11 Aralık 2011 Pazar

Kadın askerlerin tecavüz isyanı

Kadın askerlerin tecavüz isyanı


Kadın askerlerin tecavüz isyanı

ABD Ordusu’nda son bir yılda 3 bin 158 cinsel saldırı suçu işlendiği belirtildi.


Bunlardan sadece 529’u mahkemeye taşındı. Araştırmalara göre Irak’taki kadın askerlerin, ordudan bir askerin cinsel saldırısına uğramasının düşman kurşunu ile ölmesinden  daha büyük bir olasılık.

Türkiye'yi kızdıracak teklif

Türkiye'yi kızdıracak teklif


Türkiye'yi kızdıracak teklif.


Fransa Meclisi Genel Kurulu, geçenhafta Yasalar Komisyonunda kabul edilen, yasa teklifini, 19 Aralık'ta oylayacak.


Fransa Meclisi Genel Kurulu, geçen haftaYasalar Komisyonunda kabul edilen, yasa teklifini, 19 Aralık'ta oylayacak. Yasalar komisyonunda kabul yasa teklifinde, "Fransız yasaları tarafından tanınan soykırımların inkarı, bir yıl ile 45 bin avro para cezasına çarptırılır" ifadesi yer alıyor.

Fransa parlamentosu, 29 Ocak 2001 tarihinde, "Fransa, 1915 yılındaki Ermeni soykırımını tanır" ifadesiyle kaleme alınan bir yasayı onaylamıştı.

-Sarkzoy yeşil ışık yaktı-


Daha önce Sosyalist Parti tarafından sunulan bu tarzdaki başka bir yasa teklifi mecliste kabul edilmiş, ancak senatoda oylanamadığı için yasalaşamamıştı.

Hükümetin ve Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy'nin karşı çıkması yüzünden söz konusu yasa teklifini senato gündemine getirilmesi engellenmişti. Son olarak Sosyalist Partinin, mayıs ayında senatoya getirdiği bu yasa teklifi yine oylanmadan gündemden düşürülmüştü.

Uzun süre bu tür bir yasa teklifine karşı çıkan Sarkozy, son olarak Erivan'a yaptığı ziyaret sırasında önemli tavır değişikliği içine girmiş ve bu yönde bir yasa teklifine artık sıcak baktığı mesajını vermişti.

Fransız basında çıkan haberlerde, "Sarkozy'nin, kapalı kapılar ardından iktidar partisi milletvekili ve senatörlerine bu tür bir yasa teklifine artık olumlu baktığı yolunda konuşmalar yaptığı"bildirilmişti.

AA muhabirine bilgi veren diplomatik kaynaklar, "19 Aralık'ta genele kurula gelecek yasa teklifinin ardında Sarkozy'nın olduğu" yorumunu yapıyor. Gelecek yıl düzenlenecek cumhurbaşkanlığıseçimlerinde aday olması beklenen Sarkozy'nin, Ermeni diasporasının oylarını alabilmek için tutum değişikliği içine girdiği tahmin ediliyor.

Sosyalist Partinin adayı Francois Hollande da, Ermeni diasporasına cumhurbaşkanı seçilmesi halinde, bu tür bir yasa çıkartma sözü vermişti. Fransa parlamentosunda geçen yıllarda kurulan bir araştırma komisyonu, kaleme aldığı raporda, tarihi olaylarla ilgili olarak ulusal parlamentonun yasa çıkartmaması konusunda uyarıda bulunmuştu.

Yine son gelişmeler ışığında dün bir açıklama yapan Türk Dışişleri Bakanlığı, Türkiye'nin, 1915 olaylarına ilişkin Ermeni iddiaları konusunda Fransa'dan beklentisinin, Türkiye ve Ermenistan arasında tarihe ilişkin ihtilafın diyalog yoluyla görüşülmesine yapıcı katkılarda bulunması olduğunu bildirmişti.

Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, Fransa'da bilinen siyasi dinamiklerle 2001 yılında kabul edilen ve 1915 olaylarına ilişkin tartışmada tek tarafın görüşlerine itibar eden yasadan bu yana, bu yasaya cezai yaptırım gücü kazandırılması yönündeki girişimlerin özellikle Fransa'daki seçim dönemlerinde nüksettiğinin görüldüğü belirtilmişti. Açıklamada, 7 Aralık 2011 tarihinde Ulusal Meclis'in Kanunlar Komisyonu'nda kabul edilen yasa teklifinin bunun son örneğini oluşturduğu ifade edilerek, bu ciddi konunun Türkiye için ne derece hassas olduğunun Fransız yönetimi tarafından bilindiği vurgulanmıştı.

