2 Aralık 2011 Cuma

Diyarbakır Valisi: Kimse ah vah etmesin

Diyarbakır Valisi: Kimse ah vah etmesin



Diyarbakır Valisi: Kimse ah vah etmesin.
Diyarbakır Valisi Mustafa Toprak, çocuklarına sahip çıkmayan ailelerin çocuklarının yurda yerleştirileceğini açıkladı.















Diyarbakır Valisi Mustafa Toprak, kentte suça itilen çocuklarla ilgili yeni bir çalışma içine girdiklerini belirterek yapılan çalışmaları anlattı.

MOLOTOF ATTIRIP ARKASINA SIĞINMAYIN Toprak, çocuklara molotof attırıp, kendi konumlarını bozmadan günahsız bedenlerin arkasında gizlenip, kötü emellerini gerçekleştirmeye çalışanlarında bu davranışlardan vazgeçmeye çağırdı. Diyarbakır Valisi Mustafa Toprak, Dicle Üniversitesi'nde düzenlenen Dünya Engelliler Günü etkinliklerine katıldı. Etkinliğin ardından Toprak, kentte sokak gösterileri, molotoflu saldırı başta olmak üzere suça itilen çocuklarla ilgili gazetecilere açıklamalarda bulundu. Toprak, çocukların geleceğini daha güzel kılmak, her türlü suç ve suç oluşumu olan mekanlardan uzak tutmayı temenni ettiklerini belirtti. Anne ve babaların kontrolünü sağlayamadıkları için çocukların sokaklarda her türlü suç örgütlerine, olumsuz alanlara, uyuşturucuyla ilgili alanlara kaydıklarını söyleyen Toprak, şöyle konuştu:

AH VAH ETMEYELİM "Tabi bunun içerisinde yine anne ve babaların çocuklar üzerindeki gerekli kontrollerini sağlayamamaları nedeniyle bizim her türlü desteğimize sosyal rehabilitasyona, maddi ve manevi katkılarımıza rağmen anne ve babalardan ola ki bu noktalarda eksiği olan varsa biz bunları psikolojik danışmanlık, diyalog geliştirme ile iletişim kurma ve her türlü maddi desteği vermeye çalışıyoruz. Eğer ki çocuklarımıza bu aşamada biz sahip çıkmazsak yarın öbür gün çok daha olumsuz noktalarda karşılaşabiliyoruz. 
Ah vah edebiliyoruz. Onun için ne bizlerin, ne anne ve babaların, ne de toplumun ah vah etmememesi ve vicdani, kanuni görevlerimizin yerine getirmek açısından bir takım arkadaşlarla konuştuk ve bir takım eylem planı çıkardık. Ve eylem planında da her türlü kurumların, sivil toplum örgütlerinin, emniyetin, sağlık teşkilatının, sosyal hizmetlerin, mahalli idarelerimizin bu konuda çalışmalara ve eylem planına destek vermesi noktasında hemfikir olduk."

AİLELERİ UYARIYORUZ Vali Toprak, çalışmaların sürdüğünü ve bir takım eksikliklerin olduğunu belirterek, şunları söyledi: "Her türlü katkıya rağmen anne ve babalar bu noktada yetersiz oldu, istemeyerek herhalde o noktada başarılı olamadılar.

 Şimdi diyoruz ki, biz sokakta çocuğunu çalıştırmaya devam eden, su, simit, mendil sattırmaya devam edenleri elbette ki onları takip ediyoruz. Ama okula gitse dahi arta kalan zamanlarda o çocukların sosyal, kültürel faaliyetler içerisinde olması gerekiyor. Eğitim ve eğitimle alakalı konularla ilintili olması gerekirken işte o ifade ettiğimiz olumsuz alanlarda gezebiliyorlar. Biz ailelerini bu noktada uyarıyoruz. Ama görüyoruz ki ikazlara rağmen, yazı yazılmasına rağmen bu konuda anne ve babalar çocuklarının üstüne titrediklerini ifade etmelerine rağmen onları sokaktan alıp eve ve güzel mekanlara çekemiyorlar. Ve bizim çalışma mekanlarımıza gelmekten zaman zaman itina ettirebiliyorlar. Onun için biz dedik ki ikaz edelim. Ama ona rağmen eğer ki bu noktada anne ve babaları ikna edemiyorsak o zaman Kabahatler Kanunu'na göre de bir tebliğ çıkararak, Resmi Gazete'de yayınlayarak Kabahatler Kanunu'na göre ceza yazdıralım. 
Bizim görevimiz cezadan bahsetmek değildir. İnsanları güzelliklerle eğitim içerisinde buluşturabilmektir. Ama ona rağmen bu sağlanamıyorsa bu noktada zorunlu kalıyoruz. Kabahatler Kanunu'na göre bir idari yaptırım cezası noktasında da çalışmalarımızı yürüteceğiz. 

Eğer ki Kabahatler Kanunu'na göre yazılacak cezaya rağmen çocuklarını bu olumsuz ortamlardan çekmiyorsa aileler, o zaman biz Çocuk Koruma Kanunu'na göre diyoruz ki anne ve babalar o ki üstesinden gelemiyor. Devletimizin görevi anayasada yazılan sosyal devlet olmanın gereğini yapmaktır. O da anne ve babanın yetersiz kaldığı durumlarda o çocukların daha iyi mekanlarda geleceğini hazırlayabilmektir. Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğümü'ze bağlı yurtlarda bunları daha iyi bir şekilde yetiştirebileceğimizi düşünüyoruz."

Diyarbakır Valisi Mustafa Toprak, ebeveynlik hakkını kötüye kullanan ailelerle ilgili ceza kanununda hükümler bulunduğunu belirterek, ancak kendilerinin güzel iletişim ve güzel ortamlar kurmayı istediklerini söyledi. Aileleri bu konuda uyaran Toprak, şöyle dedi:

ÇOCUKLARA SAHİP ÇIKACAĞIZ "Ama olmuyorsa o zaman da bu noktada bize gelmeyen ve bu konuda çocuğunu olumsuz mekanlardan çekmeyen suç ve suçluluğa giden noktalardaki bu çocuklarımızın anne ve babalarına karşı o zaman bu ceza kanununun ilgili hükümlerini çalıştırma noktasında olacağımızı da ifade ediyoruz.

