26 Kasım 2011 Cumartesi

Kılıçdaroğlu, Savunma Bakanı'yla tartıştı.

Kılıçdaroğlu, Savunma Bakanı'yla tartıştı


Kılıçdaroğlu, Savunma Bakanı'yla tartıştı.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Avrupa Sosyalistleri partisi kongresi liderler oturumunda AK Parti'den övgüyle bahseden Norveç Savunma Bakanı Espen Barth Eide ile tartıştı.


Oturumu yöneten Norveçli Sosyalist Bakan Eide, Kılıçdaroğlu'na söz vermeden önce ''yeni Türkiye'' hakkında olumlu ifadeler kullandı.

''Son 10 yılda tarihiyle daha barışık, siyasi ve ekonomik gündeminde daha çok ileriye bakan ve Avrupa standartlarından çok daha hızlı ekonomik büyüme gerçekleştiren ve son yıllarda dünyada yeni bir rol düşüncesiyle hareket eden Türkiye'nin yeniden sahneye çıktığını gözlemledik'' diyen Eide, ''tarihiyle ve Müslüman kökenleriyle uzlaşmış Türkiye'nin Kemalist Türkiye'nin otoriter yöntemlerle Batılılaşma çabasından daha Avrupalı olduğunu'' söyledi.

Kılıçdaroğlu, kendisine Türkiye'nin Arap Baharı'nda rol modeli olup olamayacağını sorarak söz veren Eide'ye ''Türkiye son dönemde parlak gelişmeler sağladı diyorsunuz. Doğrudur. Ama o gelişmelerin hangi bedeller ödenerek sağlandığını acaba tahlil ettik mi? Dünyada cari açıkta bir numarayız, bu hiç sorgulanmıyor. Hapisteki gazeteci sayımız Çin'den daha fazla, bu hiç sorgulanmıyor. Medya özgürlüğü yok, bu hiç sorgulanmıyor'' cevabını verdi.



Kemal Kılıçdaroğlu,''Arap halkları, Ortadoğu halkları Türkiye'deki yurttaşların yaşadığı gibi demokrasisi gelişmiş bir ülkede yaşamak istiyorlar. Bizim halkımıza, Türkiye halkına özeniyorlar. Ama bizim yöneticilerimiz Arap yöneticilere, Ortadoğu yöneticilerine özeniyorlar. 'Daha baskıcı olalım, özgürlükleri sınırlayalım, medya özgürlüğünü ortadan kaldıralım'. Bu gerçeğin bilinmesi lazım. Bu gerçek bilinmeden sağlıklı tahlil edilemez'' diye konuştu.

CHP lideri Kılıçdaroğlu, örnek vermek istediğini belirterek ''Rol modeli olacaksak basılmamış kitabın toplatılmaması lazım. Özgürlüklerin sonuna kadar kullanıldığı bir Türkiye'yi bilmemiz lazım. Üniversitelerin özerk olduğu, düşüncelerin özgürce dile getirildiği bir Türkiye'nin olması lazım. O zaman biz rol modeli olmalıyız'' dedi.
Türkiye'de halkın büyük çoğunluğunun Müslüman olduğuna işaret eden Kılıçdaroğlu, ''Ama laik, demokratik ve sosyal hukuk devleti olmak istiyoruz. Din ve devlet ilişkilerini birbirinden ayırmak istiyoruz ve bu konuda önemli adımlar atmak istiyoruz. Ama tam tersine gelişmeler var'' ifadesini kullandı.
Türkiye'nin rol modeli olmasını çok arzu ettiklerini belirten Kılıçdaroğlu, ''Demokrasisinin, özgürlüklerin geliştiği bir ülkede, medyanın özgürce düşündüğü ve yazdığı bir ülkede elbette ki rol modeli olmak isteriz. Ve bu konuda önemli adımlar atmak isteriz. Ama Türkiye bugün içinde bulunduğu koşullar gereği ve özellikle siyasal koşullar gereği rol modeli olmaktan çok uzaktır. Hiç bir Ortadoğu halkı medya özgürlüğü sınırlansın ben Türkiye'yi örnek alayım, baskılar uygulansın ben Türkiye'yi örnek alayım, üniversiteleri konuşmasın ben Türkiye'yi örnek alayım diye düşünmüyordur'' şeklinde konuştu.

Bunun üzerine Norveçli Bakan Eide, Avrupa Sosyalistleri Partisi'nin kongresinde Arap Baharı'yla ilgili çalışma grubunda ''kavramsal çerçevede İran'dan Türkiye dönüş, sosyal demokrasinin ılımlı İslam'la uyumlu hale getirilmesi ve ülkelerin artık diktatörlerce yönetilmemesi'' gibi değerlendirmeler duyduğunu aktardı.

Kılıçdaroğlu tekrar söz alarak, ''Sayın Başkan, şu yanlışa düşmekten de özenle kaçınmamız gerekiyor. Ilımlı İslam diye bir kavram yoktur. Bu kavram belli literatürde yer alıyor ve belli yerlerde kullanılıyor ama sonuçta eğer biz laik bir devleti oluşturacaksak elbette ki herkesin inançlarına saygılı olacağız. Elbette ki herkesin etnik kimliğine saygılı olacağız. Ama dini siyasette belli bir dozda kullanmak olarak eğer ılımlı İslam'ı adlandırıyorsak, bu doğru bir yaklaşım değildir diye düşünüyorum'' ifadelerini kullandı.

Oturum Başkanı Eide, yeniden cevap verme ihtiyacı hissederek ''Sadece (Arap Baharı ile ilgili) çalışma grubunun hazırladığı metinlere işaret etmiştim. Benim ülkemde Hristiyan Demokrat Parti var. On yıllar önce bunlar az ya da çok AK Parti gibiydiler. (En önemli farkları) Müslüman yerine Hristiyan olmalarıydı. O halde bu (süreç) tüm dünyada yaşanıyor'' dedi.