Sönmez Atasoy;“öldü” haberi yalan çıktı…ÇOK ŞÜKÜR YAŞIYOR…

Sönmez Atasoy;“öldü” haberi yalan çıktı…ÇOK ŞÜKÜR YAŞIYOR…


Sönmez Atasoy;“öldü” haberi yalan çıktı…ÇOK ŞÜKÜR YAŞIYOR…

Isparta Süleyman Demirel Üniversite’sinde yoğun bakımda uyutulan Sönmez Atasoy için Twitter’da yazılan ve bir anda medyanın gündemine bomba gibi düşen”ÖLDÜ” haberi yalan çıktı…

Prof. Dr. Yavuz, yaptığı açıklamada, geçtiğimiz günlerde kalp krizi sonucu tedavi altına alınan Atasoy'un yoğun bakım ünitesinde tedavisinin devam ettiğini ve şuurunun kapalı olduğunu belirterek, “Sağlık durumu ciddiyetini koruyor. Hala beyin fonksiyonlarından yanıt almış değiliz ama şu an yaşıyor. Tedavisine devam ediliyor. Beyin ölümünün gerçekleştiğini söylemek şu an mümkün değil” dedi.

“Kurtlar Vadisi” adlı televizyon dizisinde “Halo Dayı” karakterini canlandıran ve son olarak çekimleri Isparta'da sürdürülen “Sakarya Fırat” adlı dizide rol alan ünlü oyuncu Sönmez Atasoy, 8 Aralık'ta kalp krizi geçirmiş ve SDÜ Tıp Fakültesi Şevket Demirel Kalp Merkezi'nde tedavi altına alınmıştı.gazete5

Bakan Günay masayı yumrukladı

Bakan Günay masayı yumrukladı


Bakan Günay masayı yumrukladı


Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, Giresun’da katıldığı Doğu Karadeniz Turizm Master Planı toplantısının ardından basın mensuplarına değerlendirmelerde bulundu.


Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, Giresun'da katıldığı Doğu Karadeniz Turizm Master Planı toplantısının ardından basın mensuplarına değerlendirmelerde bulundu. Konuştuğu sırada salonda çok gürültü olmasına kızan Bakan Günay, yumruğunu 5 kez oturduğu masaya vurarak sesin kesilmesini bekledi.

Salonda bulunan milletvekili, vali, daire müdürleri ve diğer ilgililerden gelen gürültü kesilince konuşmasını sürdüren Günay, şunları söyledi:“Kalkınma ajansları ile daha yakın işbirliği içinde olacağız. Şimdiye kadar yanlış yapılmış olan yapıların dondurulması, bundan sonra yapılacak olanların bir projeye dönüştürülmesi, valilik ve belediyelerin bunları yakından takip etmesi burada görüşüldü ve karar altına alınmış oldu. Geçmiş yıllarda yolculuklar büyük oranda deniz yoluyla yapılıyordu. Ancak son yıllarda Türkiye deniz yolunu unutmuş durumda. Şimdi bu alanda İstanbul ve Ege’de çok yükselme başladı.

 Kruvaziyer turizminin dikkat merkezlerinden biri haline geldi Türkiye. Örneğin İzmir yüzde 20 ile Türkiye ortalamasının üzerine çıktı. Dünya ortalamasının da 4 kat üzerinde bir artış sağlıyor. Gelenlerin yarıdan fazlası kruvaziyer yolcusu. İstanbul da çok ciddi ilgi aldı.

 Bununla ilgili İstanbul’da konferans yapıldı. Karadeniz dikkat çekiyor. Çünkü bu yolcular yeni limanlar yeni uğrak yerleri arıyorlar ki bu anlamda Karadeniz çok ilgi çekiyor. Yaylalarda çalışırken bu deniz turizmini de geliştirmeye çalışacağız.”Bakan Günay, Gürcistan ile pasaportsuz geçişin başlamasıyla ilgili bir soruya da “Sarp kapısından Türkiye’ye gelenlerin sayısı oldukça fazlaydı.

 Şimdi pasaportsuz geçiş başladı. Umarız vizelerin kaldırılması başka sınırlarda da olur. Bölgenin gelişmesine çok özel bir katkı yapacaktır. Hayırlı olsun” şeklinde yanıt verdi.

Deniz Baykal'a Berlusconi formülü

Deniz Baykal'a Berlusconi formülü





Deniz Baykal'a Berlusconi formülü .
Kaset skandalının Baykal'ı sıkıntıya sokmayacağını savunan muhalifler, Berlusconi'yi örnek gösterdi. 















Son günlerde yaşanan tartışmalar ve iç kavgalarla iktidar çekişmesinin gün yüzüne çıktığı CHP'de 'kaset skandalı'ile koltuğu bırakan Deniz Baykal'ın yeniden genel başkan olması için muhalifler harekete geçti.

ÇALIŞMALAR ÖNÜMÜZDEKİ HAFTA BAŞLIYOR Baykal'ın internette yayınlanan skandal görüntülerinin sıkıntı yaratmayacağını düşünen muhalifler, "sıkıntı yaratacak olsaydı Silvio Berlusconi şimdiye kadar o koltuktan bin kez inmiş olurdu"görüşünde. Eski Genel Sekreter Önder Sav ve ekibi ile önümüzdeki hafta içinde bir araya gelmesi beklenen Baykal, hafta başından itibaren İzmir il örgütü ve belediye başkanları ile buluşup muhalefete resmen başlayacak.