 Ama sonuç itibariyle diyoruz ki, tüm bu anlatımlarımızın temelinde çocuklarımızın geleceğini güzel kılmak, çocuklarımızın her türlü yabancı ve zararlı madde kullanımı dahil hırsızlık kapkaç ve çeteciliğe giren suçlardan uzak tutmak. Ve yine kontrolsüzlük nedeniyle bir takım sokak hareketleri içerisinde suç örgütlerinin elemanları gibi çalışan, ister mendil satsın, ister bir başkasına taş atsın, birilerinin kötü emellerine o çocuk yaşlarında uysunlar o zaman bizim sosyal devlet olmanın gereği olarak, anayasada devletimizin bizlere verdiği ve devletimizin hükümlülüğünde olan görevleri de biz bu noktada yerine getireceğiz."

Ailelerinin kontrolsüzlüğü ya da sahip çıkmaması nedeniyle her türlü olumsuz mekanlarda barındırılan çocukların da kontrol altına alabileceklerini söyleyen Toprak, şöyle dedi:

TİMSAH GÖZYAŞLARI AKITMASINLAR "Gerekse sokaktaki her türlü olumsuz mekanlarla görülen çocukları kontrol altına alalım. Sonrada hiç kimse göz yaşı akıtmasın. Hiç kimse çocuk yaşta çocuklar suça bulaştı diye, cezaevine girdi diye kimse ah vah etmesin. Timsah gözyaşlarını da akıtmasınlar. Onun için burdan bir çağrıda bulunmak istiyorum. Herkes aklını başına almak durumundadır. 
Bu çocukların üzerinden politika yapan, çocukların geleceğini karartmaya çalışan, 'çocukların hak ve hukukunu koruyoruz' adı altında ellerine mendil veren, su satma noktasında ileri süren, dilendiricilik yaptıran, taş ve molotof attıran ama kendileri kendi konumlarını bozmadan rahat rahat o çocukların, o günahsız bedenlerin arkasına gizlenerek kötü emellerini gerçekleştirmeye çalışanlara da buradan çağrıda bulunuyorum. Bu hadiselerden lütfen vazgeçsinler. Çünkü kaybedilen bir nesil, kaybedilen bizim geleceğimizdir. Kaybedilen bu üzerlerine esirgediğimiz gençlerimizdir.

 Bunların geleceklerini yok edenlerle ilgili elbette ki devletimizin bize vermiş olduğu her türlü kanuni görevi iyilikle, güzellikle ikaz ederek yapacağız. Eğer olmuyorsa da elbette ki bununla ilgili TCK'nın ilgili kanunlarla getirilen müeyyidelerini uygulamaya çalışacağız. Sonuç, çocuklarımızın ve ülkemizin geleceğini güzel kılmak, bataklığı kurutmaktır. Bataklığın kurutulması için her türlü özveriyi tüm arkadaşlarımızla birlikte ama bize devletimizin vermiş olduğu yetkiler ve diyalog içerisinde yapmaya devam edeceğiz."sondakkahaber

Türk televizyonculuğunda bir devrim..

Filmclub ile internetten film izleyin


Türk televizyonculuğunda bir devrim..

Filmclub ile internetten film izleyin
Servis sağlayıcı bağımsız Türkiye’nin ilk film portalı FilmClub yayında... 













Microsoft, yüksek görüntü kalitesi ile kesintisiz bir şekilde film, dizi ve belgesel izleme keyfi sunan Türkiye’nin en zengin eğlence arşivi FilmClub’ı Windows Media Center üzerinden tüm internet kullanıcılarının hizmetine sunuyor.

Microsoft, tüketicilerin hayatını kolaylaştırmak için gerçekleştirdiği işbirlikleri ile yenilikçi çözümler sunmaya devam ediyor. Microsoft Türkiye ve FilmClub işbirliği ile Türkiye’nin en zengin eğlence arşivi internet kullanıcılarının hizmetine açıldı.  FilmClub ile yapılan işbirliği sayesinde internet kullanıcıları Windows’un dijital medyalar için eşsiz esneklik ve seçenek sunan ortam oynatıcı programı Windows Media Center üzerinden istediği an, istediği yerden seçtiği dizi, belgesel ve filmleri izleyebilecek.

FilmClub, Windows Media Center’ın sunduğu yenilikçi teknoloji sayesinde içerikleri indirmeyi beklemeden yüksek görüntü kalitesiyle kesintisiz şekilde izleyebilme keyfi sunuyor.  Yerli ve yabancı filmler, fenomen haline gelmiş diziler ve eğitici belgesellerin yanı sıra FilmClub’da çocuklar için eğlenceli çizgi filmler ve gençlerin çok sevdiği anime ve mangalar da yer alıyor.

Microsoft Türkiye’nin tüketicilerin hayatını kolaylaştırmak ve daha eğlenceli hale getirmek için de farklı işbirlikleri gerçekleştirdiğine dikkat çeken Microsoft Türkiye Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Çağan, “Microsoft, sunduğu yenilikçi teknolojileri ile tüketicilerin yeni ve önde olmalarını sağlıyor.

Ailemiz ve tüm sevdiklerimiz ile geçirdiğimiz zamanın daha keyifli hale gelmesi için Microsoft, yazılımlarını sürekli güncelliyor ve yeniliyor. Diğer yandan, Microsoft’un çözüm geliştirmeye olan açık yaklaşımı, sunduğu güçlü altyapısı ve geniş ekosistemi, farklı teknoloji ve şirketleri biraraya getirerek  yenilikçi çözümler geliştirmede fark yaratıyor. FilmClub ile yaptığımız işbirliği bunun en güzel örneklerinden biri. ” diye konuştu.

