28 Şubat 2012 Salı

Artık duşa telefonla girilebilecek

Artık duşa telefonla girilebilecek


Artık duşa telefonla girilebilecek


Barselona MWC 2012'de tanıtılan yeni ürünler sayesinde artık telefonunuza suyun hiçbir etkisi olmayacak.


Su geçirmez kaplama üzerine çalışan HzO ve Liquipel isimli iki şirket, MWC'de Apple ve Samsung gibi telefonlarla adeta şov yapıyor. Bu kaplama piyasaya sürülürse, yakın zamanda duş keyfiniz sırasında bile iPad'inizden haberleri okuyabilecek, cebinizle konuşabileceksiniz.

Liquipel Başkanı Danny McPhail yaptığı açıklamada Liquipel kaplamaların en geç sekiz ay içinde raflara çıkacağını söylüyor. HzO şirketinin pazarlama müdürü Rick Peterson ise "Bu yıl piyasaya çıkma konusunda ümitliyiz" diyor.

İki şirket de ürünlerinin hızla satılacağı konusunda hem fikir. Aslında bu düşüncelerinde de haskız olduklarını söyleyemeyiz. Bir düşünsenize; yüzlerce lira harcayarak aldığınız telefonunuz bir su birikintisine veya havuza düştü.

HzO geliştirdiği teknolojinin bir çift kulaklıktan ucuz olacağının müjdesini de veriyor. Liquipel ise, ürünlerinin 59 dolardan başlayacak fiyatlarla satılacağını belirtiyor.

Gelelim en önemli noktaya... Telefonunuz suya girdiğinde ne yazık ki ömür boyu korunamayacak. Liquipel 30 dakika , HzO ise 110 dakika boyunca ürünleri koruyabileceğini öne sürüyor.mynet

'Hocalı'da katliam yapanla Taksim'deki aynı'

'Hocalı'da katliam yapanla Taksim'deki aynı'

BDP lideri Demirtaş, ‘Hocalı'daki katliamı yapanlar, Taksim'de ırkçılık yapanların Ermeni olanlarıydı. Aralarında sadece etnik kimlik farkı var' dedi.