'KASET SIKINTI OLMAZ' Skandal görüntüler nedeniyle genel başkanlığa adaylığı tartışma konusu haline gelen Baykal'a arkadaşları destek olma çabasında. Şahin Mengü ve arkadaşlarının umudu ise İtalya'nın eski Başbakanı Silvio Berlusconi. CHP'li muhalifler Berlusconi'nin onca skandal görüntüsüne ve polis kayıtlarına rağmen, görevini iç siyasi gelişmeler ve dengelerden dolayı bırakmasına dikkat çekiyor.

Skandal görüntüleri uzun süre İtalya ve dünya gündeminde yer alan Berlusconi, tüm bunlara rağmen koltuğunu ülkedeki ekonomik kriz ve iç siyasi dengelerden dolayı bırakmak zorunda kaldı. Ancak Berlusconi'nin kendisi ile ilgili skandal görüntü ve polis kayıtlarına rağmen üç kez iktidara gelmesi ve başbakanlık koltuğuna oturması CHP'li muhaliflere ilham kaynağı oldu. CHP'nin eski ağır topları, "İnternete düşen görüntüler Baykal'ı yeniden genel başkanlık için sıkıntıya sokmaz. Eğer sıkıntı yaratacak olsaydı SilvioBerlusconi şimdiye kadar o koltuktan bin kez inmiş olurdu" yorumunu yaparak, Sav ve Baykal'ın bir araya gelmesini ve Baykal'ın önünün açılmasını istiyorlar.

İZMİR'DE DESTEK TURU Baykal, bugün İzmir'de konaklayacağı Kaya Prestij Otel'de il teşkilatından önemli isimlerle bir araya gelecek, bir gün sonra İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu'nu ziyaret edecek. Baykal daha sonra Karabağlar, Buca, Bornova, Bayraklı, Karşıyaka, Konak, Narlıdere ve Güzelbahçe belediyelerini ziyaret edip "CHP'deki eksen kaymasının, altı ok ilkelerine ve partinin misyonuna gönülden bağlı kadrolarca önlenebilir" mesajını vereceği öğrenildi. (Yenişafak)

O fezleke Meclis'te

O fezleke Meclis'te







O fezleke Meclis'te
CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce’nin ‘’İktidarı eleştirdiği’’ için dokunulmazlığı kaldırılarak, yargılanması isteniyor. Pamukova Cumhuriyet Savcılığının fezlekesi dün TBMM’ye gönderildi.















TBMM tarihinde ilk kez bir muhalefet milletvekili, ‘’İktidarı eleştirdiği için’’ dokunulmazlığı kaldırılarak yargılanması isteniyor. Dün TBMM’ye gelen savcılık fezlekesinde, CHP Grup Başkanvekili ve Yalova milletvekili Muharrem İnce’nin iktidarı eleştiren konuşma yaptığı ve bu sırada da trafik akışını engellediği öne sürülüyor.

Sakarya’nın Pamukova Cumhuriyet Savcılığınca hazırlanan fezlekede, Pamukova Emniyet Müdürlüğünün tutanağına da yer veriliyor ve İnce’nin milletvekili olduğu için dokunulmazlığının kaldırılarak, seçim kanununa muhalefetten yargılanması isteniyor. Fezlekede şöyle deniliyor:

‘’25/05/2011 tarihinde, saat 13.45 sıralarında CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce, ilçemiz Cumhuriyet Meydanı'nda, daha önceden izin alınmaksızın, yanında CHP ilçe yöneticileri ve Sakarya milletvekili adaylarıyla birlikte saat 14.15'e kadar meydanda ve çevrede toplanan halkla iktidarın icraatlarını eleştirmek suretiyle, mikrofondan propaganda yaptığı sırada, meydanda minibüslerinin trafiği olumsuz yönde etkilediği, trafik akışını engellediği, konuşmacı olarak sadece Muharrem İnce'nin konuşma yaptığı, konuşmasının iktidarı eleştirir nitelikte olduğu tespit edilmiştir."

KILIÇDAROĞLU DA ELEŞTİRDİ

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu da bütçe görüşmelerinde bı konuyu dile getirerek ‘’Dünyanın hangi ülkesinde iktidar eleştirildi diye bir milletvekili hakkında fezleke düzenlenir? Yargıçlar sesleniyorum. Bana dünyada bir örnek göstersinler’’ demişti.

Muharrem İnce hakkındaki fezleke, TBMM Anayasa Adalet Karma Komisyonuna gönderildi. İnce, ‘’Genel seçim öncesi Sakarya'nın Pamukova ilçesine gittim. Orada esnafı gezerken, vatandaşa doğaçlama bir şekilde hitap ettim. İktidarın icraatlarını eleştirdim. Hakkımda fezleke hazırlayan ve dokunulmazlığımın kaldırılmasını isteyen savcıyı kutluyorum. Muhalefet yaptığımı, iktidarı eleştirdiğimi tutanağa yazmış. Ben ne yapacaktım? İktidara yağcılık mı yapacaktım? ‘’ dedi. (Gazeteport)

Zaman gazetesinden Erdoğan'a ağır yazı

Zaman gazetesinden Erdoğan'a ağır yazı





Zaman gazetesinden Erdoğan'a ağır yazı
Zaman gazetesinde A. Turan Alkan, Başbakan Erdoğan'ın futboldaki şike yasasıyla ilgili tavrını sorguladı ve ağır bir yazı kaleme aldı. Alkan yazının sonunu, "Aksi takdirde, 'Bir başbakan vardı' deyip üzüleceğiz" sözleriyle bitirdi.



