Microsoft ile böyle bir işbirliğine gerçekleştirmiş olmaktan büyük memnuniyet duyduklarını belirten FilmClub Kurucularından Murat Saygı , “Türkiye’nin en zengin eğlence arşivi olan FilmClub’ı internet kullanıcılarına ilk olarak Microsoft platformları üzerinden sunabiliyor olmak bizim için büyük bir ayrıcalık. Microsoft yenilikçi teknolojilerin yanı sıra geliştirilebilir ve uyumlu altyapısı sayesinde biz iş ortaklarına geniş kitlelere kolayca erişebilecek fark yaratan çözümler sunuyor. FilmClub’ta içerikler Microsoft Smooth Stream teknolojisi sayesinde özel olarak işleniyor, Dijital Görüntü Şifrelemesi ile korunarak izleyicilere ulaştırılıyor. Bu sayede özel olarak geliştirilen görüntü kodlayıcılar sayesinde düşük hızlarda bile seyir keyfi bozulmadan film izlemek mümkün oluyor.” dedi.

Taahhütsüz abonelik fırsatı

FilmClub’a tüm internet servis sağlayıcılarından hizmet alan internet kullanıcıları sadece aylık yada yıllık bir abonelik ücretiyle taahhütsüz biçimde üye olabiliyor. FilmClub üyeleri film, yerli ve yabancı diziler, çizgi filmler ve animelerin yanı sıra 24 Saat kesintisiz hizmet veren yüksek görüntü kalitesine sahip 3 Canlı yayın TV Kanalını da  (SinemaTV Aksiyon, SinemaTV Aşk ve SinemaTV 1001) kesintisiz izleyebiliyor.  Film içerikleri hem Türkçe dublajı hem de Türkçe altyazılı seçenekli orijinal dil desteklidir. FilmClub’ın tüm içeriklerine aylık 9.90 TL veya yıllık 99 TL’ye abone olunabiliyor.

www.filmclub.com.tr adresine girip kesintisiz sinema, belgesel ve dizi izleme keyfine hemen erişebilir, özgürce istediğiniz içeriğe sadece bir tık ile ulaşabilirsiniz.

FİLMCLUB NEDİR ?

Filmclub, Microsoft işbirliği ile yepyeni bir ürünü piyasaya sürdü. Amerika da 20 milyonun üzerinde abonesi olan  Netflix olarak bilinen online Video On Demand (isteğe bağlı izleme) hizmetinin neredeyse aynısı olan sistemde; yerli yabancı filmlerin yanısıra ,3 film kanalı, belgeseller, yerli yabancı diziler, çocuk proramları ve animeler bulunuyor.

İstediğin yerde ,istediğin zaman özgürce ister internetten ister tv ye bağlayarak izlenecek içerik her ay %20 oranında tazelenecek.

Artık evlerde DVD çöplüğü yaşanmayacak, kaçan filmler,  diziler , çizgi filmler istenildiği zaman yüksek kalitede , kesintisiz, altyazı, orijinal dil seçenekleri ile izlenebilecek.  Zaman içerisinde içerik adet ve çeşitlemesi sürekli gelişecek ve  her  an 400 film sistemde hazır olacak.

İster www.filmclub.com.tr ister Windows Media Center den direkt olarak taahutsuz abone olunabilen sisteme, ayda sadece 9.99 TL veya yıllık 99 TL ile içeriğe sınırsız erişim hakkı sağlanıyor. Bu aynı zamanda korsana da ciddi bir darbe vuracak bir gelişme.

Filmclub Türkiye nin en zengin içeriğini sağlamakla kalmıyor, tüm içerik sağlıyıcıları, tv kanalları ve yapım şirketleri için de sadece abone olanların erişebilidiği, reklamsız, yüksek kalıteli ve kesintiz olarak tuketıcılere ulastırabılecegı yenı bır gelir kapısı da açmış oluyor.

Sistem Microsoft un Silverlight teknoloji ile donatılmış olup, ileri,geri alma, durdurma fonksiyonları adeta evdeki DVD player  kolaylığında olmaktadır.

Çok yakında, iphone, ipad, android cihazlarda da hizmete başlayacaktır.sondakkahaber

Bundan Sonra ne olacak..

Bundan sonra ne olacak?
Bundan Sonra ne olacak..
3 Seçenek var.
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün veto ettiği "şike yasası" yeniden Meclis'e gelecek.

Gül'ün veto ettiği yasa, spor ve adalet komisyonlarında kabul edildikten sonra Genel Kurul'a gelmişti. Meclis Başkanlığı yasayı, bu komisyonlara gönderecek.

Bundan sonrası için üç seçenek var: 

Komisyonlar veto doğrultusunda düzenleme yapabilir. Yasanın yeni hali komisyondan geçtikten sonra Meclis Genel Kurulu'na gelir. Yasa Meclis'te kabul edilirse Gül'ün önüne yeni yasa gider. 

Komisyonlar bu yasayı askıya alabilir. Bu seçenek gerçekleşirse Nisan ayında düzenlenen "şike yasası" devam eder. 

Bir diğer seçenek, Gül'ün veto ettiği yasayı aynen kabul edip Köşk'e göndermek. Bu seçenek gerçekleşirse, Cumhurbaşkanı veto ettiği yasayı bu defa kabul edebileceği gibi yasayı halk oylamasına (referandum) sunabilir. Anayasaya aykırılık görmesi durumunda da yasayı Anayasa Mahkemesi'ne verebilir.

İşte Gül-Biden görüşmesinin ayrıntıları

İşte Gül-Biden görüşmesinin ayrıntıları



İşte Gül-Biden görüşmesinin ayrıntıları.
ABD tarafına göre, 1 saat planlanmasına rağmen 2 saate yakın süren ve ''derin ve kapsamlı'' geçen görüşmede, terör örgütü PKK'dan Suriye'ye, Irak'ı geleceğinden İran'a, birçok konu gündeme geldi. 



















Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden'ın görüşmesinde, terör örgütü PKK'dan Suriye'ye, Irak'ın geleceğinden İran'a, birçok konunun gündeme geldiği belirtildi.

Amerikan yönetiminden üst düzey yetkili, Biden ile Gül'ün görüşmesine ilişkin, Biden ile seyahat eden gazetecilere uçakta brifing verdi.

Yetkilinin verdiği bilgiye göre, Gül-Biden görüşmesine 1 saatlik süre ayrılmasına rağmen, görüşme 2 saate yakın sürdü.