ntvmsnbc ve Ajanslar

ANKARA - BDP Eş Başkanı Selahattin Demirtaş, Hocalı katliamı anmasının ırkçılık gösterisine dönüştüğünü belirterek, “Taksim meydanında ırkçılık yapan kim? Sıfatı Bakan ama ırkçılığın manifestosunu yapıyor. Aynı Bakan Hrant Dink'i katleden örgütü ortaya çıkarmakla sorumlu. Niye ortaya çıkmadığı görülüyor. Taksim'e gelin Hrant'ı katleden örgüt orada” dedi.
Konuşmasına, Adana'da baraj faciasında hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet dileyerek başlayan Demirtaş, yaşanan olayın ilk olmadığını belirterek, "Afşin'de göçük oldu. Tuzla'da yüzlerce iş cinayeti yaşandı. Bunlarla ilgili ne etkili bir denetim ne soruşturma yapıldı. İş cinayetleri kader değildir. Ağır ihmalin ve sömürü sisteminin sonucudur" dedi.
‘28 ŞUBAT TOPLUMU DİZAYN ETME DARBESİDİR’‘Postmodern darbe’ olarak anılan 28 Şubat'ın yıldönümü olduğunu hatırlatan Demirtaş, "Bizler 28 Şubat darbe sürecinden kendi penceremizden doğru sonuçlar çıkarmadığımız müddetçe kurtulamayız. Türkiye toplumu asıl çıkarlarla yüzleşmezse, darbeler toplumu olmaya devam edecektir. Darbeler önündeki yılları dizayn için yapılır. 28 Şubat sadece Milli Görüş’e ve rahmetli Erbakan'a yapılmış darbe değildir. Toplumun tümünü dizayn etme, muhalefeti sindirme darbesidir" diye kaydetti.
‘28 ŞUBAT BAŞARILI OLDU’Hiç bir darbenin savunulacak tek bir noktası olamayacağını ifade eden Demirtaş, şunları söyledi:
''28 Şubat, Türkiye'yi yeni dünya düzeniyle içli-dışlı hale getirme, sinmiş, biat eden bir toplum yaratma amacı taşıyordu. Yoksa sadece bir başbakanı indirip yerine başka bir başbakan getirmek gibi basit bir amacı olamazdı. Esas hedefleri açısından incelendiğinde; 28 Şubat'ı gerçekleştirenler başarılı olmuşlardır. 'Bin yıl sürecekti 10 yıl bile sürmedi' diyenlere şaşırıp kalıyorum.
‘28 ŞUBAT TASFİYESİNE ÇANAK TUTTUNUZ’Madem darbe Milli Görüş’e karşı yapılmış, o çizgiyi öncelikle inkâr eden sizsiniz. 'Milli Görüş gömleğini çıkardık' diyenler sizsiniz. Siz zaten 'gömleği çıkardık' diyerek bu tasfiyeye çanak tuttunuz, alkışladınız. 28 Şubat'ın Milli Görüş’ü tasfiye etme amacına hizmet ettiniz. 28 Şubat'ın çocuğu, bebeği olarak 2002'de iktidara geldiniz. Siz 28 Şubat'ın hem destekçisi hem ürünü olarak iktidara geldiniz.
‘AKP DÖNEMİ 28 ŞUBAT’A BENZİYOR’Bugün iktidarda olan AKP, gazetecileri, genel yayın yönetmenlerini toplayıp brifing vermiyor mu? Hâkimleri toplayıp nasıl karar vermeleri gerektiğini anlatmıyor mu, kendi gazetelerine sipariş manşet attırmıyor mu? Sokakta tank yürütmüyorlar ama gece gündüz her yerde panzerleri yürütmüyorlar mı? Neyle mücadele ettilerse ona benzediler. Bir kaç generali içeri atmak, soruşturma açmak, darbeyle mücadele değildir. 12 Eylül de 28 Şubat da etkileri itibariyle hala yaşıyor. Ortada bir darbeci zihniyet varsa sizin zihniyetinizdir.''
‘BAKAN ASKERE BRİFİNG VERİYOR’Zorunlu eğitimi 12 yıla çıkaran ve kesintisiz eğitime son veren kanun teklifiyle ilgili Milli Eğitim Bakanı'nın ''MGK'ya bilgi verdiğini'' belirten Demirtaş, ''Bakan MGK'yı ikna etmeye çalışıyor, ikna olup çıkıyor. Milli Eğitim Bakanı, daha parlamentonun bilgisi olmadan, Mecliste komisyonlarda tartışılmadan gidip askere brifing veriyor, onları ikna etmeye çalışıyor'' dedi.
Konunun ''İmam hatiplerin önü açılıyor, kız çocukların okumasının önü kesiliyor'' şeklinde ele alınmasının ''sığ bir tartışma olduğunu'' belirten Demirtaş, şu ifadeleri kullandı:
‘AKP İSLAM DEVLETİ İSTEMEZ’''AKP'ye anahtar teslimi, sıfır kilometre gerçek İslam devleti verseniz kabul etmez. Böyle bir amacı yok. Sadece bu amacı varmış gibi konuyu bunun üzerinden tartıştırıyor ve gerçek amacını gerçekleştiriyor. Mesele dindar gençlik yetiştirme değil uysal gençlik yetiştirme meselesidir. Gerçek anlamda dindar gençlik sorgulayan gençliktir. Allah'tan başkasına kulluk etmez. Zalim kim olursa olsun ezilenin yanında olur.'' 
‘TEHLİKE İSLAM’IN DÜZENE HİZMET EDER HALE GETİRİLMESİ’MGK'da ''doğu ve güneydoğuda öğretmen açığının kapatılmasına karar verildiğini'' söyleyen Demirtaş, ''Nerede? MGK'da. Parlamentoda mı, Milli Eğitim Bakanlığında mı? Hayır, MGK'da. Onun için dört artı dört mü, dört çarpı dört mü olacak, orada karar verilir. Bu topraklara İslam’ın kendisi tehlike değildir, İslam’ın köhnemiş uluslararası düzene hizmet eder hale getirilmesi tehlikedir'' diye konuştu.
‘ÖRGÜT TAKSİM'DE’Hocalı katliamı protestosunun, ırkçı, nefret söylemlerin yer aldığı gösteriye dönüştürüldüğünü ifade eden Demirtaş, İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin’i eleştirdi:
''Organizasyonu bizzat bakanlık yapıyor. Çıkıp Taksim'de titreye titreye ırkçılık yapan kim? Aynı kişi. Irkçılığın manifestosunu yazıyor. Aynı Bakan, Hrant Dink'i katleden örgütü ortaya çıkarmakla sorumlu. Örgütün niye ortaya çıkmadığını anladınız mı? Taksim'e çıkın, örgüt orada. Örgütün kimler tarafından kollandığı ortada.”
‘AKP’NİN KUYRUĞUNA TAKILANLARIN DURUMU DAHA VAHİM’“Böyle bir Bakan'ın bu ülkenin iç barışından sorumlu olması vahimdir ama AKP'ye cuk oturmuştur. AKP budur ama böyle değilmiş gibi kuyruğuna takılanların durumu daha vahimdir. Daha ne desin bakan? Sıfatı İçişleri Bakanı, sıfata bakın. Taksim'de söylediklerinin onda birini ben söylesem ırkçılıktan, bölücülükten savcılar soruşturma açar. Aynı kişi bizi etnik milliyetçi olmakla suçluyor. Biz ırkçı milliyetçi oluyoruz bu beyefendi demokrat oluyor. 'İstifa et' falan demiyoruz, çok yakıştı, devam. Hocalı'daki katliamı yapanlar, Taksim'de ırkçılık yapanların Ermeni olanlarıydı sadece. Aralarında sadece etnik kimlik farkı var.''