Zaman gazetesinden A. Turan Alkan'ın yazısı

Şike koalisyonu ve yeni anayasa


Burç FM ve Mehtap TV'deki programlar için, dönüşü de hesaba katarsak bir hafta içinde en az dört kere Başbakan'ın Kısıklı'daki evi civarından geçiyorum demektir.

Önce annesinin vefâtında, ardından geçirdiği ameliyat sonrasında, Kısıklı'daki sokağın ağzında bekleşen ziyaretçi kalabalığını her görüşümde içimden, uğrayıp geçmiş olsun demek hissi geçti. Çok sahici ve samimi bir arzuydu bu; dar zamanlarda gösterdiği kavî duruşu, dirâyeti ve baş üstüne koyduğu yüksek değerlerdeki ortaklığımız zamanla gıyâbî bir muhabbet peydâ etti.

Eminim ki, son seçimlerde şöyle bir kımıldanan yüzde 50 meyânında pek çok insan, hattâ daha fazlası bu düşünceleri paylaşıyor; bir geçmiş olsun telgrafı çekseler bile Başbakan'ın eline değmeyeceğini bildiklerinden daha sağlam bir "posta" usûlünü tercih ederek iyi niyetlerini dua zarfına sarıp yolluyorlar. Bu duaların ne mânâya geldiğini en iyi Başbakan bilir.

Yapamadım, bir "Devletlû" değil bir başbakan, kırk yıllık arkadaşınız olsa bile, sair zamanlardaki hukuku bulmak kabil olmuyor. Bir şeyler incinip dökülmesin diye ertelenmiş ziyaretler vardır. Öyle oldu, herkes gibi ben de hayır dua postalarına müracaat ettim. Geçmiş olsun Sayın Başbakan; tez zamanda şifâ bulup dümene geçmenizi temenni ediyorum.

Başbakan rahatsızken çok garip işler oldu; "Başbakan hastalandı da böyle oldu" dedirtecek işler değil doğrusu; aksine Başbakan'ın karar ve direktifiyle böyle oldu. Duyduğumuza göre Başbakan, partisinde kanunun inatla aynen geçmesine karşı çıkan isimleri arayıp "Aynen" konusunun altını çizmiş, ardından konuşma yasağı koymuş. Parti yöneticileri de gruba, "Değişikliğin altındaki imza Başbakan'ın imzası demektir, ona göre ha!" diye sert çıkmış. Bunun üzerine vekiller, genel kurul oylamasına girerek Başbakan'a "görünmek" gerektiğine hükmetmişler.

Başbakan'a görünmek?..

Ne için, ne uğruna? Çıkarılan kanun, 70 milyonun hukukuyla ilgili kapsamlı bir düzenleme değil ki, neticede birkaç yüz futbol yöneticisini, daha özel planda üç-beş ismi rahatlatmayı amaçlıyor.

"Şikecileri göstere göstere affettiler" dedirtmeye değer mi bilmem.

Bana çok anlamsız, hatta saçma-sapan görünüyor fakat Başbakan'ın konuya farklı bir mânâ verdiği anlaşılıyor. Böyle hâllerde, "Vardır büyüklerimizin bir bildiği zâhir!" der geçerdik: "Şey"lerin içini açıp bakmayı öğreneliberi artık geçmiyoruz. Vardır bir hikmeti değil, "Nedir yahu hikmeti?" diye taaccüp ediyor, "Bu aziz o kadar muazzez midir?" diye hayretlere gark oluyoruz.

Doğrusunu söyleyeyim mi, haddizâtında Başbakan'ın fındıkkabuğu kadar cirmi olmayan bir mesele için amme efkârından değil de futbol baronlarından yana tavır koymasına hem çok şaşırdım, üzüldüm ve kırıldım; bana öyle göründü ki şu dört yıllık ustalık döneminde Başbakan, kendi kariyer çizgisini milletin hukukundan daha fazla ciddiye alabilir pekâlâ.

Şike kanununda gösterdiği sert kararlılık ve direnç, metânetin değil aslında bükülüşün emâresidir.

Şikecilerin cezasında indirim yapılıp yapılmayacağı, ilk duruşmada salıverileceklerine dair gûft u gûların artık hiç bir kıymet-i harbiyesi yok: Şikecilerin cezasından "Yüksek ve ince siyâsetle" tenzil olunan cezâlar, yarın kamuoyu tarafından karara imza koyanların hesabına ilâve ediliverir. İmza koyanlar derken elbette diğer iki muhalefet partisini kasdediyor değilim; onlar ki birisi doğrudan AK Parti'yi kapattırmak için devrin yüksek yargısıyla kaş-göz imâlarına girişmiş, diğeri ise başörtüsünde iktidarı "Fak"a bastırıp kapattırılması ihtimâlini "Çalgı-çengi" refakatinde gülerek seyretmişti. Ne güzel kader arkadaşlarıdır bunlar AK Parti için!