Yetkili, bunun, Gül ile Biden arasındaki görüşmenin ''derinliği ve kapsamlığının bir yansıması'' olduğunu belirterek, ''Başkan Yardımcısı Biden, Cumhurbaşkanı Gül'ü yıllardır tanıyor. Daha önce birçok kez görüşmüşlerdi. Biden Cumhurbaşkanı Gül'ün bilgeliği ve sorunlara yaklaşımına büyük bir takdir duyuyor'' dedi.

-''Irak konusu üzerinde çok fazla duruldu''-

Yetkiliye göre, birçok konunun ele alındığı toplantıda, ABD'nin bu yıl sonuna kadar Irak'tan askerlerini çekiyor olması nedeniyle, özellikle Irak konusu üzerinde çok fazla duruldu.

Bu kapsamda, Cumhurbaşkanı Gül ve ekibinin, Irak'tan yeni dönen Biden'dan izlenimlerini dinlemeye ilgi gösterdiği, Biden'ın da Irak'taki temaslarının ana hatlarına dair bilgi verdiği belirtildi.

Yetkiliye göre, Biden'ın görüşmede Türk tarafına, ''Irak'la olan bağlantımızı koparmıyoruz. Bu bağımızın yapısı, askeri yapıdan sivil bir yapıya dönüşüyor, ancak birçok bakımdan aslında bağlarımızı daha da derinleştiriyoruz'' mesajını çok net ifadelerle ortaya koydu.

Biden, görüşmede, ABD ile Irak arasındaki Stratejik Çerçeve Anlaşması Yüksek Koordinasyon Komitesi'nin toplantısına da değindi ve Irak'ın kurumlarının inşası ve güçlendirilmesi konusunda Irak hükümetiyle çok kapsamlı şekilde çalıştıklarını anlattı.

-İran'ın Irak'a etkisi-

Yetkili, görüşmede İran'ın Irak'taki etkisinin de ele alındığını söyledi.

Buna göre, Biden, Irak'ın, İran'dan başlamak üzere dış müdahalelere çok güçlü itirazlarının olduğu yönündeki görüşünü ortaya koydu.

Irak'taki seçimlerin her kesimden Iraklının İran'ın etkisine riayet etmediğini gösterdiğini belirten Biden, İranlıların seçimlerin sonucuna ve hükümete dikte etme gayretlerinin boşa çıktığını kaydetti.

Görüşmede, Irak'ta hidrokarbon yasasının çıkarılmasına dönük beklentiler de konuşulurken, Biden, bazı Iraklı muhataplarının, kendisine, bu yasa üzerinde önümüzdeki haftalarda ilerleme sağlanması şansının bulunduğunu söylediklerini aktardı.

Üst düzey yetkili, görüşmede, Irak'ta Araplar ve Kürtler arasındaki ilişkilerin de gündeme geldiğini anlattı.

-Suriye-

Yetkili, Gül-Biden görüşmesinde gündeme gelen bir diğer konunun terör örgütü PKK olduğunu söyledi.

Buna göre de Biden, iki ülkenin ortak sorunu olan bu meselenin çözümünde ABD olarak Türklere yardım etmeye olan bağlılıklarını yineledi. Biden ayrıca, Irak'ı ziyareti sırasında bir araya geldiği Iraklı yetkililerden, PKK terörizminin yol açtığı sorunla mücadelede daha fazlasını yapma taahhüdünü duyduğunu aktardı.

Görüşmede Suriye de gündemdeydi.

Biden, bölgedeki bazı çevrelerin Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esad rejimi sonrasında neler olabileceği konusundaki belirsizliğe dair kaygılarını anladığını, ancak Esad ve rejiminin şu anda Suriye'de istikrarsızlığın kaynağı olduğu ve sadece Suriye'de değil, ötesinde de mezhepsel çatışmaları körükleme yönünde en büyük tehlikeyi ortaya koyduğu inancını dile getirdi.

Yetkili, birinci amacın Esad rejiminin kendi halkını öldürmesine son vermesini sağlamak ve Esad'ın iktidarı terk etmesi olduğunu vurguladı.

-İran konusunda kapsamlı görüşme-

Görüşmede İran konusunun da kapsamlı biçimde konuşulduğunu aktaran yetkiliye göre, Biden, İran'ın bölgedeki etkisinin azaldığı yönündeki değerlendirmesini dile getirdi.

Biden, ayrıca, İran'ın, nükleer programıyla ilgili tereddütleri gidermeyi reddetmesinden nükleer silahların yayılmasının önlenmesi anlaşmasını ihlaline, Suudi Arabistan'ın Washington Büyükelçisine suikast planından Tahran'daki İngiliz Büyükelçiliğine saldırıya ve Türkiye ve NATO radar sistemine tehditlerine kadar uzanan bir dizi ''taşkın eylemleri''nin sonucunda daha da yalnızlaştığını söyledi.

-Kıbrıs sorunu, Türkiye-İsrail, Türkiye-Ermenistan ilişkileri-

Görüşmede Kıbrıs konusunun da ele alındığını ifade eden yetkili, Biden'ın, gelecek aylarda bu konuda BM'nin öncülüğünde gerçek bir ilerleme sağlanması umudunu dile getirdiğini kaydetti.

Türkiye-İsrail ilişkilerinin gündeme geldiği görüşmede Biden, ''ABD'nin en yakın iki dostu ve ortağının, aralarındaki ilişkilerde oluşan zararı ve mevcut gerginlikleri onarma yolunda çalışmalarının önemli olduğunu'' belirtirken, bunun hem Türkiye hem de İsrail'in yararına olacağını, iki tarafın da bu uğurdaki fırsatları yakalamak için çalışacaklarını umduğunu kaydetti.

Görüşmede son olarak, Türkiye-Ermenistan ilişkilerinin ele alındığını ifade eden yetkili, Biden'ın, Çiçek'le görüşmesinde olduğu gibi bu görüşmede de protokollerin TBMM'nin gündemine yeniden getirilmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirdiğini ve TBMM'nin bu konuda adım atacağı umudunu ortaya koyduğunu kaydetti.

-''İran'a yönelik yaptırımlar ve Suriye'de tampon bölge oluşturulması gündeme gelmedi''-

Yetkili, bir gazetedeki Biden ile ilgili haberle bağlantılı olarak ''Gazetedeki röportajında, Türkiye'nin İran'a daha sert yaptırımlar uygulaması çağrısında bulunuyor, peki İran'a daha sert yaptırımlar konusunu konuştular mı?'' sorusu üzerine, görüşmede bu konunun gündeme gelmediğini söyledi.

