24 Aralık 2011 Cumartesi

Lezbiyen vampir dönüyor

Lezbiyen vampir dönüyor


Lezbiyen vampir dönüyor


Kanını içmek için sevişme vaadiyle kandırdığı adamı öldüren lezbiyen vampirin çok yakında serbest kalacağı açıklandı.


Avustralya’da, 1989 yılında işlediği korkunç cinayetle tüm dünyanın kanını donduran lezbiyen vampir katil Tracey Wigginton, 20 yıl hapis yattıktan sonra, serbest bırakılıyor.

BAŞI KOPMAK ÜZEREYDİ

İngiliz basınından The Daily Mail sitesinde yer alan habere göre; Brisbane kentinde gece, yalnız yürüyen 47 yaşındaki Edward Baldock’u, gideceği yere götürmeye teklif eden Tracey, bir kadın sevgilisi ve iki kız arkadaşı, adamı sevişme vaadiyle kandırdı. 27 yerinden bıçakladıkları adamın neredeyse başı vücudundan ayrılmak üzereydi.

SEVGİLİSİNİN KANINI İÇTİ

Ertesi gün cesedin yanındaki ayakkabının içinde, Tracey’e ait para kartı bulununca, polis o dönem 26 yaşında olan katili tutukladı. Daha sonra jüriye vampir olduğunu itiraf eden Tracey, adamın kanını içtiğini anlattı.

Onunla beraber müebbet hapse mahkum olan sevgilisi Lisa Ptachinski de, bileklerini kesip, Tracey’nin kanını emmesine izin verdiğini söyledi. Tracey Wigginton, jüriye katı yemek yemediğini, kasaptan inek ve domuz kanı alıp, içerek yaşadığını da itiraf etti.

BİRİ CEZASIZ KURTULMUŞTU

Meclis üyesi Baldock’un öldürülmesiyle ilgili tutuklanan diğer 2 kadından biri olan Kim Jervis 18 yıl hapis cezası alırken, Tracey Waugh beraat etmişti.

Şu anda Queensland cezaevinde yatmakta olan lezbiyen vampir Tracey Wiggington’ın avukatı yakında müvekkilinin serbest bırakılacağına dair mahkeme kararını alacaklarını açıkladı.mynet

İngiliz vekilin PKK işbirliği belgelendi!

İngiliz vekilin PKK işbirliği belgelendi!


İngiliz vekilin PKK işbirliği belgelendi!


İngilliz milletvekili Hywel Williams'ın, PKK yanlısı lobi çalışmaları belgelendi. Terör örgütü PKK ile İngiliz parlamenter arasındaki bağlantıyı gösteren kanıta ulaşıldı.


DHA muhabirinin ulaştığı belgede, İngiliz Avam Kamarası'nda Türkiye aleyhtarı görüşleriyle tanınan Galler Plaid Cymru Partisi (Milli Parti) milletvekili Hywel Williams’ın terör örgütü Kongra-Gel (PKK) yanlısı lobi çalışmaları yürüttüğü açıkça görülüyor.

İngiliz milletvekili Hywel Williams, 20 Aralık 2011 tarihinde, İngiliz Parlamentosu antetli bir kağıda yazdığı mektupta, Kongra-Gel (PKK) ile irtibatlı olduğu iddia edilen "Peace in Kurdistan Campaign" (Kürdistan’da Barış Kampanyası) adlı sivil toplum örgütünün Başkanı Estella Schmid'i, İngiliz hükümetinin Türkiye’deki “Kürtler” konusuna yeterince hassasiyet göstermediği yönünde bilgilendiriyor.

Williams, mektubunda ayrıca, “14 Aralık 2011 tarihinde Avam Kamarası'na 86361 sayılı bir soru önergesi verdiğini ve İngiliz Dışişleri Bakan Yardımcısı David Lidington'a, Türk Cumhurbaşkanı ile insan hakları ve Türkiye'deki Kürt azınlık hakkında ne gibi konuşmalarda bulunulduğunu sorduğunu, İngiliz Dışişleri Bakan Yardımcısı'nın ise kendisini geçiştirdiğini, ancak  David Cameron hükümetini, Türkiye’deki “Kürtler” konusunda her fırsatta sıkıştırmayı sürdüreceğini” belirtiyor.mynet

CHP iki milletvekilini disipline sevk etti

CHP iki milletvekilini disipline sevk etti


CHP iki milletvekilini disipline sevk etti

CHP, milletvekili emekli maaşlarına zam yapan önergenin altında imzası bulunan iki üyesini disiplin kuruluna sevk etti.