Durmayınız efendim, yola devam; ustalık devri denilen demek bu imiş!

Sayın Başbakan, küçük bir hatır meselesi için daha büyük bir hâtırı kaale almamaya karar verdi. Bir şartla anlar ve affederim kendi nâmıma: Eğer hâlâ vazgeçilmedi ise yeni anayasa çalışmalarında, şike kanununda sizi can-baş ile destekleyen CHP ve MHP'yi ortak çalışmaya ikna edip, vaadiniz üzre yeni anayasayı yaparsanız ferâsetinize şapka çıkartacağım...

Aksi takdirde, "Bir başbakan vardı" deyip üzüleceğiz.

'TFF 4 takımı küme düşürdü!'

'TFF 4 takımı küme düşürdü!'



'TFF 4 takımı küme düşürdü!'
Etik Kurulu, delilleri beklemeden ve savunmaları almadan sadece 'Vicdani kanaat'le şike gerekçesiyle 4 takımı küme düşürdü.

















Türkiye Futbol Federasyonu, şike olaylarına ilişkin kararını sezon sonuna bıraktığını yineledi. Başkan Mehmet Ali Aydınlar sadece kişiler hakkındaki kararları hemen alacaklarını ifade etti. Ancak Federasyon'un geçmişinde ilginç bir detay var. Son şike olaylarının yaşandığı sezonun Federasyon Başkanı olan Mahmut Özgener'in döneminde, 4 takım şike nedeniyle bir alt lige düşürülmüştü. Türkiye Futbol Federasyonu Etik Kurulu, Elazığ'da oynanan ve 44 golün atıldığı iki maçta yer alan 4 takımı, "Şike yapıldığı vicdani kanaatiyle' cezalandırmıştı.

DİSİPLİN'E SEVK EDİLDİ

Elazığ Amatör Spor Kulüpleri Federasyonu'ndan (ASKF) yapılan yazılı açıklamada, Elazığ 1. Amatör Küme Ligi son haftasında 27 Şubat'ta oynanan Sürsürü Bağlarspor-Köy Hizmetleri Spor ile Yol Spor- Hicret Gücü Gençlik Spor müsabakalarında şike yapıldığına dair iddiaların TFF Etik Kurulu tarafından incelendiği belirtildi. Etik Kurul'un, ilgili raporların mütalaası doğrultusunda karar verdiği belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Müsabakalarda 'şike yapıldığı vicdani kanaatine' varılmakta, TFF Futbol Müsabaka Talimatının 24/1maddesinin 'd' bendi uyarınca Sürsürü Bağlarspor, Köy Hizmetlerispor, Yol Spor ve Hicretgücü Gençlikspor kulüplerinin bulundukları ligden bir alt lige indirilmelerine ve ayrıca söz konusu şike olaylarına karışan kişilerin tespiti ile soruşturma yapılarak disiplin işlemi uygulanması için Disiplin Kurulu'na sevkine karar verilmiştir.'

YOL SPOR İTİRAZ ETMİŞTİ

Bugün'ün haberine göre karar üzerine yazılı açıklama yapan Yol Spor Yönetim Kurulu, maçta iddia edildiği gibi şike yapılmadığını savunmuştu. Köy Hizmetlerspor ile aralarında oluşan rekabet neticesinde son haftaya artı 8 gol averajıyla önde girdiklerini belirtilirken İl Tertip Komitesi'nin yaptığı toplantıda, rakipleri olan Sürsürüspor ile Hicret Gücü Gençlikspor kulüplerinin başkanlarının, iddiasız oldukları için müsabakaya çıkmayı düşünmedikleri aktarıldı. Elazığ Futbol İl Temsilcisi ve Tertip Komitesi başkanının ise sahaya çıkmamaları durumunda küme düşürüleceklerini belirterek, bu takımlara maça çıkmaları yönünde baskı oluşturduğu öne sürüldü. Ardından "Bu nedenle her iki takımda sahaya yedek ağırlıklı kadro ile çıkmış ve malum skorlar oluşmuştur. Bu nasıl bir şikedir ki golcümüzün rakip kaleci il emücadelesinde ayağı kırılmıştır? Gözlemci ve hakem raporları sonucunda maddi delil olmamasına rağmen etik kurul, skor üzerinden vicdani bir karar vermiştir" denilmişti

'SUNDUĞUMUZ DELİLLERİ İNCELEMEDİLER'

O dönem Köy Hizmetlerispor'un futbol şube sorumlusu olan İbrahim Yalnız halen sitemkâr. Yalnız "Aslında her şey çok basit. Burası amatör takım, orası Fenerbahçe! Hakkımızdaki karar Mahmut Özgener döneminde ve geçtiğimiz mayıs ayında alındı" dedi. Amatöre yönelik bakış açısından yakınan Yalnız, şöyle devam etti:

"Amatör düşse de olur düşmese de diye bakıyorlar. Olayları araştırmadan masa üzerinde karar verildi. Tabii Süper Lig'teki olay o kadar basit değil. Elimizde çok farklı deliller vardı, itiraz ettik. Delilleri bile incelemediler."