Yetkili, görüşmede İran'ın daha genel hatlarla gündeme geldiğini, ''bu ülkenin nereye gittiği ve tavrını değiştirmesi için İran üzerindeki baskıyı muhafaza etme gerekliliği'' üzerinde durulduğunu, ancak yaptırımlar konusuna özel atıf yapılmadığını aktardı.

Yetkili, bir başka soru üzerine, Suriye'de uluslararası bir tampon bölge oluşturulması konusunun gündeme gelmediğini bildirdi.sondakahaber

Tarihin en büyük cep telefonu skandalı

Tarihin en büyük cep telefonu skandalı


Tarihin en büyük cep telefonu skandalı


Cep telefonu dünyası kullanıcıların telefonlarda yaptığı her şeyi kaydededen ve daha sonra bu kayıtları bilinmeyen yerlere gönderdiği iddia edilen Carrier IQ skandalı karşısında şaşkın... Peki nedir bu Carrier IQ, sizin telefonunuzu da vurdu mu?










Dün patlayan Carrier IQ skandalı, milyonlarca akıllı cebin kullanıcısının habersiz bir şekilde izlendiğini ortaya çıkarmıştı. Peki ismi kulağa pek hoş gelmeyen bu "Carrier IQ" neyin nesi ve ondan endişelenmemiz gerekiyor mu? Hangi cepler ve üreticiler Carrier IQ'nın casus uygulamasına sahip?

Carrier IQ üçüncü parti bir istatistik hizmeti. Cep üreticileri ve mobil operatörler, ürünlerini geliştirebilmek ve karar alabilmek için ceplerin nasıl kullanıldığına dair bilgi edinmek isterler. "Gömülü analiz şirketi" olarak anılan Carrier IQ da bu işi görüyor ve şirketlere müşterilerin bilgilerini sağlıyor.

İşletim sisteminin bir parçası mı?
Belki de düne kadar cebinde Carrier IQ yüklü olduğundan kimsenin haberi yoktu. Bu yazılım, Android, iOS veya Blackberry OS'un bir parçası değil ve cep üreticisi veya mobil operatör tarafından yükleniyor. Carrier IQ sitesine göre şu an 140 milyon cepte yazılım yüklü.

Carrier IQ hangi ceplerde ve operatörlerde yüklü?
Şirketlerin Carrier IQ izleme yazılımına ilişkin yaptıkları açıklamalar şöyle:

Apple: "iOS 5'de Carrier IQ'yu desteklemeyi bıraktık ve önümüzdeki güncellemede onu desteklemeyi tamamen bırakacağız. Apple'a gönderilen veriler, kullanıcının tercihiyle gerçekleşmektedir ve eğer kabul ederlerse bu veriler şifreli olarak gönderilir ve hiçbir kişisel bilgi içermez. Tuş basmalarını, mesajları ve başka hiçbir kişisel bilgiyi kaydetmedik; böyle bir planımız hiçbir zaman olmadı."

AT&T: "Gizlilik politikamız doğrultusunda CIQ yazılım verilerini sadece kablosuz ağ hizmetimizi ve hizmet performansını iyileştirmek üzere kullanıyoruz."

Bell: "Bell Carrier IQ veya benzer programları yüklememekte ve desteklememektedir. Cihaz üreticileriyle endüstri çapında bir perspektiften bağlantı kurmak isteyebilirsiniz."

Fido: "Carrier IQ hiçbir cihazımızda yoktur."

Google: "Carrier IQ ile bir ortaklığımız yok. Android açık kaynaklı bir çalışmadır ve operatörlerin veya OEM'lerin cihazlarını nasıl özelleştirdiklerini denetlemiyoruz."

HP: "HP ve ortakları, webOS cihazlarına Carrier IQ yüklememekte, buna izin verilmemektedir."

HTC: Birinci açıklama: "HTC, birçok üreticide olduğu gibi cihazlarında isteğe bağlı bir hata bildirimi işlevine sahiptir. Telefonda bir hata gerçekleştiğinde, "HTC'ye bildir" seçeneğine sahipsiniz. Böylece telefonlarda geliştirmeler yapabiliriz. Bunla ilgili detaylar, gizlilik politikamızda bulunmaktadır ve bunu kabul ederek katılırsınız. Eğer kabul etmişseniz, gizliliğinizi verileri şifreleyerek ve tanınmaz hale getirerek koruruz. HTC, gizliliğinizi korumaya kendini adamıştır. Bu işleve katılmak veya katılmamak, açık bir şekilde bellidir."

İkinci açıklama: "Carrier IQ, bazı ABD operatörleri tarafından bazı cihazlarımızda gereklidir. Dolayısıyla tüketiciler veya medya bunla ilgili bilgi edinmek istiyorlarsa, operatörlerine başvurmalarını öneriyoruz. HTC'nin bir Carrier IQ müşterisi veya partneri olmadığını, uygulamadan, partnerlerden herhangi bir veri almadığını önemle belirtiriz. HTC, tüketicilerin Carrier IQ'yu terk edebilmelerine yönelik bir seçeneğe izin verme olanağını incelemektedir."

Microsoft: "İnsanlar soruyor - Windows Phone'larda Carrier IQ bulunmamaktadır."

Nokia: "Carrier IQ hiçbir Nokia cihazında bulunmamaktadır, bazı Nokia cihazlarında bulunduğu iddiaları yanlıştır."

RIM: "RIM, Carrier IQ uygulamasını BlackBerry ceplerine ön-yüklememektedir ve operatör partnerlerine satıştan önce veya dağıtımdan önce bu izni vermemektedir."

Samsung: "Bazı Samsung cepler Carrier IQ'yu içermektedir, ancak bunun operatörün Samsung'a yaptığı talep ile gerçekleştiği noktası çok önemlidir. Samsung'a Carrier IQ'lu ceplerden kullanıcıyla ilgili hiçbir veri gelmediğini de önemle belirtiriz."