Farrakhan: Obama'nın hayatı tehlikede

Farrakhan: Obama'nın hayatı tehlikede

‘İslam Ulusu’ adlı siyahi Müslümanların kurduğu örgütün başkanı Louis Farrakhan, ABD Başkanı Barack Obama'nın hayatının tehlikede olduğunu iddia etti.

ntvmsnbc

ABD'nin Şikago kentinde "İslam Ulusu" taraftarlarına seslenen Louis Farrakhan, ırkçı nefretin yükselişte olduğuna dikkati çekerek, söz konusu nefretin "Obama'yı öldürme" girişimiyle sonuçlanabileceğini söyledi.
Yahudilerin ABD'de politika ve medya üzerindeki etkisine dikkat çeken Farrakhan, bir Yahudi dergisinin ABD Başkanı Obama'nın öldürülmesi için İsrail'e yardım çağrısı yaptığını hatırlattı.
"İslam Ulusu" başkanı Farrakhan, 11 Eylül saldırısının Ortadoğu'da savaş çıkarmak için ABD hükümetleri tarafından planlandığını da iddia etti.
El Kaide lideri Usame bin Ladin'in yakalanmak yerine öldürülmesinin tercih edildiğini savunan Louis Farrakhan, ABD'nin Ladin'le yüzleşmeyi göze alamadığını savundu.
OBAMA'YA 'İRAN' UYARISI 
Farrakhan, ABD Başkanı Obama'yı Ortadoğu'daki "Arap Baharı"na verdiği destek nedeniyle ise sert biçimde eleştirdi. Farrakhan İran'a karşı olası bir askeri saldırıya da karşı olduğunu söyledi.
"İslam Ulusu" örgütü başkanı Louis Farrakhan, Libya devrik lideri Muammer Kaddafi'nin linç edilerek öldürülmesini de kınadığını belirtti.

Otobüs işletmecileri barikat kurup yol kapattı

Otobüs işletmecileri barikat kurup yol kapattı

Harem otogarındaki yazıhane sahipleri belediyenin yazıhanelerini kapatma girişiminde bulunduğunu belirterek eylem yaptı. Şehirlerarası yolcu otobüslerinin otogara girişini engelleyen esnaf yolu bariyerlerle kapattı.