Polisler organ çetesini çökertti.

Polisler organ çetesini çökertti


Polisler organ çetesini çökertti.

Hastane personelinin, giysilerinden şüphelendiği 2 kişiyi ihbar etmesi üzerine harekete geçen polis ekipleri, organ çetesini çökertti.


Olayla ilgili 4 şüpheli gözaltına alındı.

Hastane personelinin, Halit K.ile Yusuf A'nın giysilerinden şüphelenerek polise habervermesi üzerine dün aksam saat 18.30 sıralarında polis ekipleri harekete geçti. Doktor önlüğü giyen polislerin gerçekleştirdiği operasyonda bir işadamına böbrek satışı yapılmak istendiği ortaya çıktı.

Alınan bilgiye göre; Yusuf A 'nın kredi kartı borcunu ödemek için böbreğini 22 bin TL karşılığında satmak istediği belirtildi. Mersin'in tanınmış işadamlarından Halit K. ile bağlantıya geçen şüpheliler, böbreğin uygun olması durumunda 80 bin TL alacakları kaydedildi. Polis ekipleri olayla ilgili olarak işadamının yeğeni olarak gösterilen Yusuf A., işadamı Halit K. ile satışa aracılık eden iki sevgiliyi gözaltına aldı.

Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'nde sorgusu devam eden şüpheliler, sağlık kontrolünden geçirildi.
kaynak.mynet

"Atatürk ve İnönü'den özür dilerim"

"Atatürk ve İnönü'den özür dilerim"


"Atatürk ve İnönü'den özür dilerim"

CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce, “Bir CHP milletvekili olarak ben de Atatürk'ten ve İsmet Paşa'dan özür diliyorum. 9 yıldır bunları yenemedik, iktidar olamadık” dedi.


Türk İş Toplantı Salonu'nda gerçekleştirilen Birleşik Kamu-İş Konfederasyonunun 2. Olağan Genel Kurulu'na katılan Muharrem İnce, burada yaptığı konuşmada, bu ülkenin “adliyesinin, harbiyesinin, zaptiyesinin” işgal edildiğini, “yazamayan bir medya, noterin ötesinde bir Çankaya, konuşmayan bir üniversite, direnmeyen sivil toplum ve korkak bir Türkiye” olduğunu söyedi.

Dersim tartışmasına da değinen İnce, şunları söyledi:

“(Alevilerin kanı size helaldir) diye fetva veren Ebu Suud efendiyi öven bir başbakan, Dersim'den özür diliyor. Olacak iş değil. Daha iki gün önce söylediklerini hatırlayalım. Beni dedi, 'Bir mezhebin mensupları mahkum etti' dedi. Bunun bir an için doğru olduğunu düşünelim. Bu doğru bile olsa bir başbakan bunu söyleyemez. Bu bölücülüğün ta kendisidir. Abdullah Öcalan'dan daha tehlikelidir bu görüş. Bir CHP milletvekili olarak ben de Atatürk'ten ve İsmet Paşa'dan özür diliyorum. 9 yıldır bunları yenemedik, iktidar olamadık.”
kaynak.mynet

Bedelli askerlik yapacaklar dikkat!

Bedelli askerlik yapacaklar dikkat!


Bedelli askerlikle ilgili yeni düzenleme getiren tasarı, TBMM’de ne kadar geç kabul edilirse, yükümlüler de o kadar sevinecek.


Yasa Resmi gazetede yayınlanana kadar 30 yaşından gün alanlar kapsama girecek.

Bedelli askerlikle ilgili yeni düzenleme getiren kanun tasarısı, TBMM’de ne kadar geç kabul edilirse, yükümlüler de o kadar sevinecek. Yasa tasarısı TBMM’de kabul edildikten sonra Cumhurbaşkanı Gül’ün de 15 gün süreyle inceleme yetkisi bulunuyor. Gül bu süreyi kullanırsa, 1982 Aralık ayı ortasında doğanlar da kapsama girecek.

Tasarı kanunlaşıp Cumhurbaşkanının imzası ve Resmi Gazetede yayımı tarihinde yürürlüğe girecek. Resmi Gazetede yayınlanana kadar geçecek sürede 29 yaşını tamamlayıp, 30 yaşından gün alanlar da yasadan yararlanacak. Böylelikle 1982 yılının Aralık ayında doğanlar da yasanın yayımına kadar 30 yaşından gün alırlarsa kapsama girecek.

KAÇAKLAR DA KAPSAMDA
Yasa ile 30 yaşından gün almış olanlar, 30 bin Türk lirası karşılığında bedelli askerliğe hak kazanacak ve 21 gün temel askerlik hizmetinden de muaf tutulacak. Yurt dışında 3 yıl çalışanlar ise yaş sınırı olmadan, 10 bin Avro bedelle askerlik yapacak ve temel askerlik hizmetinden muaf olacak.

Düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihte, askerlik hizmetine başlamamış ve 30 yaşından gün almış yükümlüler, 6 ay içinde askerlik şubelerine başvurarak 30 bin lirayı ödemeleri şartıyla temel askerlik eğitimine tabi tutulmaksızın askerlik hizmetini yerine getirmiş sayılacak.

Yasa ile uygulamadan yararlanan yükümlüler hakkında saklı, yoklama kaçağı ve bakayadan dolayı idari ve adli soruşturma ve kovuşturma yapılmayacak, başlatılmış olanlar sona erdirilecek.
 kaynak.mynet

Tesisatçı gittiği evde tecavüze yeltendi!

Anahtar kelime giriniz


Tesisatçı gittiği evde tecavüze yeltendi!


Su tesisatını onarmak için gittiği evde 26 yaşındaki N.K. adlı kadını döverek tecavüz etmek isteyen kişi yakayı ele verdi.