İki yıl görev yapan milletvekillerinin emekli maaşı almasına olanak sağlayan düzenlemeye imza atan iki CHP milletvekili partinin disiplin kuruluna sevk edildi.

Emekli Sandığı Kanunu, önceki gün gece yarısı verilen bir önerge ile değiştirildi. Böylece emekli milletvekillerinin maaşları 8 bin 100 TL'ye çıkarıldı. Değişiklik 216 kabul, 29 ret oyu ile kanunlaştı.

Daha önce maaların belirlenmesi için esas alınan "Emekli Cumhurbaşkanı maaşının yüzde 42'si" ifadesi "maddede bulunan yüzde 42 oranı 31 Aralık 2020 tarihine kadar yüzde 60 olarak uygulanır" şeklinde değiştirildi. Bu değişikliğin ardından Böylece daha önce emekli milletvekili maaşı olarak belirlenen 5 bin 800 TL, 8 bin 100 TL'ye çıkarılmış oldu.

Değişiklik yapılmasını teklif eden iki CHP'li parti yönetimi tarafından disipline sevk edildi. Maaş artışının altında imzası olan milletvekilleri şöyle:

AK Parti Ankara Milletvekili Fatih Şahin
CHP Bolu Milletvekili Tanju Özcan
CHP Afyonkarahisar Milletvekili Ahmet Toptaş
MHP Aydın Milletvekili Ali Uzunırmak
Muş Milletvekili Sırrı Sakık

CHP Grup Başkanlığı, milletvekillerinin emekliliğine ilişkin düzenlemenin CHP'nin muhalefetine rağmen yapıldığını, önergede imzası bulunan iki milletvekili hakkında ise grup disiplin kurallarının işletileceğini bildirdi.

CHP Grup Başkanlığından yapılan yazılı açıklamada, Emekli Sandığı Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'nın, TBMM Genel Kurulu'nda, önceki gün kabul edildiği hatırlatıldı.

CHP Grubu'nun, emekli milletvekilleriyle eski ve yeni TBMM Başkanları arasındaki eşitsizliklerin giderilmesini uygun görürken, aylıklarda yapılacak olağan dışı artışa kesinlikle karşı çıktığı ifade edilen açıklamada, şunlar kaydedildi:

''Nitekim, aylıklardaki fahiş artışa yol açan gece yarısı önergesi görüşülmeden önce (ek madde olduğu için) TBMM Genel Kurulu'nda Plan ve Bütçe Komisyonu çoğunluğu aranmış, CHP bu önergeye karşı çıktığı için üye vermemiştir. Çünkü gece yarısı operasyonlarıyla aylıklardaki olağan dışı artışı etik bulmamıştır. Daha sonra aylıklarda yüksek artışa yol açan önerge TBMM Genel Kurulunda görüşülürken, CHP Grubu; hem bu önergeye hem de tasarının tümüne ret oyu kullanmıştır.

Özetle, kamuoyunun haklı tepkisine neden olan bu düzenleme CHP'nin muhalefetine rağmen yapılmıştır. Önergede imzası bulunan iki milletvekilimizin imzaları, kişisel sorumlulukları kapsamında değerlendirilecek ve grup disiplin kuralları işletilecektir.''mynet

'PKK sapık ve iğrenç bir ideoloji üzerine kurulu'

'PKK sapık ve iğrenç bir ideoloji üzerine kurulu'

İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin, "Sapık ideoloji ve iğrenç ideoloji üzerine inşa edilmiş bölücü bir örgüt 30 senedir bu memleketi meşgul ediyor" dedi.