KARAR İÇİN YEREL TELEVİZYON İZLENDİ

Federasyon yerel televizyonlardan maç görüntülerini istemiş. CD'lerle ulaştırılan görüntüler ve diğer iddialar incelenince bu karar verilmiş. Ayrıca hakem, gözlemci, saha komiserleri raporları da gönderilmiş.

O MAÇLARDA NE OLMUŞTU?

Elazığ'da 1 Amatör Küme Ligi'nde Yol Spor, rakibi Köy Hizmetlerispor ile aynı puanda artı 8 gol averajıyla son haftaya girmişti. 27 Şubat'ta oynanan müsabakalarda Yol Spor, sentetik sahada rakibi Hicret Gücü Gençlikspor'u 22-1 skorla mağlup ederken, ikinci olan Köy Hizmetleri Spor da Atatürk Stadı'nda karşılaştığı Sürsürü Bağlar Spor'u 21-0 yenmişti. Maç sonuçları üzerine Elazığ ASKF, müsabakaların 'anormal' skorlarla sona ermesi nedeniyle Futbol İl Tertip Komitesi Başkanlığına itiraz etmiş, elde edilen hakem, gözlemci, saha komiserleri raporlarını TFF Etik Kurulu Başkanlığı'na göndermişti.

25 BİN LİRAYI BULAMAYINCA

Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Etik Kurulu, Elazığ'da oynanan ve 44 golün atıldığı iki maçta yer alan 4 takımı, 'şike yapıldığı vicdani kanaatiyle' bir alt lige düşürmesinin ardından Bölgesel Amatör Ligi'ne (BAL) çıkmaya hak kazanan DSİ Spor, maddi imkansızlıklardan dolayı üst lige çıkamayacağını açıklamıştı. Kulüp 25 bin liralık teminatı maddi imkansızlıklardan dolayı yatırmamıştı. (Bugün)

"Cinselliği merak etmiştik, sonu kötü oldu"

Anahtar kelime giriniz



"Cinselliği merak etmiştik, sonu kötü oldu"


Adana'da cinsel ilişkiye girdikleri küçük yaştaki kızlardan şantajla para alan 9 kişi gözaltına alındı.
Ailelerinden habersiz 6 aydan beri evden çaldıkları parayı şantajcılara veren 13 yaşındaki C.Y. ile kız kardeşi 12 yaşındaki A.Y., "Cinselliği merak etmiştik, sonu kötü oldu" dediği öğrenildi.
Merkez Seyhan İlçesi'nde oturan C.Y. ile kız kardeşi A.Y.'nin ailesi, mutfak masrafı için ayrılan paranın yerinde olmadığını fark edince kızlarından bu konuda bilgileri olup olmadığını sordu. Ailelerin baskı yaptığı 2 kardeş, aynı mahalleden tanıştıkları A.B. (18), U.Ç. (19), S.S. (18), R.Y. (27), Ö.A. (18), T.G. (21), İ.B. (18), S.T. (17) ve Ö.G.'nin (17) kendileriyle ilişkiye girdiklerini ve "Ailenize anlatırız, rezil olursunuz" tehdidinde bulunarak 7 aydan beri para istediklerini bu yüzden de evden çaldıklarını paraları onlara verdiklerini anlattı. Aile, ilköğretim okulu öğrencisi olan kızlarının verdiği bilgi üzerine söz konusu gençlerden şikayetçi oldu.
Ailenin şikayeti üzerine harekete geçen Asayiş ve Çocuk Şube Müdürlüğü ekiplerinin yaptığı araştırmada, şüphelilerin aynı mahallede oturan N.I. ile de ilişkiye girdikleri ve zorla para aldıklarını belirledi. Çocuk Şube Müdürlüğü ile Ahlak Bürosu ekiplerince yapılan çalışmada, A.B., U.Ç., S.S., R.Y., Ö.A., T.G., İ.B., S.T. ve Ö.G. yakalandı. Emniyet Müdürlüğü'nde ifadeleri alınan şüphleiler, "Zaman zaman parkta bir araya gelip sohbet ediyorduk. Cinselliği merak ettiklerini söyleyip bizimle kendi istekleriyle birlikte oldular. Kimseyi ilişkiye zorlamadık" diye ifade vererek tecavüz ve şantaj iddiasını kabul etmedi. 2 kardeşin de olayla ilgili verdikleri ifadelerinde, "Cinselliği merak etmiştik, sonu kötü oldu" dediği öğrenildi.
Şüphelier, Asayiş Şubesi'ndeki sorgularının ardından adliyeye sevk edildi.mynet

'Fransız askerlerine Suriye saldırdı'

'Fransız askerlerine Suriye saldırdı'

Fransa'dan, Lübnan'da görev yapan askerlerine yönelik bombalı saldırının arkasında Suriye'nin olduğu açıklaması geldi.