Bursa'da su tesisatını onarmak için gittiği evde 26 yaşındaki N.K. adlı kadını döverek tecavüz etmek istediği öne sürülen 31 yaşındaki Mehmet R., polis tarafından yakalandı. Suçunu inkar eden tesisatçıyı, evde düşürdüğü kontrol kalemindeki parmak izleri ele verdi.
Bursa'da su ve elektrik tesisatçısı 2 çocuk babası Mehmet R. bir süre önce eşinden boşandıktan sonra ayrı yaşayan N.K. adlı kadının elektrik tesisatını onardı. Her türlü tesisat işi yaptığını söyleyen Mehmet R. üzerinde cep telefonu yazılı kartı N.K.'ye verdi. Evindeki banyoda su kaçağı olan N.K., su tesisatı da yaptığını söyleyen Mehmet R.'yi aradı.
Önceki gün N.K.'nın merkez Yıldırım İlçesi Duaçınar Mahallesi Duaçınar Mahallesi'ndeki evine giden R., bir ara su kaçağının nereden kaynaklandığını göstermek için banyoya çağırdı. İddiaya göre, burada N.K.'yi önce dövdü, sonra tecavüz etmek istedi. Genç kadının bağırıp yardım istemesi sonucu paniğe kapılan Mehmet R. kaçtı. Belirtilen adrese gelen polis, R.'ye bıraktığı karttaki adresinden ulaştı. Gözaltına lınan ve suçlamayı kabul etmeyen R.'yi, N.K.'yi döverken düşürdüğü kontrol kalemi ele verdi. İfadesi alınan Mehmet R., çıkartıldığı nöbetçi mahkemece tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.
kaynak.mynet

Türkiye'nin müdahalesine karşı

Türkiye'nin müdahalesine karşı


Irak Cumhurbaşkanı Celal Talabani, batının ya da Türkiye'nin Suriye'ye askeri müdahalesine karşı olduklarını söyledi.


Talabani, Irak'ın yarı resmi kanalı olan El Irakiye televizyonuna yaptığı açıklamada, batının ya da Türkiye'nin Suriye'ye askeri müdahalede bulunmasına karşı olduklarını ve Suriye tarafıyla yaptıkları yazışmalarda, Başbakan Nuri El Maliki, Dışişleri Bakanı Hoşyar Zebari ve Hükümet sözcüsü Ali Debbağ tarafından daha önce yapılan açıklamalarda da bunun dile getirildiğini kaydetti.

Talabani, "Suriye halkının haklı demokratik taleplerinin yanında olduklarını, Suriye'deki sorunların batılı askeri müdahale yerine Arap girişiminin daha hayırlı olabileceğine inandıklarını" ifade etti.
Suriye'deki mevcut durum yerine "aşırıcı" tarafların gelmesinden korktuklarını dile getiren Talabani, demokrasiye, demokratik Irak'a ve Arap Baharının asıl amacına düşman olacak "aşırıcılıktan" açık bir şekilde korktuklarını kaydetti.

Terör örgütünün silah bırakması
Talabani, terör örgütü PKK'nın silah bırakmasıyla ilgili bir soru üzerine de, "dönemin silahlı mücadele dönemi olmadığını, PKK'nın mutlaka silah bırakması gerektiğini" söyledi.

"Bu konuda PKK'yı ikna etmeye çalıştığını ve PKK'nın silahı bırakma konusunda 2 şart öne sürdüğünü" dile getiren Talabani, şöyle konuştu:

"PKK, silah bırakma konusundaki girişimimden memnun olduğunu ve Başbakan Recep Tayip Erdoğan'ın silah bırakması konusundaki çağrısını yerine getirme konusunda bir endişelerinin bulunduğunu dile getirdi. Bana aynen şu söylendi, 'Silahı bırakıp dağdan şehre inmemiz isteniyor. Gideceğimiz yer neresi? Ev mi, yoksa hapis mi? Birinci şartımız genel af ilan edilsin. Hazırlanacak yeni anayasada 'Türkiye'nin hepsi Türk değildir. Türkiye birçok ırktan oluşur' ifadesine yer verilsin'.

PKK'yı ikna etme konusunda başarılı olduk sayılır. Türk tarafını ikna etme konusunda yarım başarılı olmuş sayılırız. Bu konuda kardeşim Mesut Barzani ve Berham Salih Türk tarafıyla iyi çalışma yürütüyor."

ABD güçlerinin Irak'tan çekilmesi
ABD güçlerinin Irak'tan çekilmesine de değinen Talabani, Amerikan askerlerinin ülkeden çekilmesinden sonra polis ve ordunun iç güvenliği sağlayabileceğini, ancak hava, deniz savunmasında ve yeni silahların kullanılmasında büyük sorun olduğunu belirtti.

Talabani, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Cumhurbaşkanı olarak hava, deniz ve piyade subaylarının sundukları raporları inceledim. Bu raporlara göre Amerikan güçlerinin varlığına ya da en azından Amerikan güçlerinin eğitmen olarak kalmasına ihtiyaç duyulduğunu gördüm. Subaylar, hava sahasını, karasularımızı korumaya muktedir olmadıklarını, hatta yeni satın alınan silahları ve Amerikalılardan alınan silahları kullanamadıklarını söyledi.

 Bu raporları siyasi parti ve oluşumların başkanlarına gösterdik. Irak ordusundaki tüm subaylar ülkede Amerikan güçlerinin, ister eğitmen ister teröre karşı verilen mücadelede veya ülke savunmasında Irak güçlerine destek veren güç olarak kalmasını istiyor. Siyasi parti ve oluşumların başkanları Amerikan güçlerinin ülkede dokunulmazlıktan yoksun kalması konusunda karar verdi. Kürt tarafı Amerikan güçlerinin ülkede kalmasından yana oy kullanmıştı."
kaynak.mynet

Kılıçdaroğlu, Savunma Bakanı'yla tartıştı..