AA

ESKİŞEHİR - İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin, AK Parti Eskişehir Merkez Tepebaşı İlçe Teşkilatı'nın kongresinde yaptığı konuşmada, her zaman dik durduklarını, sadece milletin karşısında eğildiklerini söylediklerini anımsattı.
''Biz dik durmaya devam edeceğiz. Nasıl mı? Birlik ve beraberliğimiz sürdüğü, büyük milletin bize desteği devam ettiği sürece dik durmaya ve dik yürümeye devam edeceğiz'' diyen Şahin, şöyle devam etti:
''Büyük bir belayı milletimiz 30 yıldan beri yaşıyor. Ben gençken başladı, yaşım ilerledi, hala devam ediyor bu problem. Geçen yüzyıldan bu yüzyıla, kokmuş ideolojilerin bu memlekette bıraktığı kötü bir miras. Solculuk adına yapılan özentilerle üretilen, türetilen bir şer örgütü, bir bölücü örgüt. Sosyalizm kalmadı, komünizm kalmadı, Mao, Stalin, Lenin gitti, neredeyse Castro da gitti gidiyor galiba ama bunların hepsinden kokteyl oluşmuş sapık ideoloji, iğrenç ideoloji üzerine inşa edilmiş bölücü bir örgüt 30 senedir bu memleketi meşgul ediyor. Bu durum, gencimi, yaşlımı, köylümü, Muğlalımı da Hakkarilimi de zaman zaman üzülme uğruna başının önüne eğilmesine vesile oluyor. Bu Türk milletine yakışan durum değildi, olamazdı. Biz büyük devletiz. Biz büyük güç sahibiyiz. Ordumuz, polisimiz, güvenlik güçlerimizle büyük bir gücün sahibiyiz. Olmamalıydı, olamamalıydı.''
Şahin, 61. Hükümet'ten itibaren, geçmişten beri uygulanan stratejileri yenileyerek, terörle mücadeleyi yeniden yaparak, o şer örgüte yönelik, operasyonları, istihbaratı yepyeni bir anlayışla ortaya koyduklarını belirterek, ''Üç aydır, eylül ayından bugüne o örgüt bu memleketin huzurunu, bu milletin keyfini kaçırmaması gerektiğini, kaçırmaya gücünün yetmeyeceğini, başkaları adına taşeronluk yapamayacağını artık herhalde anladı. Anlayana bu kadarı yeter mi bilmiyorum ama anlayıncaya kadar devam edecek, devam edilecek. Ne yaz ne kış ne fırtına ne bora bizi bu yıldan döndüremez'' diye konuştu.
En büyük değer olan devletin, Eskişehir ve bölgesinde kurulduğunu ifade eden Şahin, şunları söyledi:
''Osmanlı'nın ilk hutbesi Karacaşehir'de okundu. Buralar, ilklerin şehri. İlkler eski olacağı için Eskişehir'in adı da ondandır sanırım. Kolay kurulmadı devlet, kolay kazanılmadı, zaman içinde tehlikeler, badireler geçirdik. Tekrar bir büyük savaş, büyük mücadeleyle kuruldu. Atatürk önderliğinde büyük mücadele verildi. Milletin, vatanına, devletine ne kadar bağlı olduğunun sınavı verilmiştir. Herkes şunu bilsin; sınır ötesi de berisi de bilsin, okyanuslar ötesi ülkeler de bilsin, dünya bilsin. Bu millet varlığını da değerlerini de değerlerinin en güzeli ve yücesi olan devletini de kurumlarını da kültürünü de bu topraklarda gök kubbe çökmediği, yerküre var olduğu müddetçe sona kadar yaşatmaya kararlıdır. Bunu herkes bilsin. Türkiye'deki de dışarıdaki de hesabı olsan herkes bilsin. Biz buyuz, buna kararlıyız sonuna kadar.''
'KÜRT AİLELERİMİN KIZLARINI KULLANIYORLAR'
Şahin, ''Şer örgütünün, Kürt vatandaşları kötüye kullanmak üzere, onların üzerinden bu ülkeyi bölmek için yola çıkmış iğrenç bir teşkilat olduğuna'' dikkati çekerek, şunları kaydetti:
