbakanımızla konuştum. Bana, 'Bu senin yaptığın bir iş. Yasal bir sorun yoksa, yasaların bağlayıcılığı yoksa yapabilirsin tabii ki' dedi.
'ETİK ANLAYIŞI KİŞİYE GÖRE DEĞİŞİYOR’Bazı medya organlarında, 'yasal bir sorun olmadığı ama bunun da etik olmadığı' yazıldı. Türkiye'de etik anlayışı kişiye göre değişiyor maalesef. Biz bu Meclis çatısı altında partimizin bize verdiği görevleri aksatmadan, görev saatlerimizde her zaman Genel Kurul’da bulunduk.''
'GÖREVİMİN BAŞINDAYIM’Hakan Şükür, milletvekilliğinin asli görevi olduğunu belirterek, ''Görevimin her zaman başında olacağım'' dedi.
'HIRSIZLIK YAPMADIM’Şükür, “Yasal bir engel olmadığı için bu görevi seve seve, objektif bir şekilde yapabilirim. Hayatım boyunca medyada yazılanlara göre hareket etmedim. Başarılarımın arkasında hep bu vardır. Hırsızlık yapmadım. Çok, açık, net olan bir şeyin karşılığını vermeye çalışıyorum'' dedi.
'FEDAKARLIK YAPIYORUM’Şükür, bir soru üzerine, yayıncı kuruluşla sezon sonuna kadar anlaşma yaptığını ifade ederek, ''Genelde hafta sonları olacak. Seçim bölgeme uygun da genelde Cuma, Cumartesi, Pazar. Pazartesine sarkanlarda da fedakarlık yapıp, Ankara'dan git-gel yapacağım. Çünkü 23.00'e dayanan bir saatte başlıyor yorumlar. Burada fedakarlığı yapan taraf benim. Buradaki görevimi aksatmadan ekstra görev yapıyorum'' şeklinde konuştu.
'OBJEKTİF BİR İNSANIM’Bir gazetecinin, ''Siyasi kimliğiniz yorumlarınızı etkileyebilir mi?'' sorusuna Şükür, ''Etkilemez. Benim genel tavrımı insanlar bilir. Hayata hoşgörüyle, sevgiyle bakarım. Sahada gördüğünü söylemeye çalışan, objektif bir insanım'' yanıtını verdi.
Şükür, bir başka soru üzerine ''Konuya ilişkin Meclis Başkanlığından bir şey gelmediğini eğer bir bildirim olursa onu da basın toplantısıyla paylaşacağını'' ifade etti.
'AFAKİ RAKAMLAR YOK’''Ne kadar para alacaksınız yayıncı kuruluştan'' sorusu üzerine Şükür, ''Yayıncı kuruluşun ilkeleri gereği söyleyemem ama öyle afaki rakamlar değil'' dedi.
'VİCDANEN RAHATIM’''Yorumculuk yapmanız etik mi değil mi'' sorusunu da Şükür, ''Etik olmadığını düşünmüyorum. Yazı yazarak para kazanan milletvekilleri var. Özgürlüklerin konuşulduğu bir ortamda böyle bir konunun konuşulmasını istemezdim. Vicdanen rahatım'' şeklinde yanıtladı.

En Çok Okunan Haberler

Google Arama