Kılıçdaroğlu, Savunma Bakanı'yla tartıştı


Kılıçdaroğlu, Savunma Bakanı'yla tartıştı..

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Avrupa Sosyalistleri partisi kongresi liderler oturumunda AK Parti'den övgüyle bahseden Norveç Savunma Bakanı Espen Barth Eide ile tartıştı.


Oturumu yöneten Norveçli Sosyalist Bakan Eide, Kılıçdaroğlu'na söz vermeden önce ''yeni Türkiye'' hakkında olumlu ifadeler kullandı.

''Son 10 yılda tarihiyle daha barışık, siyasi ve ekonomik gündeminde daha çok ileriye bakan ve Avrupa standartlarından çok daha hızlı ekonomik büyüme gerçekleştiren ve son yıllarda dünyada yeni bir rol düşüncesiyle hareket eden Türkiye'nin yeniden sahneye çıktığını gözlemledik'' diyen Eide, ''tarihiyle ve Müslüman kökenleriyle uzlaşmış Türkiye'nin Kemalist Türkiye'nin otoriter yöntemlerle Batılılaşma çabasından daha Avrupalı olduğunu'' söyledi.

Kılıçdaroğlu, kendisine Türkiye'nin Arap Baharı'nda rol modeli olup olamayacağını sorarak söz veren Eide'ye ''Türkiye son dönemde parlak gelişmeler sağladı diyorsunuz. Doğrudur. Ama o gelişmelerin hangi bedeller ödenerek sağlandığını acaba tahlil ettik mi? Dünyada cari açıkta bir numarayız, bu hiç sorgulanmıyor. Hapisteki gazeteci sayımız Çin'den daha fazla, bu hiç sorgulanmıyor. Medya özgürlüğü yok, bu hiç sorgulanmıyor'' cevabını verdi.


Kemal Kılıçdaroğlu,''Arap halkları, Ortadoğu halkları Türkiye'deki yurttaşların yaşadığı gibi demokrasisi gelişmiş bir ülkede yaşamak istiyorlar. Bizim halkımıza, Türkiye halkına özeniyorlar. Ama bizim yöneticilerimiz Arap yöneticilere, Ortadoğu yöneticilerine özeniyorlar. 'Daha baskıcı olalım, özgürlükleri sınırlayalım, medya özgürlüğünü ortadan kaldıralım'. Bu gerçeğin bilinmesi lazım. Bu gerçek bilinmeden sağlıklı tahlil edilemez'' diye konuştu.

CHP lideri Kılıçdaroğlu, örnek vermek istediğini belirterek ''Rol modeli olacaksak basılmamış kitabın toplatılmaması lazım. Özgürlüklerin sonuna kadar kullanıldığı bir Türkiye'yi bilmemiz lazım. Üniversitelerin özerk olduğu, düşüncelerin özgürce dile getirildiği bir Türkiye'nin olması lazım. O zaman biz rol modeli olmalıyız'' dedi.
Türkiye'de halkın büyük çoğunluğunun Müslüman olduğuna işaret eden Kılıçdaroğlu, ''Ama laik, demokratik ve sosyal hukuk devleti olmak istiyoruz. Din ve devlet ilişkilerini birbirinden ayırmak istiyoruz ve bu konuda önemli adımlar atmak istiyoruz. Ama tam tersine gelişmeler var'' ifadesini kullandı.

Türkiye'nin rol modeli olmasını çok arzu ettiklerini belirten Kılıçdaroğlu, ''Demokrasisinin, özgürlüklerin geliştiği bir ülkede, medyanın özgürce düşündüğü ve yazdığı bir ülkede elbette ki rol modeli olmak isteriz. Ve bu konuda önemli adımlar atmak isteriz. Ama Türkiye bugün içinde bulunduğu koşullar gereği ve özellikle siyasal koşullar gereği rol modeli olmaktan çok uzaktır. Hiç bir Ortadoğu halkı medya özgürlüğü sınırlansın ben Türkiye'yi örnek alayım, baskılar uygulansın ben Türkiye'yi örnek alayım, üniversiteleri konuşmasın ben Türkiye'yi örnek alayım diye düşünmüyordur'' şeklinde konuştu.

Bunun üzerine Norveçli Bakan Eide, Avrupa Sosyalistleri Partisi'nin kongresinde Arap Baharı'yla ilgili çalışma grubunda ''kavramsal çerçevede İran'dan Türkiye dönüş, sosyal demokrasinin ılımlı İslam'la uyumlu hale getirilmesi ve ülkelerin artık diktatörlerce yönetilmemesi'' gibi değerlendirmeler duyduğunu aktardı.
Kılıçdaroğlu tekrar söz alarak, ''Sayın Başkan, şu yanlışa düşmekten de özenle kaçınmamız gerekiyor. Ilımlı İslam diye bir kavram yoktur. Bu kavram belli literatürde yer alıyor ve belli yerlerde kullanılıyor ama sonuçta eğer biz laik bir devleti oluşturacaksak elbette ki herkesin inançlarına saygılı olacağız. Elbette ki herkesin etnik kimliğine saygılı olacağız. Ama dini siyasette belli bir dozda kullanmak olarak eğer ılımlı İslam'ı adlandırıyorsak, bu doğru bir yaklaşım değildir diye düşünüyorum'' ifadelerini kullandı.

Oturum Başkanı Eide, yeniden cevap verme ihtiyacı hissederek ''Sadece (Arap Baharı ile ilgili) çalışma grubunun hazırladığı metinlere işaret etmiştim. Benim ülkemde Hristiyan Demokrat Parti var. On yıllar önce bunlar az ya da çok AK Parti gibiydiler. (En önemli farkları) Müslüman yerine Hristiyan olmalarıydı. O halde bu (süreç) tüm dünyada yaşanıyor'' dedi.
kaynak.mynet

İran'dan şok tehdit..