Fransa Dışişleri Bakanı Alain Juppe
AA

PARİS - Fransa Dışişleri Bakanı Alain Juppe, cuma günü Lübnan'da UNIFIL bünyesinde görev yapan Fransız askerlerine karşı düzenlenen bombalı saldırının arkasında Suriye'nin olduğuna inandıklarını söyledi.
Juppe, bir radyo kanalına yaptığı açıklamada saldırıdan Suriye'nin sorumlu olduğuna inanmak için çok güçlü nedenleri olduğunu söyledi.
Cuma günü Lübnan'ın güneyinde yol kenarına yerleştirilen bir bombanın patlaması sonucu UNIFIL bünyesinde görev yapan 5 Fransız askeri yaralanmıştı.

PKK'ya ağır darbe!

Anahtar kelime giriniz


PKK'ya ağır darbe!



Örgütün 17 yıldır aranan sözde Aladağlar grup sorumlusu ve 6 PKK'lı yakalandı.

Ağrı Emniyet Müdürlüğü tarafından sürdürülen operasyonda, terör örgütü PKK'nın 17 yıldır aranan örgütün sözde Aladağlar grup sorumlusu 'Serkeş' kod adlı Z.Z. ile 'fırat' kod adlı İ.T. ve teröristlere yardım ve yataklık yaptıkları belirtilen 5 kişi yakalandı.

Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele, İstihbarat ve Özel Harekat Şube'sinin İl Jandarma Komutanlığı ile ortaklaşa yürüttüğü operasyonda, Hamur İlçesi Yuvacık Köyü abluka altına alındı. Burada saklanan ve PKK'nın sözde Aladağlar grup sorumlusu olduğu belirtilen 'Serkeş' kod adlı Z.Z. yakalandı. Ağrı kent merkezinde de örgüt mensubu 'Fırat' kod adlı İ.T., düzenlenen operasyonla gözaltına alındı. Ayrıca bu teröristlere yardım ve yataklık yaptıkları öne sürülen 5 kişi yakalandı.

Teröristlerin gösterdiği iki sığınıkta içi patlayıcı madde dolu piknik tüpü, 1 M 16 marka uzun namlulu tüfek, bu tüfeğe ait 5 şarjör, 207 fişek, 1 el bombası, 3 elektrikli kapsül, 1 telsiz, 1 telsize bağlı uzaktan kumandalı bomba anahtar sistemi, 1 dürbün, 1 pusula, çok sayıda örgütsel doküman, yaşam malzemesi ve örgüt mensuplarına ait kırsal alan kıyafetleri ele geçirildi.

İki silahlı örgüt mensubu ile bunlara yardım ve yataklık eden 5 kişinin, Emniyet Müdürlüğü'ndeki sorgulamalarının ardından adli makalara sevk edileceği belirtildi.

Salvador Dali İstanbul'da

Salvador Dali İstanbul'da.

20. yüzyılın en önemli sanatçılarından Salvador Dali’nin, İlahi Komedya, Sürrealizm İzleri, Gala ile Akşam Yemeği adlı 3 ayrı başlıktaki eserleri İstanbul'da.

ntvmsnbc

İSTANBUL - Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi ev sahipliğinde, Rene Magritte, Andy Warhol gibi dünyaca ünlü sanatçıları koleksiyonunda barındıran InArtis ile Kült işbirliğinde gerçekleştirilen Salvador Dali Sergisi’nde 121 eser yer alıyor.
Tophane-i Amire’de gerçekleştirilecek bu etkinlik 23 Aralık 2011’de başlayacak ve 26 Şubat 2012 tarihinde sona erecektir. Bu sergide 20. yüzyılın en önemli sanatçılarından Salvador Dali’nin, İlahi Komedya, Sürrealizm İzleri, Gala ile Akşam Yemeği adlı 3 ayrı başlıktaki eserleri yer alacak.
İLAHİ KOMEDYA Dante’nin bu uzun soluklu şiirinin güzelliği, tüm duyulara hitap eden zengin ve karmaşık benzetmeleri, ayrıntılı bir şekilde betimlenen mekânları ve bütün yönleriyle karakterize edilen kişileriyle, yüzyıllar boyunca aralarında Botticelli, Flaxman, Blake, Delacroix ve Rodin gibi isimlerin de bulunduğu birçok sanatçıya ilham kaynağı olmuştur.
Bu isimlerden birisi de 20. yüzyılın en meşhur sürrealist sanatçılarından biri olan Salvador Dali’dir. 1950’li yılların başlarında dönemin İtalyan hükümetinin, Dante’nin 700. doğum günü şerefine Dali’den İlahi Komedya’yı resimlemesini istemesi bazı ihtilaflarla karşılaşsa da bu durum Dali’nin, sanat eleştirmenleri ile kendisinin, kariyerindeki en dikkate değer eserler olarak gördüğü bu çalışmayı nihayete erdirmesine engel olamamıştır. Sanatçı tarafından resmedilen 100 sulu boya, dönemin uzman ağaç oymacıları tarafından sanatçının gözetimi altında 3000’in üzerinde ahşap blok kullanılarak yeniden üretilmiştir. Ağaç blokların bu üretimde kullanılma nedeni ise ustaca işlenmiş suluboyanın ve hassas çizimlerin yeniden üretilmesine olanak sağlayan yapısıdır. Bu serinin baskısı sıkı bir şekilde kontrol altında tutulmuş olup üretimde kullanılan 3000’in üzerindeki ahşap blok baskı sonrası yok edilmiştir. Bu durum aynı zamanda Dali’nin bu projeye olan ilgisinin maddi nedenlerden çok, edebi, sanatsal ve ruhani olduğunu göstermektedir.