Sprint: "Carrier IQ, Sprint'e ve onu kullanan diğer operatörlere bilgi sağlamaktadır. Bu bilgiyi cihaz performansını anlamak ve sorunları çözmek için kullanıyoruz"..."Sprint, gizliliğe verdiği önemle tanınmaktadır"... "Carrier IQ, Sprint hizmetinin tamamlayıcı bir parçasıdır."

T-Mobile: "T-mobile, cep ve ağ performans sorunlarını çözmek için Carrier IQ'dan faydalanmaktadır."

Verizon: "Yüzde yüz doğru konuşmak gerekirse, Carrier IQ hiçbir Verizon Wireless telefonunda yoktur."

Motorola: Şirket herhangi resmi bir açıklama yapmadı ancak Carrier IQ'nun sadece operatör isteği ile ön-yüklü sunulduğunu söyledi.

Türkiye'deki mobil operatörlerden ise henüz herhangi bir açıklama gelmedi.
Carrier IQ ne yapıyor?
Carrier IQ'nun hangi verileri topladığı, onun cebinize nasıl yüklendiğine bağlı. Zira yazılım özelleştirilebiliyor. Carrier IQ, veri hızı ve uygulama kullanımı gibi bilgileri izlediğini söylüyor. Ancak Carrier IQ'yu ortaya ilk çıkaran Trevor Eckhart'ın tanıtımında ortaya çıkardıklarına göre yazılım, aramalar, konum ve hatta bastığınız düğmeleri bile kaydediyor.

Yani Carrier IQ'nun masum olduğuna dair iddiaları doğru gibi görünmüyor. Zira Eckhart bunları meydana getirdiği videoda çürütüyor ve Carrier IQ'ya eşsiz anahtar kodlarının gönderildiğini, güvenli bağlantıların bile çözülebildiğini gösteriyor.

Bu sırada Carrier IQ yetkililerinin bir haftadır sessizliklerini sürdürdüklerini ekleyelim. hürriyet

TFF'den tarihi adım

TFF'den tarihi adım




TFF'den tarihi adım.
Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Mehmet Ali Aydınlar'dan tarihi sözler.









Futbol Federasyonu Başkanı Mehmet Ali Aydınlar SABAH'ı ziyaret etti. Aydınlar, "Play-Off uygulaması nedeniyle ligin heyecanının kaçtığını söyleyenlere katılmıyorum. İlk 4'ü kim garanti edebilir. Play-Off uygulamamız tutarsa gelecek sezondan itibaren Play-Out uygulamasına da geçeceğiz" dedi.

TFF Başkanı asıl bombayı ise şu sözlerle patlattı: "Şu anda Avrupa'da Almanya, Fransa, İtalya, İsviçre, Yunanistan, Portekiz... Bütün bu ülkelerde şike ile ilgili cezaları disiplin kurulları veriyor. Türkiye'de ise yönetim kurulu veriyor. TFF Yönetim Kurulu da şikeye ceza verme konusunda uzman değil. Bu konuda uzmanlığı yok ki. Mesela şu an bir tane hukukçu yönetim kurulu üyemiz var. (Yunus Egemenoğlu) O da olmayabilirdi, tesadüfen var. Ama hem Etik Kurulumuz, hem de Profesyonel Disiplin Kurulumuz en başarılı hukukçulardan kurulu. Bu da hukuki bir süreç olduğuna göre Disiplin Kurulu'nun (PFDK'nın) bu kararı vermesi daha doğru olur. Ben bu değişikliği düşünüyorum ve bu düşüncemi önümüzdeki günlerde yönetim kuruluna götürebilirim. Dolayısı ile de küme düşme konusundaki bu yönetmeliğimiz (talimatımız) değişebilir.

KİM İLK 4’Ü GARANTİ EDEBİLİR Pla y-Off uygulaması nedeniyle heyecanın öldüğü şeklindeki görüşlere katılmadığını da belirten Aydınlar, "Heyecan nasıl biter? Şu anda puan cetvelinin ilk dört sırasında Dört Büyükler mi var? Kim ilk dörtte 4 Büyükler'in yer alabileceğini garanti edebilir? Play-Off'larda daha çok heyecan olacak. Play-Off'a bakıp göreceğiz. Eğer tutarsa gelecek sezon Play-Out'u da uygulamaya koyacağız. Düşen takımlar da final oynayacak. Düşme hattındaki takımların hepsinin ligde kalma iddiası olacak ve belki de düşmeyecekler" ifadelerini kullandı. .

TAHKİM KURULU'NA KEFİLİM Hem Tahkim Kurulumuz hem de Disiplin Kurulumuz yüzde 100 güvenilir ve deneyimli kişilerden kurulu. İki kurula da kefilim. Bu kurullardaki arkadaşlar çok incelenerek ve araştırılarak alınmış kişilerdir. Şimdi benim için 'Topu taca atıyor, kendisi küme düşme ile ilgili kararı vermekten kaçıyor' diyenler olabilir. Ama biz doğru neyse onu yapmak istiyoruz. Bu işi tamamen profesyonellere bırakmak istiyoruz. Yani şike ve teşvik konusunda kararı profesyonel hukukçulardan oluşan Disiplin Kurulu vermeli."sondakkahaber

Engelliler günü arifesinde utanç verici olay

Engelliler günü arifesinde utanç verici olay



Engelliler günü arifesinde utanç verici olay.