İran'dan şok tehdit

İran'dan şok tehdit..

İRAN Hava-Uzay Kuvvetleri Komutanı Tuğgeneral Emir Ali Hacizade, İran’a karşı olası saldırıda ilk önce Türkiye’deki NATO füze kalkanı sistemini hedef alacaklarını bildirdi.


İran’ın Mehr ve SNN ajanslarında yer alan habere göre, Horremabad şehrindeki Devrim Muhafızları’na bağlı Besiç milislerinin toplantısında konuşan Tuğgeneral Hacizade, Türkiye’de kurulacak NATO füze kalkanı sistemi üzerinden Türkiye’ye yüklendi.

İranlı komutan, “Biz kendimizi hazırlamışız ve İran’a karşı bir saldırı oluşursa ilk adım olarak Türkiye’deki füze kalkanı sistemlerini vuracağız ve daha sonra diğer hedeflere yöneleceğiz” diye konuştu

Tuğgeneral Hacizade, “Türkiye’ye yerleştirilecek füze kalkanı sistemi, NATO’nun değil ABD’nin istemi üzerine İsrail’i koruma amacıyla yapılıyor. Onlar, başta Türk halkı olmak üzere dünya kamuoyunu kaldırmak için NATO’un bu işi yapmak istediğini söylüyorlar. Günümüzde Siyonist rejim (İsrail) işlerini ABD adına, ABD ise işleri NATO örtüsü altında yürütmektedir. Buna rağmen Türk halkı bilinçlidir ve biz inanıyoruz ki bu akıllı millet bu komployu önleyecektir. Müslüman Türk halkı, zamanı geldiğinde bu sistemi paramparça edecek” ifadesini kullandı.

Türkiye’deki füze radarı sisteminin 1000 kilometrelik bir alanı kapsayabildiğini söyleyen Hacizade, ABD’nin İran’ın güney kısmı için de Basra Körfezi ülkelerinden birinde başka bir füze kalkanı sistemi oluşturmaya çalıştığını ileri sürdü.
kaynak.mynet

Türk hacılara skandal iftira..

Türk hacılara skandal iftira


Suriye’de halkını acımasızca katleden Beşşar Esed’in askerleri 7 hacımızı esir aldı. Ajan diye tutuklanan hacılardan 5 gündür haber alınamıyor.


Hac vazifesini tamamlayarak Türkiye'ye dönüşe geçen 7 Türk, Suriye topraklarında askerlerce 'ajan' suçlamasıyla gözaltına alındı. Alıkonulan hacılardan Cengiz Kıdık, 5 gündür güzel bir haber bekleyen eşini, dün geç saatlerde arayarak serbest bırakıldığının müjdesini verdi.

Bugün'ün haberine göere Düzce Üniversitesi'ne bağlı bir yurtta sorumlu olarak çalışan Cengiz Kıdık, hac vazifesini yapmak için kutsal topraklara gitti.Kasaplık sertifikası olduğu için özel bir şirket aracılığıyla Mekke'ye gidenKıdık, 4 gün kurban kesimi yaptı. Eşi Hanife Kıdık'ın "Bol bol fotoğraf çek gelince her şeyi anlatırsın" demesi üzerine cep telefonuyla her anı kaydeden Kıdık, dönüş yolculuğunda da telefonunun elinden düşürmedi.

Suriye topraklarındaki yolculuk sırasında askeri bir noktada otobüsten indirilen hacılar arasında olanKıdık, Arapça bilmesi nedeniyle askerlerle konuştu. Cep telefonunu inceleyen askerler çekilen yüzlerce fotoğrafı görünce Türk hacıya 'ajanmuamelesi' yaptı.Arkadaşlarının anlatımıylaKıdık'a, "Türksün ve bu kadar fotoğraf çektiğine göre ajansın" diyen Suriye askerleri, Türk hacıyı gözaltına alarak götürdü. Tam 5 gündür kendisinden haber alınamayan Kıdık'ın ailesi, gözü yaşlı şekilde umutlu bekleyişini sürdürdü.

EŞİNDEN DUA İSTEMİŞ

6 yıllıkhayat arkadaşı yetkililerle görüştüğünü ancak olumlu bir haber alamadığını söyleyen HanifeKıdık, "Mahvolmuş durumdayım.Pazar günü burada olacaklardı.Her akşam konuştuk.Çok heyecanlıydı. Dua et Suriye karışıkmış ama sağ salimgeleceğiz inşallahdedi. 3. güntümhacı arkadaşları döndü ama o dönemedi." şeklinde konuştu.

5 GÜN ALIKOYMUŞLAR


Umutla bekleyişini sürdüren Hanife Kınık'amüjdeli haberi eşi Cengiz Kıdık telefonla verdi. Eşi Hanife'yi gece geç saatlerde telefonla arayan Cengiz Kıdık, "5 gün tutulup, salıverildiklerini ve Hatay'da bir otele yerleştiklerini" bildirdi.

3 SAAT DİRENDİK AMA...


Hac vazifesini Cengiz Kıdık ile birlikta yapan arkadaşı İbrahim Akbaş da üzücü gelişmeyi doğruladı. Suriye çıkışına 30 kilometre kala otobüslerinin durudurulduğunu söyleyen Akbaş, anayolda askerlerin yolu çevrirerek çatışma olduğu gerekçesiyle kendilerini başka bir yola yönlendirdiğini belirtti. Askerlerin kendilerine el salladığı sırada Kıdık'ın cep telefonuyla kameraya çektiğini söyleyen Akbaş, tutuklanma anını şöyle anlattı: "Cengiz Arapça konuştu. Cep telefonunu aldılar. 3 saat mücadele ettik. Ajan değiliz dedik. Ama alamadık. 1 saat sonra sınıra getireceğiz dediler. Götürdüler. Büyükelçiler karakol karakol geziyor ama nerede olduğu belli değil. 20 gün beraberdik. Sırt sırta uyuduk. Hepimiz dua edip mutlu bir haber bekliyoruz."
kaynak.mynet

İşte Apo nun 12 yıldır saklanan sevgilisi..