''Benim Kürt kardeşim merttir, yiğittir, şereflidir, onurludur. Dinine müslimdir. Hatta dininin kıyafetine bile düşkündür. Yerine göre sarığını bile dini anlayışından dolayı çıkarmayı bir sıkıntı kabul eder. Halbuki dinsizliğin, namussuzluğun, ahlaksızlığın adresi bir teşkilat, benim Kürt kardeşimi sahte cuma namazlarıyla, sahte iftar sofralarıyla, sahte imamlarıyla ve sahte siyasetçileriyle kandırmaya çalışıyor. Dinsizliğin, inançsızlığın, şerefsizliğin, ahlaksızlığın, her türlü melanetin adresi o terör örgütüdür. Bunu ben söylemiyorum. Ben söylüyordum, artık onlardan gelen itirafçılar da bunu söylüyor. '2.5 sene de 3 defa banyo yaptırdılar. O da derede soğuk suda deterjanla. Domuz eti getirdiler yemek istemedim. Yemeyenleri dövüyorlar. Aralarında her türlü gayri insani, gayri ahlaki cinsel ilişkiler alabildiğine var. Ne aile hayatı ne de insan şerefi var' diyor. Özellikle kandırıp, korkutarak götürdükleri benim Kürt ailelerimin kızlarını kirleterek kullanıyorlar ve sonra da beline bağladıkları bombalarla şehirlere gönderiyorlar. 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı günü Bingöl'ün Genç ilçesinde canlı bomba terörist bir kadın ve ona mani olmak isteyen Hatice Belgin... O da kadın. İkisi de Kürt. Eğer Kürt'lük bir meseleyse. İnsanları etnik unsurlarına göre değil insan olarak kabul ediyoruz. 75 milyonu bir ve beraber kabul ediyoruz. Ama onlar öldürüyorlar, korkutuyorlar, kandırıyorlar kaçırıyorlar.''
Şahin, terör örgütünün birçok şeye yöneldiğini, sözde paçavra bir anayasa ve sözleşme yaptıklarını söyledi.
''Devlet olmayan devletmiş. Yargısı varmış, halk mahkemesi varmış, yargı teşkilatı, eğitim teşkilatı varmış, akademi varmış'' diyen Şahin, şöyle devam etti:
''AK Parti'den de özenti yapmışlar. Kandıracaklar güya. Kurban ol sen AK Parti'ye. AK Parti'nin siyaset akademisinde Türkiye anlatılıyor. Türkiye'nin birlik ve beraberliği, ülkenin bölünmezliği anlatılıyor. Senin akademinde isyan nasıl yapılır, halk isyana nasıl teşvik edilir, nasıl öldürülür, nasıl kurşun atılır, nasıl polise taş atılır ve sonra izini kaybettirip kaçılır... Bu dersleri veriyorsun, vermeye çalıştın. Sözüm ona meclisi varmış, vergi toplayacakmış. Sözüm ona bir de basın ayağı varmış. Gazetecilik de yapıyorlar. Tabi var. İki türlü uğraşıyor bu devlet ve milletle. Dağda silahlı mücadele şehirde de kalemli mücadelesi var. Kalem erbabı var. Bilerek, bilmeyerek birileri alet oluyor. Birileri yazıyor, çiziyor. O kadar yazıyor ki o kadar da şaşkın ve aptalca yazıyorlar ki İçişleri Bakanı bu ülke için çırpınıyor, milletin acısını duyuyor, başını önüne eğdirmemek için kendisini ortaya koyuyor, 'bu ülkeyi böldürtmem sana' diyor. Sen kalkıyorsun ona, yaptığı işe değil, verdiği mücadelesine değil, polisi ve askeriyle düştüğü yolda in avcılığına, oradaki terörist avcılığına değil, konuştuğu cümlelerden bir, iki kelime alarak sataşmaya çalışıyorsun. Kime hizmet ediyorsun kime?
Şehirde oturup, boğazdan maviliklere, tepedeki yeşilliklere bakarak, içeceğini yudumlayarak yazı yazılmaz. Sen benimle gel, Hakkari'ye, Şırnak'a, Şemdinli'ye. Ama şimdi az kaldı. Bu baharda hep beraber inşallah herkes oraya gidecek, bu yazıları yazanlar da gidecek, korkmayanlar zaten gidiyor, hep beraber gideceğiz. Bu sefer göreceksiniz neyin ne olduğunu.''