Tunceli'nin Çemişgezek İlçesi'nde, zihinsel engelli 24 yaşındaki N.G.'yi kandırıp tecavüz ederek hamile bırakan Ö.Ç., tutuklanarak cezaevine gönderildi. N.G.'nin karnında taşıdığı bebek, Savcılık kararıyla kürtajla alındı. 
Çemişgezek ilçesi Doğan Köyü'nde yaşayan zihinsel engelli N.G. 2 ay önce ailesiyle Ovacık ilçesi Alikazık Yaylası'na çıktı. Burada kapı komşusu Ö.Ç., değişip zamanlarda para ve sigara verip rakı ve bira içirerek kandırdığı N.G.'ye tecavüz etti. Olayın ortaya çıkmaması için N.G., Ö.Ç ve amcasının kızı tarafından tehdit edildi. 
Ancak bir süre sonra N.G., durumu annesine anlattı. Ailesi tarafından Tunceli Devlet Hastanesi Jinekoloji Servisi'ne götürülen N.G.'nin yapılan kontrollerinden hamile olduğu ortaya çıktı. 
Şikayet üzerine harekete geçen jandarma ekipleri. Ö.Ç.'yi gözaltına aldı. Yapılan işlemlerinin ardından mahkemeye çıkarılan Ö.Ç., tutuklanarak Tunceli Ceza ve Tutukevi'ne kondu.
SAVCILIK KARARIYLA BEBEK ALINDI
Savcılık kararıyla N.Ç.'nin karnındaki bebek, Elazığ Fırat Üniversitesi'nde yapılan operasyonla alındı.  Babası tarafından,soruşturma ve mahkeme aşamasında kendilerine gerekli yardımların yapılması için, Tunceli Bedensel Engelliler Derneği'ne getirilen N.G.olayı anlatırken,Ö.Ç.'in kendisine para ve sigara vererek, zaman zaman da rakı bira vererek kandırıp tecavüz ettiğini dile getirerek, "Daha sonra amcasının kızı ile beni tehdit ettiler,kimseye söylemememi istediler,beynimi yıkadılar ben de kimseye söyleyemedim."dedi.
Kızın babası Hüseyin Güneş,Olaydan önceden haberdar olmadığını dile getirerek,"Kızımın hasta olduğunu zannediyordum.Tecavüz sanığı tutuklandıktan sonra olaydan haberim oldu.Ben şikayet etmeden kamu davası açılmıştı.Ama şimdi ben de şikayetçiyim.Kızımın haklarını sonuna kadar savunun. "dedi.
Dünya Engelliler gününde böyle bir olayla yüz yüze olmanın engelliler olar kendilerini çok üzdüğünü söyleyen Tunceli Bedensel Engelliler Derneği Başkanı Bedri Es ise, "Yetkili birimler ve sivil toplum örgütlerinin olayın üzerine hassasiyetle gitmesi gerekiyor.Sonuçta mağdur olan kişi zihinsel engelli biri."dedi. (Habertürk)


Yerli savunmada bir skandal daha .

Yerli savunmada bir skandal daha


Yerli savunmada birskandal daha.

Savunmada yerli sanayinin önünü tıkayan zihniyetin skandal bir örneği daha ortaya çıktı.


Savunma Sanayii’ndeki skandalların önüne geçilemiyor. Savunmada yerli sanayinin önünü tıkayan uygulamaların HAVELSAN’a da engel koyduğu ortaya çıktı. ATAK Helikopterleri simülatörü projesinin yerli HAVELSAN’a değil İtalyan Westland firmasına verildiği belirlendi.
 
Bugün gazetesinde yer alan habere; göre Vatana ihanet sadece eline silah alıp dağa çıkmak mıdır? Çünkü ülkenin güvenliği içinçok kritik hamleler maalesef ya basiretsizlik ya da başka hesaplar nedeniyle bugüne kadar engellendi. Savunma Sanayinde son yıllarda önemligelişmeler olmasına rağmen hâlâ istenilen yere gelinemedi. Yıllar boyunca kararmerciinde oturan üstdüzey isimler “Elin oğlu yapmış, biz neden yeniden Amerika’yı keşfediyoruz!” diyerek yerli üretimyerine hazıra konmamantığını hükümetlere dayattılar. 
 
DIŞARIDAN HAZIR ALIM 
Bazen de kazanılmak istenen yetenek, “Acil ihtiyaç!” zırhına sığınılarak, dışarıdan hazır alım yoluyla temin edilip yerli üretim baltalandı. Zaman zaman da “Bakın işte fırsat verdik, ama başarısız oldular. Vakit kaybetmeyelim dışarıdan hazır alalım” mantığıyla engellemeler devam etti ve hâlâ da devam ediyor. Savunma sanayinde kritik bir teknolojiyi kazanmak oldukça zor ve uzun bir süreç istiyor. Devlet çapında bir strateji ve destek gerekiyor. Eğer bir projenin %50’si tamamlanmış ise bu projeyi bitirmekiçin, “Sizin yapacağınız proje çok önemli. Ha gayret!” demeniz yeterlidir. Vizyon sahibi yöneticilerden beklenen budur. Mesela Türkiye’ de ilk defa yapılan bir projenin son kabul toplantısında bir binbaşı; “Arkadaşlar bugün biz tarihi bir karar vereceğiz. Proje ‘Kabul’ ya da ‘Ret’ seçeneğiyle önümüzde duruyor. Eğer proje bizim ihtiyaçlarımızı %95 oranında karşıladığına inanıyorsanız ‘Kabul’ inanmıyorsanız ‘Ret’ diyelim” diyerek o kritik teknolojinin ülkemize kazandırılmasında büyük pay sahibi oldu. 
 
HAVELSAN ENGELİ! 
O gün sadece % 5 için o proje reddedilse idi bugün bu kritik teknolojiyi hâlâ yurtdışı kaynaklardan tedarik ediyor olacaktık. Bu iyi örneklerin yanında tabii ki kötü örnekler de var. Kulislerde inanılmazbilgiler dolaşıyor. Mesela,Kara Kuvvetleri Teknik Hizmetler Daire Başkanı Müh. TuğgeneralNevzatKılınç, ATAK helikopteri simülatörünü İtalyan A.Westland firmasından tedarik edilmesi için çok ciddi gayretler sarf etti. Bu isteğini yapabilmesi için önündeki bir engeli kaldırması gerekiyordu. Bu engelin adı HAVELSAN. Savunma Sanayii Müsteşarlığı’nın(SSM) kararı gereği Türkiye’de yapılacak olan simülatörlerin ana yüklenicisi HAVELSAN olması gerekiyor. 
 
ATAK Helikopter simülatörünün direkt İtalya’dan alınabilmesi için, HAVELSAN’ın devre dışı kalması gerekiyordu. İtalyan projesini destekleyen bazı komutanlar bu durumuaşmak içinHelsim (Helikopter SimülatörMerkezi) projesini kullandı. Helsim projesinde HAVELSAN’ın başarısız olması ya da başarısızlığa itilmesi lobinin elini güçlendirecekti ve nitekim de öyle oldu.Hatta projenin reddi için ‘kimin nasıl tehdit edildiği’ de çokkişinin bildiği bir sır.Oysa aynı projenin Deniz Kuvvetleri kısmı Kasım2010’da kabul edildi ve 1 yıldır eğitimde aktif olarak kullanılıyor. DenizKuvvetleri yetkilileri bu nedenle HAVELSAN mühendislerine teşekkür ettiler. KaraKuvvetleri’nde ise kabul tamamlanmadığı için pilotlar simülatör eğitiminde ilgili programı kullanamıyorlar.
 