İşte 12 yıldır saklanan sevgilisi


İşte Apo nun 12 yıldır saklanan sevgilisi..

PKK lideri Öcalan'ın, Kenya'da yakalandığı güne kadar süren kaçış döneminde yanında olan sevgilisi Ayfer Kaya İtalya'da görüntüledi.


Kesire Öcalan'la birlikte PKK'nın iki "derin yengesi"nden biri olan Kaya İtalya'da yeni sevgilisiyle restoranlar zinciri işletiyor
 
PKK lideri Öcalan'ın, 9 Ekim 1998'de Suriye'den çıktıktan sonra Yunanistan, Rusya, İtalya ve Kenya arasında sahte pasaportla mekik dokuduğu dönemde hep yanında olan örgütün kara kutusu Ayfer Kaya İtalya'da görüntülendi.

Öcalan'ın o dönemdeki sevgilisi olan ve Kesire Öcalan'la birlikte PKK'nın iki 'derin yengesi'nden biri kabul edilen Rozerin kod adlı Kaya şimdi İtalyan gizli servisinin himayesinde, Modena adlı İtalyan şehrinde yaşıyor. Öcalan'ın, Kenya'nın başkenti Nairobi'de yakalandığı 16 Şubat 1999'da ortadan kaybolan Kaya, sorular karşısında şaşırarak "Beni nasıl buldunuz? Sorularınıza cevap vermeyeceğim. Asla konuşmayacağım. Gitmezseniz polisi arayacağım" dedi. Şimşek, Kaya'nın şimdiki sevgilisi olan PKK'nın Modena yapılanması yöneticilerinden Mehmet Can Altunbaş'ın talebi üzerine sarı basın kartını gösterdi. Kaya polisin kendisi hakkında da rutin işlem yapabileceği endişesi ile polisi aramaktan vazgeçti.

TİCARETLE UĞRAŞIYOR

12 yıl önce olduğu gibi halen Yunanistan himayesinde olan Kaya Yunan pasaportu kullanıyor. Yakalanmadan önce Öcalan'ın Avrupa'daki en önemli danışmanı, tercümanı ve sevgilisi olan Kaya, Yunanca, İtalyanca, İngilizce, Fransızca, Türkçe ve Kürtçe'yi akıcı biçimde konuşuyor. İtalya'da restoranlar zinciri olan Kaya sevgilisi ile birlikte ticaretle uğraşıyor. 1970 Elazığ Maden doğumlu Altunbaş, Via Emilia Est 361, 41100 Modena adresindeki Meraviglia Snc isimli döner lokantasını N.A. ile birlikte işletti ve bir süre önce sattı. Kaya'nın da ortağı olduğu işyerinin vergi numarası Ticaret Odası kayıtlarına göre 03191230360.

PKK lideri Öcalan'ın, Kenya'da yakalandığı güne kadar süren kaçış döneminde yanında olan sevgilisi Ayfer Kaya İtalya'da görüntüledi. Kesire Öcalan'la birlikte PKK'nın iki "derin yengesi"nden biri olan Kaya İtalya'da yeni sevgilisiyle restoranlar zinciri işletiyor

BURNUNA ESTETİK YAPTIRMIŞ

Kaya 12 yılda biraz değişmiş. Burnuna bir estetik operasyon yaptırmış ve çok az kilo almış. Kaya, İtalya'da İtalyan gizli servisi tarafından korunuyor. Bununla birlikte onu asıl koruyan ülke Yunanistan. İtalya, bir uluslararası kriz halinde rahatça sınır dışı edilebilmek için Kaya'ya bir İtalyan pasaportu vermemiş. Öcalan'ın Avrupa'ya gidişinden sonra onun siyasi danışmanlığını yapan Kaya, Öcalan'ın geçmişteki akıl hocası ve sağ kolu olarak görülüyor. Kaya, örgütün Avrupa kadrosundaki "en zeki kadın" olarak nitelendiriliyor. Öcalan'ın Suriye'den ayrıldıktan sonraki Yunanistan, Rusya ve İtalya seyahatlerini ayarlayıp bağlantıları sağlayan kilit isim olan Kaya'nın,Yunanistan'daki en önemli bağlantısı ise Golfo Gourna isimli bir kadın.

BU SORULAR YANITSIZ KALDI

Sabah Özel İstihbarat Müdürü Abdurrahman Şimşek, İtalya'da bulduğu Kaya'ya şu soruları yöneltti: Kürt sorununun çözümüyle ilgili arayışları nasıl değerlendiriyorsunuz? Örgütle bağlantınız var mı? Öcalan'ın yakalanma sürecini anlatır mısınız? PKK ve KCK'ya yönelik operasyonları nasıl değerlendiriyorsunuz? Türkiye'ye dönmeyi düşünüyor musunuz? Öcalan yakalandıktan sonra 12 yıl 10 ay boyunca ne yaptınız?

KIRMIZI BÜLTENLE ARANIYOR

Türkiye tarafından Kırmızı Bülten'le aranan Kaya 2 Şubat 2008'de Avusturya'dan Almanya'ya geçerken şüphe üzerine durduruldu ve Münih Neudeck Cezaevi Kadınlar Koğuşu'na konuldu. O dönemde de Yunan pasaportu kullanan Kaya, Türkiye'den istenen belgelerin zamanında gönderilmediği gerekçesiyle serbest bırakıldı.