Dante’nin İlahi Komedya’da günahkârların ruhlarının dehşet verici hallerini, acı çekişlerini betimleme gücü Dali’nin hayal dünyasını beslemiş olsa da sürrealist sanatçının kurduğu imgelem tamamen kendisine özgüdür. Dante’nin kendi hikâyesinde olduğu gibi, Dali’nin “öteki dünyası” da onun kişisel ikonografisinin parçaları olan imgeler barındırır. Bunun bir örneği “Yalancılar”da (Cehennem 22) görülebilir. Etrafları bir grup zebani ile çevrelenen Dante ve Virgil, en büyük organı olan dili dışarıya çıkmış bir halde kayalara sıkışan bir hilebazla karşılaşırlar. Genellikle kırmızı kıyafet giyen Dante (Virgil her zaman mavi kıyafetlidir) bu manzarayı izler. Hilebazın yüzü çok açık bir şekilde Dali’nin 1929’daki “The Great Masturbator” ve 1931’deki “The Persistence of Memory” isimli eserlerindeki mutasyona uğramış garip kafaya benzemektedir. Zebanilerin arka planında yer alan bir sıra halindeki soluk formlar, Millet’in “The Angelus” isimli eserinden aldığı bir köylü figürünü tekrar eden ve 1930’larda sık sık kullandığı siluetlerdir.
Dali’nin çizimleri İlahi Komedya metninin illüstrasyonlarından çok, onun sürrealist yöntemiyle uyguladığı yorumladır. Ve bu yorumda Dali’nin “hayat ışığı” Gala da, aynı Dante’nin hayatındaki ilahi rehberi ve kutsal ışığı olarak gördüğü Beatrice gibi eseri ele alışında ona ilham veren etkenlerden biri olmuştur.
İlahi Komedya, sanat otoritelerince Dali’nin sadece en çok eseri içinde barındıran bir sanatsal çalışması değil aynı zamanda onun sanatsal gelişiminin bir çeşit özeti olarak da algılanmaktadır.
İlahi Komedya’nın bu yaratıcı ve özgün yorumu Dali’nin eşi bulunmazlığını ortaya koymaktadır. Dali: Sürrealist provokatör, karmaşık kişisel sembolizmin yaratıcısı, mistisizm yoluyla anlamın peşinde koşan Katalan, eşinin ilahi imgesine tapan bir koca ve olağanüstü renk üstadı.
Gala ile Akşam Yemeği


GALA İLE AKŞAM YEMEĞİ 1971 yılında resmedilen Gala ile Akşam Yemeği 12 adet renkli litografiden oluşuyor.
Çocukluğundan beri aşçı olmayı hedefleyen Dali, bu hayalini 68 yaşında, efsane restoranların ve aşçılarının menü ve tariflerinden oluşturduğu, sürrealist gastro-estetik hikâyelerini bir araya getirdiği bu seride gerçekleştirir. Renk ve ışık oyunlarıyla dolu bu çalışmalarda Dali, açlıktan ölmek üzere olan sanatçıya vurgu yapar ve sanatçı, yemek parası olmadığı için aç kalan birisi olarak değil, tutkularıyla yanıp tutuşan, sanatı, aynı yemek yer gibi hazla, abartıyla ve gösterişle sindiren bir kimse olarak betimlenir.
SÜRREALİZM İZLERİ Sürrealizm İzleri Salvador Dali’nin 9 adet renkli basım litografileri içermektedir. Litografiler 1971 tarihinde Paris’te yapılmıştır.
Bu eserlerinde oluşturduğu düşsel atmosfer, hayal ile gerçeği ayırmanın mümkün olmadığı plastik bir evreni imler. Dali’nin asıl hedefi gündelik hayatı sarkastik bir tavırla hayal’in evine dönüştürmekti.
Sürrealizm İzleri Dali sembolizminin ve sürrealizminin örnek niteliğindeki çalışmaları olarak kabul edilmektedir. Burada yer alan koltuk değnekleri, saatler, kelebekler, Gala ve Dali’nin kendisi, sanatsal izleğine ışık tutan önemli sembollerdir.

En Çok Okunan Haberler

Google Arama