ntvmsnbc ve Ajanslar

İSTANBUL - Üsküdar Belediyesine bağlı zabıtaların, ruhsatsız olduğu gerekçesiyle yazıhanelerini mühürlemek istediklerini söyleyen esnaf yol kapattı. Şehirlerarası yolcu otobüslerinin otogara giriş yaptığı kapıyı bariyerlerle kapatan esnaf pankart açtı.
Harem Otogarı İşletmecileri Acenteleri ve Esnafları Derneği Başkanı Kemal Kolaçoğlu, "Üsküdar Belediyesi haberimiz olmadan burayı ihale etmiştir bizler de bunu protesto ediyoruz. Hakkımızı arıyoruz. Yazıhaneleri kapatmak istiyor gerekçe olarak da belediye pazar ruhsatı almamızı istiyor" dedi.
‘OTOBÜSLERİ İÇERİYE ALMIYORUZ’Kolaçoğlu, zabıtaların yazıhaneleri kapatmak istediklerini ancak eylem yapınca bundan vazgeçtiklerini söyledi. Kolaçoğlu konuyla ilgili olarak yasal başvurularda bulunduklarını belirtip, "Harem esnafı dimdik karşılarında. 42 yıllık yerlerini kimseye sattırmaz. Bizler de yolu kapattık, otobüsleri içeriye almıyoruz " diye konuştu.
Kemal Kolaçoğlu asıl sorunun ise otogarın Üsküdar Belediyesi tarafından başka bir firmaya ihale edildiğini ve otogarın boşaltılması için ruhsat konusunun bahane edildiğini savundu. Esnafın yol kapatmasıyla otogara gelen yolcu otobüsleri Harem sahil yolu üzerinde park etmek zorunda kalırken olay yerine Üsküdar İlçe Emniyet Müdür Yardımcısı Mahir Yavaş geldi.
‘MÜDÜRÜMÜN HATRINA YOLU AÇIYORUZ’Esnafın eylemi devam ederken Otogara gelen Üsküdar İlçe Emniyet Müdür Yardımcısı Mahir Yavaş, esnafı yolu açmaları konusunda uyardı. Mahir Yavaş'ın sorunun gerekli birimlerle konuşarak çözülebileceğini söylemesi üzerine Başkan Kemal Kolaçoğlu, "Müdürümün hatırına yolu açıyoruz" dedi. Bunun üzerine eyleme katılan yazıhane sahipleri bariyerleri kenara çekip yolu tekrar açtı.

Sağlık Bakanlığı'ndan nakillere inceleme

Sağlık Bakanlığı'ndan nakillere inceleme

Sağlık Bakanlığı'nın, Doku Nakli Bilim Komisyonu Antalya ve Ankara'daki nakilleri değerlendirmek üzere yarın toplanıyor.

NTV

ANKARA - Sağlık Bakanlığı tarafından oluşturulan Bilim Komisyonu'nun yılda en az iki kez toplanarak yapılan bütün işlemleri değerlendirmesi kararlaştırıldı.
Komisyon, 2012 yılının ilk toplantısını bu kapsamda 29 Şubat 2012 çarşamba günü gerçekleştirecek.
Toplantıda, Antalya Akdeniz Üniversitesi ve Ankara Hacettepe Üniversitesi'nde yapılan kompozit doku nakilleri ile ilgili süreç değerlendirilecek.

'Kız çocukları için hassasiyetimiz devam edecek'

'Kız çocukları için hassasiyetimiz devam edecek'

TÜSİAD, Başbakan Erdoğan’ın AK Parti Grup Toplantısı’ndaki eleştirileri hakkında bir açıklama yaptı. Açıklamada 'Görüş bildirmek saldırı olarak değerlendirilmemeli' denildi.