'Rojin ve Türkiye kamuoyundan özür diliyorum'

'Rojin ve Türkiye kamuoyundan özür diliyorum'

TRT Genel Müdürü İbrahim Şahin, ''Sanatçı Rojin'le ilgili maksadı aşan bir ifade kullandım. Bundan dolayı hem kendisinden hem de Türkiye kamuoyundan özür diliyorum'' dedi.


AA

ANKARA - TRT Genel Müdürü İbrahim Şahin, yaptığı yazılı açıklamada, dar katılımlı ve basına kapalı bir toplantıda, hiç istenmeyen bir hadise yaşandığını belirtti.
''Sohbet esnasında sözün, son yıllarda ülkede yapılan en önemli açılımlardan biri olan TRT'nin Kürtçe yayın yapan kanalı TRT 6'ya geldiğini'' ifade eden Şahin, şunları kaydetti:
''Toplantıda bulunanlardan biri, kanalın yayıncılık anlayışını hakkaniyetsiz bir biçimde eleştirdi. Kışkırtıcı nitelikteki soru ve ifadelerin ardından ben de TRT 6'nın yayıncılık sürecinde karşı karşıya kalınan zorlukları anlatırken, sanatçı Rojin'le ilgili maksadı aşan bir ifade kullandım. Bundan dolayı hem kendisinden hem de Türkiye kamuoyundan özür diliyorum.''

Yeni demokratikleşme paketi geliyor

Yeni demokratikleşme paketi geliyor

Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, yeni bir demokratikleşme paketi üzerinde çalıştıklarını belirterek, "Bunu açıklamıyoruz, ayrıntıya hiç girmiyoruz, çünkü çalışma safhasındayız, ama bu demokratikleşme paketimizin önemli olduğunu ifade etmek istiyorum" dedi.


KIRIKKALE - Başbakan Yardımcısı ve AK Parti Kırıkkale Milletvekili Beşir Atalay, AK Parti Kırıkkale Merkez İlçe 4. Olağan Kongresi'ne katıldı.
Demokratikleşmeyle ilgili yeni bir paket üzerinde çalıştıklarını anlatan Atalay, şunları kaydetti:
''Bir demokratikleşme paketi üzerinde çalışıyoruz. Terörle Mücadele Kanunu'ndan, Türk Ceza Kanunu'na, yargı sisteminin hızlandırılması boyutuna uzanan yeni bir paket üzerinde çalışıyoruz. Bunu açıklamıyoruz, ayrıntıya hiç girmiyoruz, çünkü çalışma safhasındayız, ama bu demokratikleşme paketimizin önemli olduğunu ifade etmek istiyorum. Bu paketin özünde şunu göreceksiniz; şiddet içermeyen her düşünce Türkiye'de serbest kalacak. Şiddete yol yok, geçit yok, ama şiddet içermeyen her düşünce daha özgür olacak. AK Parti'nin bu misyonudur. Özgürlükleri genişletme, demokratikleşme, insan hakları boyutu bizim misyonumuzdur. O misyonumuzu da yine sürdürüyoruz, sürdüreceğiz''
Terörle Mücadele Yüksek Kurulu'nun başkanı olduğunu da hatırlatan Atalay, şu anda Türkiye'de terörle ilgili konuda en güçlü koordinasyonun yürüdüğü bir dönemin yaşandığını kaydetti.
Atalay, ''Herkes tek vücut, yek vücut. Herkes verilen görevini en iyi şekilde yapıyor ve terörle mücadele çok başarılı şekilde yürüyor'' dedi.
Seçimden sonra terör olaylarının hızlandığına dikkati çeken Atalay, terör artınca 17 Ağustos'tan itibaren yurt içinde ve yurt dışında çok ciddi bir operasyon dönemi başlattıklarını söyledi. Atalay, ''Şu anda yurt içinde ve yurt dışında, sınır ötesinde operasyonlar etkili bir şekilde sürüyor. Bu devam edecek, kışın da kesilmeyecek. O yaz dönemi terör yapan, askerimizi, polisimizi, vatandaşımızı şehit eden terör örgütüne cevabı en hızlı şekilde, en etkili şekilde veriliyor'' dedi.
Sadece güvenlik tedbirleriyle terör ve irtibatlı sorunları çözemeyeceklerini bildiklerini anlatan Atalay, sosyal projelerin, demokratikleşme projelerinin devam ettiğini kaydetti.
Atalay, gelecek döneme ilişkin çok ciddi çalışmaları olduğunu dile getirerek, hukukun dışına çıkmadıklarının altını çizdi. Operasyonlarda sivil vatandaşın zarar görmediğini ve görmeyeceğini belirten Atalay, terör örgütü mensubunun ise cezasını gördüğünü ve göreceğini söyledi.