LİSEYİ BİTİRDİ PKK'YA KATILDI

Öcalan'ın hâlâ resmi nikâhlı karısı olan Kesire Öcalan gibi aslen Elazığlı olan Kaya, 28 Şubat 1971 Bingöl doğumlu ve Merkez Yeniköy nüfusuna kayıtlı. Ailesinin göç ettiği Kütahya'da büyüdü. Ailenin dört çocuğundan ikincisi. Ortaokul 3'ten tasdikname alan Kaya 5 yıl sonra aftan yararlanıp mezun oldu. Kaya bu dönemden sonra PKK'ya katıldı. Öcalan ile birlikte olduğu ortaya çıkınca Kaya'nın Kütahya'da yaşayan babası Hasan Fehmi Kaya ve annesi Zahide Kaya, "Kızımız Apo'nun metresi olamaz" diye açıklama yapmıştı. Kaya'nın ailesi, Öcalan'ın yakalanmasından sonra bir süre polis tarafından korunmuştu.

DERİN MİLİTANLAR

Kaya, Kesire Öcalan ve Özdemir Sabancı suikastı zanlısı DHKP-C'li Fehriye Erdal'la birlikte Avrupa servislerince korunan ve Türkiye'ye iade edilmeyen "derin kadın militanlar" arasında yer alıyor. İstihbarat kaynakları, Rozerin için "Bir istihbarat elemanı. Ve korunuyor" yorumunda bulunuyor. Kesire Öcalan'ın İsveç'te yaşadığı, bir süre öncesine kadar Belçika'da bulunan Fehriye Erdal'ın ise öldürüldüğü iddia edilmişti.
kaynak.mynet

KCK oprerasyonunda flaş gelişme..

KCK oprerasyonunda flaş gelişme


KCK oprerasyonunda flaş gelişme..

İstanbul'daki KCK soruşturması kapsamında adliyeye sevkedilen 43 kişiden 33'ü tutuklandı, 10 kişi iseserbest bırakıldı.


Beşiktaş'taki İstanbul Adliyesinde Cumhuriyet savcıları tarafından ifadeleri alındıktan sonra tutuklanmaları istemiyle nöbetçi 11. Ağır Ceza Mahkemesi'ne sevk edilen 43 kişiden 33'ü tutuklanırken 10 kişi serbest bırakıldı.

Dün sabah saatlerinde Beşiktaş'taki İstanbul Adliyesine sevk edilen 46 kişinin ifadeleri, soruşturmayı yürüten özel yetkili Cumhuriyet savcıları Adnan Çimen ve İsmail Tandoğan'ın yanı sıra adliyede görevli diğer savcılarca akşam saatlerinde tamamlanmıştı.

Bu kişilerden 41'i avukat, 43'ü savcılık tarafından tutuklanmaları istemiyle İstanbul Nöbetçi 11. Ağır Ceza Mahkemesine sevk edilmiş, 3 kişi de serbest bırakılmıştı.

Bu arada, aralarında avukatların da bulunduğu bu kişilerin, mahkemede savunmaları için İstanbul Barosunca görevlendirilen avukatları reddederek, kendi avukatlarını talep ettikleri, bu sanık avukatlarının ise mahkemenin bağımsız ve tarafsız olmadığını iddia ederek, savunma yapmadıkları öğrenilmişti.
kaynak.mynet

Kozinoğlu’nun mektup sırrı

Kozinoğlu’nun mektup sırrı


Kozinoğlu’nun mektup sırrı..

MİT’çi Kozinoğlu’nun cezaevinde ölümünden önce avukatına yazdığı mektup ve savunma metni avukatına verilmedi.


Avukat, “Bu kararı anlamış değilim. Nasıl gizlilik kararı verilebilir?” diye şaşkınlığını ifade etti

Cezaevinde geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybeden MİT’çi Kaşif Kozinoğlu’nun ölümünden önce avukatına yazdığı mektupla, yaşayıp katılması halinde Odatv davasında yapacağı savunma metni, “gizlilik” kapsamına alındı. Savcılık bu gerekçeyle iki evrakı da avukata vermedi.
Kozinoğlu tarafından kaleme alındığı belirtileniçeriği bilihmeyen savunma ve mektuba savcılık ölümünün ardından el koydu.
Avukat Hüseyin Derin Yarsuvat, ölümünün ardından sözkonusu mektubu ve savunmayı savcılıktan talep etti. Cuma günü Kozinoğlu’na ait mektup ve savunmanın avukatlarına verileceği bildirildi. Ancak, Silivri Başsavcılığı’na giden avukat Yarsuvat’a mektup ve savunma verilmedi. Nedeni ise gizlilik kararı olarar açıklandı.

Silivri Başsavcılığı’nca, Kozinoğlu’nun ölümüne ilişkin soruşturma yürütüldüğü ve bu soruşturma çerçevesinde Kozinoğlu’nun koğuşunda bulunan mektup ve savunmaya el konulduğu belirtildi. Soruşturma dosyası üzerinde gizlilik kararı bulunduğunu belirten savcılığın, avukat Yarsuvat’a mektup ve savunmayı vermediği öğrenildi.

‘Gizlilik verilemez’
Yarsuvat, “Bugün (cuma günü) mektup ve savunma metnini almak için adliyeye gittim. Savcılık bana ‘gizlilik kararı’ bulunduğunu ve veremeyeceğini belirtti. Bu kararı anlamış değilim. Burada bir suç araştırılmıyor. Nasıl gizlilik kararı verilebilir? Mektup ve savunmanın, avukatı olarak bize verilmesi lazım. Kozinoğlu’nun orada neler yazdığını bilmek istiyoruz” dedi. Yarsuvat, gizlilik kararına itiraz edeceğini belirtti.
 kaynak.mynet

Öğrencilere eylem için yer gösterdi..