ntvmsnbc

TÜSİAD Yönetim Kurulu, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın AK Parti Grup Toplantısı’nda TÜSİAD’a yönelik eleştirileri hakkında bir açıklama yaptı. Açıklamada şu görüşlere yer verildi:
“Eğitim gibi can alıcı bir konuda TBMM’ye sevk edilmiş bir kanun teklifine, bir sivil toplum örgütü olarak görüş bildirmek demokratik anlayışın gereğidir. Bu görüş bildirimi, katılımcı demokrasi bağlamında, bir “saldırı” olarak değerlendirilmemelidir."
"İş dünyası temsil örgütü olarak, eğitimin niteliğinin ve niceliğinin geliştirilmesine büyük önem veren bir kuruluşuz. Yetişkin nüfusunun ortalama eğitim düzeyi “ortaokul terk” olan bir ülkede, sadece kurumlar değil her bir ferdin en önemli meselesinin “eğitim” olması gerektiğine inanıyoruz."
'ERKEN YÖNLENDİRME TEMEL EĞİTİMİ YETERSİZ BIRAKIR'"Sayın Başbakanın açıklamalarından, görüşümüzün bir kez daha açıklanması ihtiyacı doğmuştur. Şöyle ki;
Günümüzde ve gelecekte beklenen hızlı teknolojik değişimler, toplumdaki herkesin bu değişime ayak uydurmak için öncelikle “temel eğitimlerinin ve becerilerinin” güçlü olmasını gerektiriyor.
TÜSİAD olarak, yaratıcılık, yenilikçilik, eleştirel düşünme, araştırma, analitik vb. becerilerin temel eğitim sırasında tüm çocuklarımıza güçlü şekilde kazandırılması gerektiğini düşünüyoruz. Bu nedenle kanun teklifiyle mesleki yöneltme ve yönlendirmenin çok erken yaşlara çekilmesinin temel eğitimin yetersiz kalmasına ve bilinçsiz meslek seçimlerine yol açacağına işaret ettik.
'8 YILLIK KESİNTİSİZ TEMEL EĞİTİMİN ÖNEMİ AÇIK'Temel eğitimi sağlam olmayan gençlerimizin, günümüzün ve geleceğin işgücü piyasasında giderek çeşitlenen ve detaylanan mesleklere uyum sağlaması da mümkün olmayacaktır. Nitekim eğitim konusunda ihtisas sahibi birçok sivil toplum kuruluşunun raporları, birçok gelişmiş ülkede çocukların 16 yaşına gelene kadar temel eğitimin dışında bir öğretim programı ile karşılaşmadığını ve mesleki programlara yönlendirilmediğini, bu anlamda kesintisiz eğitim hizmeti sunulduğunu göstermektedir. Öğrencilerin farklı yetenekleri aynı program içinde, seçmeli dersler ve ders dışı etkinliklerle geliştirilmektedir. Bu bağlamda 8 yıllık kesintisiz temel eğitimin önemi açıktır.
'SADECE DİN EĞİTİMİ BAĞLAMINDA TARTIŞILMAMALI'Kanun teklifi ile ilgili açıklamamızda din eğitimi konusuna değinmemiş, mesleki eğitime bütünsel bakışla konuyu değerlendirmiştik. Sayın Başbakan gündeme getirdiği için belirtmek isteriz ki, eğitim sisteminde hangi modelin uygulanacağı sadece din eğitimi bağlamında tartışıldığı takdirde sağlıklı bir sonuca ulaşamayız.
'OKUL ÖNCESİ EĞİTİM ZORUNLU OLMALI'TÜSİAD olarak diğer konularda yaptığımız eleştirilerin de kanun teklifinin olgunlaşmasına yardımcı olduğuna ve olacağına inanıyoruz. Bu kapsamda, okul öncesi eğitimin zorunlu eğitim kapsamına alınmasını, zorunlu eğitimin süresinin hangi tarih itibariyle uzatılacağının belirsiz bırakılmayıp, bir takvim çerçevesinde belirlenmesini talep ediyoruz.
'KIZLARIN EĞİTİMİ KONUSUNDAKİ HASSASİYETİMİZ DEVAM EDECEK'İlköğretimde okullaşma oranları artmasına rağmen, kızların eğitimi ülkemiz için hala önemini koruyan bir meseledir. TÜSİAD olarak bu konuda gösterilen çabaları desteklediğimiz gibi, eğitim alanındaki her tartışmada, kızların eğitime erişimi, devamı ve tamamlaması konusundaki hassasiyetimizi güçlü şekilde ifade etmeye de devam edeceğiz. Nitekim kanun teklifinde muğlâk bir düzenleme olan açık öğretimin, ikinci kademeden üçüncü kademeye kaydırılacağı yönündeki açıklamalar, aslında TÜSİAD’ın ve diğer eğitim STK’larının eleştirilerinin, konunun daha detaylı düşünülmesine katkı sağladığını teyit etmiştir.
İnsan kaynaklarının niteliğinin ekonomik, sosyal ve demokratik gelişmemiz için önemi ortadayken, bir iş dünyası temsil örgütü ve sivil toplum örgütü olarak bu konularda çalışmaya ve görüşlerimizi kamuoyuyla paylaşmaya devam edeceğiz.”
BAŞBAKAN NE DEMİŞTİ?“Kör ideolojilerinizden kurtulun bir an önce kendinize gelin” diye TÜSİAD'a seslenen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, şunları söylemişti:
"4 4 4 sistemine karşı CHP ve TÜSİAD başta olmak üzere malum çevrelerin verdiği tepkiler tamamen bayat, çağdışı ve Türkiye gerçeklerinden uzak tepkilerdir. 8 yıllık kesintisiz eğitimin mimarlarından, akıl hocalarından biri olan TÜSİAD’ın bugün bir kez daha statükoculuğu savunması, ibretlik bir durumdur. Kusura bakma TÜSİAD senin arzun olmayacak. Milletin arzusu olacak" dedi.

En Çok Okunan Haberler

Google Arama