Menderes'in eşinden korkunç iddia

Menderes'in eşinden korkunç iddia


Menderes'in eşinden korkunç iddia

Eski başbakanlardan Adnan Menderes'in dün vefat eden oğlu Aydın Menderes'in ailesi Ankara Büyükşehir Belediyesi Konukevi'nde taziyeleri kabul etti.


Eşi Ümran Menderes ise, “Zor günler yaşadı, aksilikler oldu. Göğsünde rahatsızlık hissedince dahiliye uzmanı geldi. Maalesef yanlış anlaşıldı. Ateşi yoktu ama sanırım pıhtı o zaman akciğere yerleşmiş. Zatürre zannettiler yanlış bir teşhis oldu” dedi.

Aydın Menderes'in yeğeni Adnan Menderes, Hacıbayram Camisi'ndeki törenin ardından Sıhhiye'deki Ankara Büyükşehir Belediyesi Konukevine geçti.


TBMM Başkanvekili Sadık Yakut, Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Mustafa İsen, Saadet Partisi Genel Başkanı Mustafa Kamalak ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek ile vatandaşlar da taziye için konukevine geldi. 

Kur'an-ı Kerim okunup dua edildikten sonra Adnan Menderes, taziyeleri kabul etti. Taziyenin ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Adnan Menderes, amcasının kaybından dolayı çok üzüntülü olduklarını söyledi. Gazetecilerin, siyasetten uzak olduğu ve fazla tanınmadığını söylemesi üzerine Adnan Menderes, 9 Eylül Üniversitesinde öğretim üyesi olarak görev yaptığını, çalışmalarını bu alanda sürdürdüğünü anlattı. Adnan Menderes, amcasıyla ilişkilerinin iyi olduğunu ve sık sık görüştüklerini belirtti.

Daha sonra konukevine gelen Ümran Menderes de ayrı bir odada kadınların taziyelerini kabul etti.
Gazetecilerin soruları üzerine hayat arkadaşını kaybettiğini ve acısının büyük olduğunu söyleyen Ümran Menderes, “24 saatim onunla beraberdi. Çok farklı bir insandı. Kaybım çok büyük” dedi. Ümran Menderes, günlerini nasıl geçirdiklerinin sorulması üzerine, “Hep birlikte, hep birlikte. Evimiz ofis gibiydi. O yazılarını yazar, kitaplarını okurdu. Günleri dopdolu geçerdi. Sizler de biliyorsunuz o bir deryaydı” diye konuştu.

“Yanlış bir teşhis oldu"

Hastalığı boyunca iyileşmesinden ümitli miydiniz? sorusu üzerine Ümran Menderes, “Zor günler yaşadı, aksilikler oldu. Göğsünde rahatsızlık hissedince dahiliye uzmanı geldi. Maalesef yanlış anlaşıldı. Ateşi yoktu ama sanırım pıhtı o zaman akciğere yerleşmiş. Zatürre zannettiler yanlış bir teşhis oldu” dedi.
Daha sonra özel bir hastaneye gittiklerini aktaran Ümran Menderes, şöyle konuştu:

“Orada da kalp zannettiler. Çünkü BMP diye bir şey varmış. O kanda görülünce kalp ile karıştırılabilirmiş. Aydın gibi hastalarda sanırım ilk olarak doppler ile pıhtı atıp atmadığı kontrol edilmeliymiş. Epey bir zaman kaybı da oldu, çok da zor günler yaşadı.”
“Son yaptığı röportajlardan birinde babasını çok özlediğini söylüyordu. Babasından sık sık bahseder miydi?” sorusu üzerine Ümran Menderes, “Tabii ki. Zaten kazadan sonra ben onun sesini duyurması için çabaladım. Ona kendim bakardım, kimseye emanet etmezdim. Sesini duyursun, eli ayağı olayım diye uğraştım” diye konuştu.