Öğrencilere eylem için yer gösterdi


Öğrencilere eylem içinyer gösterdi.

Karadeniz Teknik Üniversitesi’nde kadına yönelik şiddeti kütüphane önünde protesto eden öğrencilere Rektör İbrahim Özen’den uyarı geldi.


KTÜ Kadın Kolektifi üyesi yaklaşık 50 öğrenci, ''25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele ve Dayanışma Günü'' dolayısıyla İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi önünde toplandı.

Öğrenciler, ellerinde bulunan ''Kadın cinayetlerine yeter'', ''Mahkum kadın suçlu kim'' yazılı döviz ve pankartlar ile çeşitli sloganlar atarak Faik Ahmet Barutçu Kütüphanesi önüne kadar yürüyüş yaptı.

Burada öğrenciler adına basın açıklamasını okuyan Melike Arduç, ülke genelinde kadınlara yönelik yapılan şiddet olaylarına karşı insanların sessiz kaldığını öne sürerek, ''Bugün kadına yönelik şiddetle mücadele günü. Ama kadına yönelik her türlü şiddetin maksimum düzeyde yaşandığı bir yıl aynı zamanda. Bu kadar inanılmaz artış yaşanırken biz üniversiteli kadınların buna tepkisiz kalması asla beklenemezdi'' diye konuştu.

Açıklama sırasında düdük çalarak sloganlar atan öğrenci grubunun yanına gelen Rektör Prof. Dr. İbrahim Özen, öğrencilerin kütüphane içerisinde ders çalıştığını ve sesten rahatsız olabileceklerini ifade etti. Özen, ''Burası öğrencilerin ders çalıştığı alan, yaptığınız yanlış. Buyurun rektörlüğün önünde yapın, buraya 50 metre. Kütüphane önünde müsaade etmiyorum, gelin orada yapın'' dedi.

Bazı öğrenciler, Özen'in bu isteğine itiraz etti. Kütüphane önünde basın açıklamasını bitiren öğrenciler, olaysız şekilde dağıldı.
kaynak.mynet

2 arkadaş ölümlerini yazıp intihar etti.

2 arkadaş ölümlerini yazıp intihar etti


2 arkadaş ölümlerini yazıp intihar etti.
Malatya'da iki genç, kendilerini ağaca asarak intihar etti. Gençler, olaydan saatler öncesinde sosyal paylaşım sitesi Facebook'taki sayfalarındaki bilgi kısmına, "Öldü" yazısını ekledikleri ve ölümle ilgili ifadeler kullandıkları görüldü.
Olay, Yeşilyurt ilçesine bağlı Gündüzbey kasabasının Ören mevkiinde meydana geldi.
Alınan bilgiye göre, gece saat 21.30 sıralarında iki genci bir ağaçta asılı vaziyette gören vatandaşlar, durumu polise bildirdi.
İhbar üzerine olay yerine polis ekipleri ve ambulans yönlendirildi. Olay yerinde yapılan incelemede, isimleri Adıgüzel Volkan Çoban ile Alper Kızılkaya olan 17 yaşlarındaki iki gencin ölmüş olduğu tespit edildi.
İki gencin cesedi, cenaze aracıyla otopsi yapılmak üzere Malatya Adli Tıp Kurumu'na kaldırıldı. Ölen gençlerden birinin üzerinde not bulunduğu ve helallik istediği öğrenildi.
ÖLECEKLERİNİ SÖYLEDİLERİki gencin de, olaydan saatler öncesinde sosyal paylaşım sitesi Facebook'taki sayfalarındaki bilgi kısmına, "Öldü" yazısını ekledikleri ve ölümle ilgili ifadeler kullandıkları görüldü.
Adıgüzel Volkan Çoban'ın Facebook'taki sayfasında, "Bir gün ölürüm sevgilim sana doyamadan. Bir çelenk hazırla hiç ağlamadan. Tabutumda isterim yeşille kara. Bir gün yolun düşerse mezarlığa, otlarla sarılı bir mezar ara. Dök gözyaşlarını zorlada olsa. Orda bir ölü var. Tam 17 yaşında" ifadeleri yer alıyor.
Aynı ifadelerin mezar taşına yazılmış vaziyette bir de fotoğraf yer alıyor.
İntihar eden Alper Kızılkaya'nın da Facebook sayfasına olaydan saatler önce "Öldü" yazdığı öğrenilirken, duvarındaki son mesajında ise, "Hepinizi çok seviyorum" ifadesini kaydettiği görüldü.
Olayla ilgili soruşturma sürüyor.
kaynak.mynet

‘Maya’lar 2012’de ısrarlı!

‘Maya’lar 2012’de ısrarlı!


‘Maya’lar 2012’de ısrarlı!

Meksika Ulusal Antropoloji ve Tarih Enstitüsü, antik bir Maya sitesinde dünyanın sonunun Aralık 2012’de geleceğini öne süren bir başka taş daha keşfetti


Dünyanın sonunun geleceği öne sürülenAralık 2012 tarihi bugüne dek sadece bir tektablet üzerinde yazılı halde bulunmuştu. Meksika’nın güneyindeki Tortuguero antik sitesinde bulunan taşın üzerinde 21 ve 23 Aralık tarihlerini gösteren yazılar bulundu.

Enstitü keşfin birkaç yıl önce yapıldığını ancak üzerindeki çalışmalar sürdüğü için şimdi açıklanabildiğini belirtti. Taşın halka açık bir şekilde sergilenmeyeceği de açıklandı. Maya Kehanetleri’ne göre 2012’de dünya son çağına girecek ancak bu büyük bir tufandan sonra olacak. Enstitü uzmanları bu tarihte dünyanın sonunun gelmeyeceğini savunuyor.
kaynak.mynet

En Çok Okunan Haberler

Google Arama