Tek başına yapabilir
SSM alt yönetiminin ATAK simülatörünü HAVELSAN’a vermek istemesi üzerine, bazı paşalarımız mekik dokuyup projenin İtalyan Agusta Westland firmasınından direkt alınmasını teklif ettiler. SSM alt yönetimi direnince “HAVELSAN Helsim’de başarısız oldu, ATAK simülatöründe ana yüklenici TUSAŞ-Türk Havacılık ve Uzay Sanayi A.Ş. (TAI), HAVELSAN alt yüklenici olsun” diyerek TAI’nIn ana yüklenici olmasını kabul ettirdiler. Sonra da TAI ile görüşerek ve TAI’nIn bu konudaki tecrübesizliğinden faydalanıp projenin aslan payının (projenin en kritik yazılımları) Agusta Westland firmasına verilmesini ilk planda sağladılar. Oysa HAVELSAN ve ODTÜ Havacılığın tek başına bu projeyi yapabilecek kabiliyeti vardı.
 
‘ZiHNi SiNiR’ iHA PROJESi
Analizin ilerleyen bölümlerinde İHA meselesine döneceğiz ama söz Nevzat Kılınç ile ilgili kulislere gelinceönemli bir gelişmeyi aktarmadan geçmeyelim. Malum olduğu üzere İHA’lar büyük bir sorun. İsrail’le yaşadığımız sorunlar yüzünden ABD’den Predator almaya çalışıyoruz. Oysa Türk girişimciler İHA konusunda yeterli birikime sahip. Ama hep engellendiler. 
 
MİADI DOLMUŞ 
Nevzat Paşa’nın ise ilginç bir İHA projesi var. Yaklaşık 1 yıldır 5’inci Ana BakımMerkezi,ASELSAN’la birlikte eskitip H 300 helikopterlerinin uzaktan kumanda edilerek İHA’ya dönüştürülmesi ile uğraşıyor. İlkbakışta küçük vemiadını doldurmuş helikopterlerin ulvi bir amaç için kullanılması iyi bir fikir gibigeliyor. Ancakuzmanları bu pr ojenin sonuç vermeyeceğinde hemfikir. Çünkü bu helikopterhem harekat kabiliyetinin yetersizliği hem de çok gürültülü çalışması nedeniyle yanlış seçim. Maksimum hızı 175 km/hvenormal uçuş hızı 140-150 Km/h, menzili ise 360 km. Kaba bir hesapla bu helikopter2saat15 dakikahavada kalabiliyor. Kalkışve iniş hesaba katıldığında bu helikopterin havada kalmasüresi1saat 45 dakika ve bu bir İHA için kabul edilemeyecekkadar kısa bir süre
 
NE KADAR VERİMLİ 
Kaba bir hesapla 100 km’lik bir alanı kontroliçingünde 14 kez bu İHA’lardan kaldırmak gerekecek. Normalde bir İHA en az 8-10 saat(ABDninPredator’leri 24-40 saat havada kalabiliyor) havada kalabiliyor. Bir başka ayrıntı ise bu helikopterlerin uçuş yüksekliği 8000-9000ft(2400-2750m) yani olması gerekenin üçte birinden daha az. Bu helikopterlerin gürültü düzeylerini hesaplarsanız, “ne kadar verimli olduğu!”daha iyi anlaşılır. Böyle bir proje ile İHA projelerinin engellenmesi izaha muhtaç bir durum.
 
Hafızada tanımlı hedefi imha edecek
Terörle mücadelede ya da savaşta, cesaret savaşı kazanmaya yetseydi Türk ordusu hiçbirmücadelede kaybetmezdi. Fakat gerçek öyle değil. Bugün ABD dünyanın en iyi ordusuna sahipse bu ne sayısal üstünlüğü ne de eğitim seviyesiyledir. ABD’ye bu üstünlüğü dünyanın hiçbir ülkesinde olmayan modern silah sistemleri yani savunma sanayindeki rakipsizliği sağlıyor. ABD operasyonlarına baktığımızda açıkça görüyoruz. Geçtiğimiz aylarda El-Kaide lideri Usame Bin Ladin’i İHA’larla izleyerek Pakistan’da öldürdü. Yine El Kaide’- nin Yemen sorumlusunu, aynı yöntemle geçen ay Yemen’de öldürdü. Kısa süre önce ise, Muammer Kaddafi’nin Sirte’deki konvoyuna NATO tarafından yapılan saldırının istihbaratı, yine ABD İHA’ları sağladı. 
 
ABD ASKERİ DEĞERLİ 
ABD, şimdilerde, silahlı İHA’ların hedeflerini herhangi bir insan müdahalesi olmadan kendisinin belirlemesi ve imha etmesine yönelik projeyi tamamlamak üzere. Yani İHA’nın hafızasında tanımlı hedef görüldüğünde anında imha edebilecek. Yani, “akıllı” İHA’lar yakın bir zamanda savaş alanlarındaki yerini alacak. Sonuçta ABD askeri değerli, Mehmetçik gibi değil! El bombasının pimini çekip eline vermiyorlar. Peki ABD’nin bu gücü nasıl oluştu? Özetlersek sistem şöyle; ABD, muharebe sahasının ihtiyaçlarını doğru belirleyip elindeki kaynakları verimli kullanıyor. Ar-Ge’ye önem veriliyor. Mesela2012 Savunma Bakanlığı bütçesinin 77milyar doları Ar-Ge’ye ayrıldı. Ayrıca ‘yerli savunma sanayikullanılsın diye “Buy Amerikan” yasası çıkartıldı. İhracat Kontrolü Yasası (Export Control Act) ile de ürettiği teknolojinin diğer ülkelere yayılmasını engellemiş oldu. Özel sektörün de önünü açtılar.kaynak.mynet

En Çok Okunan Haberler

Google Arama