Bu sırada TBMM Başkanı Cemil Çiçek ile Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu da konukevine gelerek aileye taziye ziyaretinde bulundu. Taziyenin ardından bir süre Kur'an-ı Kerim dinleyen Çiçek ve Davutoğlu, daha sonra buradan ayrıldı.

Öte yandan, konukevinin önünde Ankara Büyükşehir Belediyesince ziyaretçilere çorba, ekmek, lokum ve kolonya ikram edildi. Taziyenin ardından aile, buradan ayrılarak Çayyolu'ndaki evlerine geçti.mynet

'Kıyak emeklilik' isteyen vekillere soruşturma

'Kıyak emeklilik' isteyen vekillere soruşturma

CHP, milletvekili emekli maaşlarına zam yapan önergenin altında imzası bulunan iki üyesini disiplin kuruluna sevk etti.


İki yıl görev yapan milletvekillerinin emekli maaşı almasına olanak sağlayan düzenlemeye imza atan iki CHP milletvekili partinin disiplin kuruluna sevk edildi.

Emekli Sandığı Kanunu, önceki gün gece yarısı verilen bir önerge ile değiştirildi. Böylece emekli milletvekillerinin maaşları 8 bin 100 TL'ye çıkarıldı. Değişiklik 216 kabul, 29 ret oyu ile kanunlaştı.

Daha önce maaların belirlenmesi için esas alınan "Emekli Cumhurbaşkanı maaşının yüzde 42'si" ifadesi "maddede bulunan yüzde 42 oranı 31 Aralık 2020 tarihine kadar yüzde 60 olarak uygulanır" şeklinde değiştirildi. Bu değişikliğin ardından Böylece daha önce emekli milletvekili maaşı olarak belirlenen 5 bin 800 TL, 8 bin 100 TL'ye çıkarılmış oldu.

Değişiklik yapılmasını teklif eden iki CHP'li parti yönetimi tarafından disipline sevk edildi. Maaş artışının altında imzası olan milletvekilleri şöyle:

AK Parti Ankara Milletvekili Fatih Şahin
CHP Bolu Milletvekili Tanju Özcan
CHP Afyonkarahisar Milletvekili Ahmet Toptaş
MHP Aydın Milletvekili Ali Uzunırmak
Muş Milletvekili Sırrı Sakık

CHP Grup Başkanlığı, milletvekillerinin emekliliğine ilişkin düzenlemenin CHP'nin muhalefetine rağmen yapıldığını, önergede imzası bulunan iki milletvekili hakkında ise grup disiplin kurallarının işletileceğini bildirdi.

CHP Grup Başkanlığından yapılan yazılı açıklamada, Emekli Sandığı Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'nın, TBMM Genel Kurulu'nda, önceki gün kabul edildiği hatırlatıldı.

CHP Grubu'nun, emekli milletvekilleriyle eski ve yeni TBMM Başkanları arasındaki eşitsizliklerin giderilmesini uygun görürken, aylıklarda yapılacak olağan dışı artışa kesinlikle karşı çıktığı ifade edilen açıklamada, şunlar kaydedildi:

''Nitekim, aylıklardaki fahiş artışa yol açan gece yarısı önergesi görüşülmeden önce (ek madde olduğu için) TBMM Genel Kurulu'nda Plan ve Bütçe Komisyonu çoğunluğu aranmış, CHP bu önergeye karşı çıktığı için üye vermemiştir. Çünkü gece yarısı operasyonlarıyla aylıklardaki olağan dışı artışı etik bulmamıştır. Daha sonra aylıklarda yüksek artışa yol açan önerge TBMM Genel Kurulunda görüşülürken, CHP Grubu; hem bu önergeye hem de tasarının tümüne ret oyu kullanmıştır.

Özetle, kamuoyunun haklı tepkisine neden olan bu düzenleme CHP'nin muhalefetine rağmen yapılmıştır. Önergede imzası bulunan iki milletvekilimizin imzaları, kişisel sorumlulukları kapsamında değerlendirilecek ve grup disiplin kuralları işletilecektir.''

En Çok Okunan Haberler

Google Arama